OKB'NİN 5N 1K'SI

 OKB'NİN 5N 1K'SI

PSİKOHAYAT

OKB'nin 5N 1K'sını Uzman Psikolog Çiğdem Demirsoy Psikohayat Dergisi'nde anlattı.

 


Memory Center Nöropsikiyatri Merkezi'nden Uzman Psikolog Çiğdem Demirsoy psikoterapilerle kişinin sağlığına kavuşabildiğini belirtiyor. Dergide Demirsoy;

"Kişinin iradesi dışında zihnine takılan rahatsız edici obsesyonlar ve bu obsesyonlardan kaçınmak için üretilen kompulsiyonlar bilişsel davranışçı terapiyle rahatlıkla çözülüyor. Bir eğitim süreci gibi işleyen psikoterapiler sonucunda kişiler sağlığına kavuşuyor.

OKB obsesyon ve kompulsiyon adı verilen belirtilerin oluşturduğu bir ruhsal bozukluktur.

Obsesyonlar; kişinin iradesi ve kontrolü dışında zihnine takılan ve bir türlü zihninden uzaklaştıramadığı, rahatsızlık veren tehdit edici, ısrarcı ve tekrarlayan düşüncelerdir.

Obsesyonlar bazen mantıklı bazen de gerçekten uzak, sanrısal nitelikte olabilir ama çoğunlukla kişinin kendisine de saçma, anlamsız gelir ve bu düşünceleri zihninden uzaklaştırmaya çalışır. Bu düşünceler kişideki temel inanç ve değerlerle çatıştığı için kaygı ve korkuya yol açarlar.
Aslında normal insanların yüzde sekseni de zaman zaman tıpkı OKB hastalarınınki gibi zorlayıcı düşüncelere kapılırlar. Ancak OKB hastalarında düşüncelerden rahatsızlık çok daha yoğun yaşanmaktadır. Düşüncelerin içeriğinin tehdit edici olmasının yanı sıra kişiyi en çok rahatsız eden şey de bu irade dışı düşünceler hakkındaki inancıdır. "Bunlar aklıma geldiğine göre demek ki ben kötü biriyim, acaba inancımda zayıflık mı var, aklıma geldiğine göre davranışa da dökebilirim, kontrolümü kaybedeceğim, herhalde aklımı kaçırıyorum" vb...

Obsesyonun ürünü: Kompulsiyon

Kompulsiyonlar; çoğunlukla obsesyonlara tepki olarak ortaya çıkan kaçınma davranışlarıdır. Kompulsiyonların amacı obsesyonların yarattığı kaygıyı azaltmak ya da nötürleştirmektir. Bazen açık gözlenebilir davranışlar şeklindedir, bazen de dışarıdan gözlenemeyen "zihinsel davranışlar" şeklinde olabilir.

Örneğin; bulaşma düşüncesi ile ellerini tekrar tekrar yıkamak, bir şeyleri düzenlemek, tekrarlayan kontrol davranışları, bir yerlere dokunma, dua etme, abdest alma, sayı sayma, bazı sözleri içinden tekrarlama. Bu davranışları yapınca kişi rahatlar ama bu rahatlık çok kısa sürelidir, hemen ardından obsesyonlar kişinin zihninde yeniden belirir ve aynı davranışları giderek artan sayıda yapmak gerekir. Bir süre sonra da etkisini tamamen kaybeder ve kişi obsesyonların sıkıntısından kurtulmak için başka kompulsiyonlar geliştirmek zorunda kalır.
Bu şekilde hastalık kişinin yaşamını istila eder. Kompulsiyonlar çok fazla zaman aldığı için kişiye büyük sıkıntı verir ama yapmamak daha da büyük bir sıkıntıya yol açar.

Bilişsel-davranışçı terapiyle OKB'nin tedavisi
OKB'nin bilişsel-davranışçı yöntemle terapisinde obsesyonların kendisi değil de hastanın bu düşünceler karşısındaki inanç ve tutumları ele alınır. Obsesyonların içeriği ile uğraşılmaz çünkü zaten kişi çoğunlukla bu düşüncelerin saçma ve mantıksız olduğunu bilir ve bunlarla ilgili konuşmak da kişinin sıkıntısını daha çok arttırmaktadır.
Obsesif kompulsif bozukluğun bilişsel tedavisinde kişinin hastalık ile ilgili düşünceleri ele alınır, kişi hastalığı ve tedavisi konusunda bilgilendirilir.

OKB'nin davranışçı yolla tedavisinde ise kaçınma davranışları yani kompulsiyonlar ele alınır. Obsesif-Kompulsif hastalar farklı kaçınma davranışları gösterirler. Bunları şöyle sıralayabiliriz:
1-    Fobik    kaçınma
2-    Kompulsif    kaçınma
3-    Kompulsiyondan    kaçınma.
Kirlenme ya da mikrop bulaşması korkusuyla belli yerlere gitmemek, dokunmamak fobik kaçınma davranışıdır.

Obsesyonların yarattığı kaygıyı azaltmak ya da nötrleştirmek amacıyla belirli hareketleri sık sık tekrarlamak ise kompulsif kaçınmadır. Örneğin bulaşma obsesyonu nedeniyle ellerini tekrar tekrar yıkama gibi.

