Şiddetin keskin yüzü bıçak

Erzurum Emniyet Müdürlüğü Eğitim Şube Müdürü Dr. Murat Delice'nin, bıçakla işlenen suçlar hakkında yaptığı araştırmada ilginç bulgular ortaya çıktı.

Şiddetin keskin yüzü bıçak

Erzurum Emniyet Müdürlüğü Eğitim Şube Müdürü Dr. Murat Delice'nin, bıçakla işlenen suçlar hakkında yaptığı araştırmada ilginç bulgular ortaya çıktı. siddet"Şiddetin keskin yüzü bıçakla işlenen suçlar" konulu araştırması hakkında bilgi veren Delice, Emniyet Müdürlüğü'nün destekleriyle yaptığı araştırmalarında, bıçakla işlenen suçların tamamının temelinde tartışmadan kaynaklanan kavgaların olduğuna rastlandığını söyledi.

İşlenen suçların analizini yapmanın görevlerinin bir parçası olduğunu belirten Delice, "Yaptığımız araştırmalardaki rakamlara bakınca işlenen suçların zaman dilimi, günü, saati ve hatta mevsimlere göre dağılım oranlarının değiştiği ortaya çıktı. Basit tartışmalarla başlayan ve sonucunda bıçak kullanılan vakaların sayısının fazla olması dikkat çeken önemli bir unsur olarak karşımıza çıktı" dedi. Delice, Erzurum'da bıçakla işlenen 3 bin olayın araştırılması sonucunda ulaştıkları bilgilerde kendisinin dahi şaşırdığını ifade etti. Bıçağın kullanılmasının ateşli silahlara göre daha kolay olduğunu anımsatan Delice, şöyle konuştu: "Yaptığımız araştırmada ortaya çıkan bulgulara bakılınca Erzurum'da işlenen bıçak suçlarının Türkiye ortalamasıyla aynı olduğunu belirledik ve öncelikle bunun altını çizerek belirtmekte yarar var. Ayrıca araştırmada bıçağın sadece ülkemizde değil tüm dünyada taşıması kolay ve yaygın olan önemli bir suç aleti olduğu rakamlarla bir kez daha belirlenmiş oldu. Araştırmalarda bıçağa ulaşmanın kolay olması ve her yerde bulunması işlenen suçların biçiminin de değiştirdiğini ortaya çıkardı. Araştırma verileri bıçağı taşıyanların yüzde 50'sinin yaş ortalamasının 18 ile 25 yaş aralığındaki kişiler olduğu ortaya çıktı. İnsanları suça iten sebeplerin arasında ise çocukluktan ergenlik dönemine geçiş sürecinde kendini ispat etme kaygısı, bir kimlik kazanma gayreti olması sonucu bunun bir parçası olarak 'bıçak taşıyorum daha güçlüyüm' veya 'senden daha üstünüm' mesajı vermek için bıçak taşıma oranı artıyor."

"BASİT MESELELER VE KÜÇÜK TARTIŞMALAR BIÇAKLA İŞLENEN SUÇA DÖNÜYOR"

Delice, araştırmayı Emniyet Müdürlüğü'nde görevli meslektaşlarıyla ortaklaşa yaptıklarını, bu çalışmada bıçakla suç işleyen kişilerin okuma oranları ile eğitim durumlarının işlenen suçun sayısını veya niteliğini değiştirmediğini tespit ettiklerini ifade etti. Bu tür suçlarda kişilerin direkt bıçağı kullanmak istemediklerinin belirlendiğini vurgulayan Delice, şunları kaydetti: "Ağız münakaşası olayların yüzde 80'nin de var. Bıçak kullanılan suçların diliminde ise küfürleşme ve fiziksel temastan kaynaklanan nedenler var. Yani olaylar yaşandıktan sonra bıçak kullanılmış. Direkt bıçak kullanılan olay sayısı suç oranları arasında en azı. Doğrudan bıçak çekip zarar verme şeklinde olan olaylar çok nadir. Halk arasında denildiği gibi incir çekirdeğini doldurmayan bir olay bıçakla işlenen suça kadar gidebiliyor. Basit meseleler dediğimiz yani yer tartışması, sandalye tartışması, arkadaşının dondurma külahını kırmak, akraba arasında ziyaret azlığı, su isteme, selam vermeme veya almama, sınıfta gürültü yapma, apartmanın kendinden habersiz boyatılması, aracın uzun farlarının açılması, yayanın karşıdan karşıya yavaş geçerken yürümesi, Fenerbahçe-Galatasaray tartışması gibi nedenlerle başlayan ağız münakaşası ve sözlü tartışmaların sonrasında bıçağın kullanıldığını tespit ettik. Üstelik olayların yüzde 76'sın da kişilerin bıçağı planlayarak kullandıkları ortaya çıktı. Bıçakla işlenen suçlarda kişilerin yüzde 25'inin bıçak hamlesinden ortaya çıkacak sonucun farkında olmadığı öğrenildi."

