Her 10 kişiden altısı Mutluyum diyor

TÜİK 2011 yılı araştırmasına göre, ülkedeki 18 ve daha yukarı yaştaki bireylerin yüzde 62,1'i kendisini “mutlu” hissediyor.

Her 10 kişiden altısı Mutluyum diyor

TÜİK 2011 yılı araştırmasına göre, ülkedeki 18 ve daha yukarı yaştaki bireylerin yüzde 62,1'i kendisini “mutlu” hissediyor.

Söz konusu rakam 2010 yılında yüzde 61,2 düzeyindeydi.Töre cinayetlerine her gün yenilerinin eklendiği, alınan yasal önlemlerin kadına uygulanan şiddete çözüm olmadığı Türkiye’de, 2011 yılında Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK)verilerine göre kadınlarda mutluluk oranı yüzde 64.6’ya yükselirken, erkeklerde bu oran yüzde 59.5’e geriledi. TÜİK, Yaşam Memnuniyeti Araştırması 2011 verilerini açıkladı. TÜİK, 2003 yılından beri her yıl düzenli olarak gerçekleştirdiği Yaşam Memnuniyeti Araştırması ile Türkiye’deki bireylerin mutluluk algılaması, umut, değerler, kişisel gelişim ve kişisel sağlık, gelir ve çalışma hayatı gibi alanlardaki memnuniyetlerini ölçüyor. Ayrıca, bireylerin kamu hizmetlerinden memnuniyetleri de ölçen ve bunların zaman içindeki değişimi takip eden TÜİK, araştırmada 18 ve daha yukarı yaştaki fertleri kapsadı. Aynı hanedeki fertlerin ankete cevap verirken birbirlerinden etkilenmemesi için, birbirlerinin cevaplarını duymayacakları uzaklıkta görüşme yaptı. Buna göre 2010 yılında bireylerin yüzde 61.2’si kendini mutlu, yüzde 10.7’si ise mutsuz olarak ifade ederken, 2011 yılında bu oran sırasıyla yüzde 62.1 ve yüzde 9.9 oldu. 2011 yılında kadınlarda mutluluk oranı bir önceki yıla göre 1.9 puan artışla yüzde 64.6’ya yükselirken, erkeklerde bu oran yüzde 59.6’dan yüzde 59.5’e düzeyine geriledi.

YAŞ GRUPLARINA GÖRE MUTLULUK DÜZEYİ DEĞİŞMEDİ

Mutluluk düzeyi, yaş gruplarına göre değişiklik göstermedi. 18-24 yaş grubundaki bireylerde mutluluk oranı yüzde 69.5 iken, 65 ve daha yukarı yaştaki bireylerde bu oran yüzde 57.8’e düştü. Eğitim düzeyi arttıkça mutluluk düzeyi de arttı. 2011 yılında ilkokul mezunu olanlarda mutluluk oranı yüzde 61.1 iken, yüksekokul ya da üniversite mezunlarında bu oran  yüzde 66.7’ye yükseldi. TÜİK Araştırması, "bekarlık sultanlıktır" tezini de çürüttü. 2011 yılı Yaşam Memnuniyeti Araştırması’na göre Türkiye’de evli bireyler evli olmayanlara göre daha mutlu çıktı. 2011 yılında evli bireylerde mutluluk oranı bir önceki yıla göre 1.8 puan artışla yüzde 65.5’e yükselirken, evli olmayanlarda bu oran yüzde 53.5’ten yüzde 52.9’a geriledi. Evli erkekler içinde mutluluk oranı bir önceki yıla göre sadece 0.1 puan artışla yüzde 62.3’e yükselirken, evli kadınlarda mutluluk düzeyi 3.4 puan artışla yüzde 68.4 oldu.

BİREYLERİ EN ÇOK AİLELERİ VE SAĞLIKLI OLMAK MUTLU EDİYOR

2011 yılında kendilerini en çok ailenin mutlu ettiğini ifade edenlerin oranı bir yıl önceye göre 2.9 puan artışla yüzde 73.8’e yükseldi. 2011 yılında çocukları mutluluk kaynağı olarak görenlerin oranı 1 puan azalışla yüzde 12’ye gerilerken, eşini mutluluk kaynağı olarak görenlerin oranı 1.3 puan azalışla yüzde 6.2’ye geriledi.