Kompulsiyona yol açacak belirli davranışlardan kaçmak ise kompulsiyondan kaçınmadır. Televizyonu açtıktan sonra elleri defalarca yıkamak gerekeceği için televizyonu açmamak. Obsesyonu nedeniyle saatlerce yıkanan bir kişinin yıkamayı durduramayacağı için banyo yapmaktan tümüyle kaçınması gibi.
Bu davranışların hepsi kaçınma davranışı olmakla birlikte aralarında önemli farklar vardır ve terapide ele alınış şekilleri de farklıdır.

Hastanın kaçınma şekline göre farklı tedavi
Kaçınma davranışlarının hasta için amacının kaygıdan kurtulmak olduğunu söylemiştik. Fobik kaçınma ve kompulsiyondan kaçınmada kaygıdan kurtulmak amacıyla belirli bir davranış tamamen bırakılır. Kompulsif kaçınmada ise bir davranışın sıklığı aşırı şekilde artar. Dolayısıyla terapideki hedefler de farklıdır. Fobik kaçınma için üstüne gitme teknikleri kullanılırken, kompulsif kaçınma için durdurma tekniklerini kullanılmak gerekir.

Bu uygulamalar uygun yöntemlerle ve belirli aşamalarla gerçekleşmelidir, aksi takdirde kişinin sıkıntısı daha da artıp obsesyonlar alevlenebilir. Bazen hasta yakınlarının üstüne gitme ve bırakma metotlarını duyup hastaları buna zorladığını görüyoruz. Eğer kişi yaşadığı kaygı ile baş etme gücüne sahip değilse ve kişinin kaldıramayacağı bir noktada ısrar ediliyorsa bu yaklaşımlar faydadan çok zarar verir, üstelik zorlayan kişi ile ilişkiyi de zedeler. Bu nedenle ailenin de hastalıkla ilgili bilgilendirilmesi ve tedavi sürecinde uygun bir işbirliğinin kurulması oldukça önemlidir.

Terapiden önce hasta rahatlatılır, güç kazandırılır
Terapi sürecinde de kişiden obsesyonları nedeniyle yapamadığı bazı şeyleri yapması ya da tekrar tekrar yaptığı bazı şeyleri bırakması istenecektir. Başta bu kişilere çok korkutucu gelir, çünkü tedaviye gelmeden önce kendileri zaten bunu yapabilmek için çok uğraşmış, başarısız olmuş ve sıkıntılarının da giderek arttığını görmüşlerdir. Bu nedenle çoğunlukla umutsuz şekilde, hatta çoğunlukla istekleri dışında yakınlarının zorlamaları ile bize gelirler.
Sözü geçen teknikleri uygulamaya geçmeden önce kişiye gevşeme ve rahatlama yöntemleri öğretilerek yaşanan kaygı ile başa çıkma gücü kazandırılır. Terapist ile hastalığı yaşayan kişi birlikte kompulsiyonların ve kaçınma davranışlarının bir listesini yapar. Bu listeyi yaparken hastanın yakınlarından alınan bilgiler de oldukça önemlidir, çünkü bir süre sonra kompulsif davranışlar alışkanlık niteliği kazandığından kişiye çok normalmiş gibi gelebilir ve sorun olarak görmez. Bunları tespit ettikten sonra uygun sırada ve adım adım ele alınarak ilerlenir.

Psikoterapi bir nevi eğitim sürecidir

OKB semptomlarını ele alırken bir yandan da terapide kişinin yaşamındaki kaygıya zemin oluşturan sorun alanlarının, iç ve dış stresin de tespit edilip üzerine gidilmesi gerekir, çünkü takıntılar stresle bağlantılı olarak artma eğilimi göstermektedir.
Hem bilişsel hem de davranışçı teknikler kişinin hastalığını anlamasına ve hastalıkla baş edebilme becerileri kazanmasına yönelik uygulamalardır ve psikoterapi bir anlamda eğitim sürecidir. Tedavi sona erdiğinde tüm belirtiler ortadan kalkmış olmasa bile kişinin bunlarla kendi başına baş edebilmeyi öğrenmiş olması hedeflenir.

OKB Hastalarında en sık hangi takıntılar görülür?

Ensık görülen obsesyon-kompulsiyon türleri; bulaşma ve temizlik, düzen, sayma, şüphe, saldırganlık, zarar verme, dinsel, mistik, cinsel ve sağlık konularında olabilmektedir. OKB hastalarının zihninde bazı şeylerin abartılı olarak algılandığı görülmektedir:
1 - Olumsuz olayların meydana gelme ihtimali. (örn: "çöp kutusunun yanından geçtim, kesin bulaşmıştır")
2-    Sonuçta ortaya çıkabilecek zarar. (örn: "kapı kollarına dokununca AIDS bulaşabilir")
teknikleri kullanılırken, kompulsif kaçınma için durdurma tekniklerini kullanılmak gerekir.
3-    Yüklenilecek sorumluluk derecesi. (örn: "şu duayı okumazsam sevdiklerim ölecek")
4-    Sorumlu tutulmanın neticeleri. (örn: "namazım tam olmadı, bu büyük günah, cehenneme gideceğim")

Örneklerden anlaşılacağı gibi OKB yaşayan kişilerin düşünce sisteminde aşırı derecede sorumluluk ve tehlike şemaları vardır. Psikoterapide hastalığın belirtileri üzerine davranışçı tekniklerle gidilirken bir yandan da bilişsel tekniklerle kişiliğin temelinde obsesyonlara ve kaygıya zemin oluşturan düşünce şemalarının ele alınması gerekmektedir.