"GÜNLERE VE SAATLERE GÖRE BIÇAKLA İŞLENEN SUÇUN SAYISI DA DEĞİŞİYOR" Delice, bıçağın hiçbir zaman sorunların çözümünde bir aracı olmadığını hatırlatarak, diyalogla sorunların çözümü yerine bıçağın tercih edilmesinin de şaşırtıcı olduğunu söyledi. Cumartesi ve pazar günleri bıçakla işlenen suç oranlarında değişkenlik gördüklerini anlatan Delice, şöyle konuştu:

"Sabah saat 08.00 ile akşam 24.00 arası bıçakla işlenen suçların sayısı artıyor. Gece sabaha kadar işlenen suçların sayısı daha az. Hafta içerisinde işlenen suç oranlarıyla cumartesi ve pazar günleri işlenen suç oranları arasın da değişkenlik olduğu gözlendi. Üstelik kış mevsiminde işlenen suç oranları ilkbahar ve yaz aylarında işlenen suçlardan daha az. Yani halkın daha yoğun olduğu insanların birbirleriyle daha çok etkileşim içerisinde bulundukları zamanlarda bıçakla işlenen suç sayısı değişiyor. Olaylarda bıçağı eline alan fakat karşı tarafa zarar vermek istemeyenlerin sayısının ise yüzde 20.7 olduğu ve bıçak kullanan kişilerin yüzde 79.3'nün ise karşı tarafı yaralama kastının olduğu belirlendi."

"TANIKLAR 155'İ ARIYOR AMA RESMİYETTE ŞAHİT OLMAK İSTEMİYOR"

Delice, bıçak kullanan kişilerden yüzde 50'sinin olayın ardından firar ederek kaçmaya çalıştığını, yüzde 50'sinin de olayı kendisinin yapmadığını belirterek, inkar ettiğinin ortaya çıktığını söyledi. Araştırmada bıçakla suç işleyen kişilerden yüzde 50'sinin de pişman olmadıkları bulgusuna vardıklarını belirten Delice, "Bıçak hiç bir zaman çözüm değildir. 155 Polis İmdat Hattı her zaman halkımızın hizmetinde ve insanlar çekinmeden gördükleri olaylar karşısında bizi arasın. Bıçakla işlenen suçların bize ihbarına bakılınca yüzde 70'i tanıklı ve 155 aracılığıyla bize gelmiş. Fakat insanların olay sonrası yani resmiyette bıçakla işlenen suçu gördüğü halde şahitlik etmek isteyenlerin oranı yüzde 2 ve oran yüzde 70'den 2'ye düşmesi araştırmada ortaya çıkan ayrı bir bulgu. Hepsinden ilginç olanı da bıçak kullanan kişilerin birbirlerine yakın derece akraba, arkadaş, yakın çevreden tanıdık olması dikkat çekti" diye konuştu. A.A
Paylaş:



İlginizi Çekebilcek Diğer Yazılar
  • Uzmanlar, yardımsever olmanın, kişinin maddi - manevi verdiği desteğin daha iyi hissetmesini sağladığını vurguluyor.
  • Yapılan bir araştırmaya göre çalışanların en üretken olduğu zamanın pazartesi günü saat 10:01 olduğu ortaya çıktı.
  • Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Anksiyeteyi anlattı. ‘Kibir, öz beğenidir. Bencil insanlar bu yüzden mutlu olamıyor. Çünkü insanın psikolojik doğası yalnız y
  • Tatilin ardından yeniden mesaiye başlayanlar, adaptasyon güçlüğü çekebiliyor. Tatil dönüşü kendinizi keyifsiz, yorgun, bitkin hissediyor, uykusuzluk v
  • Tatil depresyonu, “Tatilin depresyonu mu olur?” dedir­ten cinsten inanılması güç bir depresyon şekli. Heyecanla çıkılan tatil sonrası eski, alışıldık
  • Bayramların kişilerin psikolojik iyi oluşlarına önemli katkılar sunduğunu kaydeden Uzman Klinik Psikolog Cemre Ece Gökpınar Çağlı, özellikle pandemi ş
  • Randevu Al