EN BÜYÜK MUTLULUK SAĞLIK DİYENLERİN ORANI ARTTI

Mutluluğun kaynağı değerlere verilen yanıtlar da oldukça dikkat çekiciydi. 2011 yılında kendilerini en çok sağlıklı olmanın mutlu ettiğini ifade edenlerin oranı bir önceki yıla göre 1.6 puan artışla yüzde 72.8 oldu. Sevgiyi mutluluk kaynağı değerler arasında görenlerin oranı 0.2 puan artışla yüzde 13.1’e, başarıyı görenlerin oranı yüzde 0.1 artışla yüzde 6.9’a yükseldi.

BİREYLERİN YÜZDE 75.2’Sİ KENDİ GELECEKLERİNDEN UMUTLU

2011 yılında kendi geleceklerinden umutlu olan bireylerin oranı yüzde 75.2 oldu. Kadınların yüzde 74.9’u, erkeklerin ise yüzde 75.5’i kendi geleceklerinden umutlu olduklarını belirtti.

BİREYLER DAHA UCUZ ÜRÜN TÜKETMEYE BAŞLADI

Ekonomik gelişmeler karşısında bireylerin yüzde 54.2’si 2010 yılında daha ucuz ürün tükettiğini belirtirken, 2011 yılında bu oran yüzde 55.7’ye yükseldi. Buna karşılık 2011 yılında bireylerin yüzde 32.3’ü borçlandı, yüzde 26’sı tasarruflarında azalma olduğunu ifade etti.

ARAŞTIRMA HAKKINDA GENEL AÇIKLAMA

TÜİK bülteninde Araştırma hakkında genel açıklamalara da yer verdi. Buna göre yaşam memnuniyeti araştırmasının amacı, "Türkiye’deki bireylerin öznel mutluluk algılamasını, sağlık, sosyal güvenlik, örgün eğitim, çalışma hayatı, gelir, kişisel güvenlik ve adalet hizmetleri, kişisel gelişim gibi temel yaşam alanlarındaki memnuniyetlerini ölçmek ve bunların zaman içerisinde değişimini takip etmek" olarak belirtildi. Yaşam Memnuniyeti Araştırmasının ilki, 2003 yılında Hanehalkı Bütçe Anketi’ne ek bir modül olarak gerçekleştirildi. 2004 yılı içinde, gündemde olan Türkiye’nin Avrupa Birliği (AB) üyeliği konusunda görüşlerin derlenmesi amacıyla bu konuları kapsayan sorular, soru kağıdına eklendi. 2003-2008 yılları arasında yapılan yaşam memnuniyeti araştırmasında, örneğe çıkan hanehalklarına ulaşılamaması durumunda ikame prensibi uygulanırken, 2009 yılından itibaren araştırmanın örnek hacmi artırılarak bu uygulama kaldırıldı. Araştırma, örnek hane halklarındaki 18 ve daha yukarı yaştaki bireylerle bilgisayar destekli yüz yüze görüşme yöntemi ile uygulandı. Araştırmanın tahmin boyutu Türkiye, kent ve kır olup, alan uygulaması her yılın Kasım ayında gerçekleştirildi. 2011 yılı yaşam memnuniyeti araştırması toplam 3 bin 551 hanehalkında bulunan 18 ve daha yukarı yaştaki 7 bin 368 birey ile görüşüldü. ANKA  
Paylaş:



İlginizi Çekebilcek Diğer Yazılar
  • Sıcak suyla mı soğuk suyla mı yıkamalı? Havlu mu yoksa kurutma makinesi mi, anti-bakteriyel sabun mu yoksa normal sabun mu kullanmalı? En etkili el yı
  • Kırda yaşamak gerçekten daha mı sağlıklı? Kırlarda yaşamak ömrü uzatır mı? Bilim açıkladı.
  • Huzursuzluk ve kavgadan hoşlanmayan, sevdiklerine düşkün, sabırlı ve çalışkan olurlar. Kimsenin bir şeyinde gözü olmayan, kendi çalışıp kazanmaktan ya
  • İnsanları daha ucuza satın alabilecekleri bir ürün veya deneyim için büyük paralar harcamaya iten nedir? Çok para harcamanın psikolojik nedenlerini bi
  • Kişi neden soğuk görünür? Bunu isteyerek mi yapar? Bu nitelemede bulunmaya bizi ne sürükler? Soğuk görünüm altında yatan nedenler neler?
  • Covid-19 salgını ile birlikte dijital sağlık okuryazarlığının gündeme geldiğini vurgulayan uzmanlar, gerek bilgi algılanmasında gerekse dijital ortaml
  • Randevu Al