Ünlüler neden uyuşturucuya yöneliyor

Son dönemde düzenlenen narkotik operasyonları, ünlü simaların neden uyuşturucuyla sık sık anıldığı sorusunu gündeme getirdi. Ünlüler neden uyuşturucuya yöneliyor?

Ünlüler neden uyuşturucuya yöneliyor

Son dönemde düzenlenen narkotik operasyonları, ünlü simaların neden uyuşturucuyla sık sık anıldığı sorusunu gündeme getirdi. Ünlüler neden uyuşturucuya yöneliyor?

uyusturucuÜsküdar Üniversitesi Öğretim Üyesi Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Nesrin Dilbaz'a göre erken yaşta ve aniden şöhret olan gençlerde kendilerini kabul ettirmek, performans artırmak, stresi azaltmak gibi birçok yanlış sebepten dolayı uyuşturucu madde kullanımı yaşanabiliyor. Bütün ünlüler, sanatçılar için kesinlikle böyle bir ifadenin kullanılamayacağını söyleyen Dilbaz, "Bütün sanatçıları aynı kefeye koyamayız. Çok üretken olup çok iyi şarkılar, romanlar yazıp elini bile dokunmayanlar var. Yıllardır şöhretin zirvesinde olup uyuşturucuyla hiç ilgisi olmayan ancak yaşadığı strese, sıkıntılara rağmen başa çıkmayı bilen yeteneğiyle, performansıyla güzel şeyler yapan nice şairlerimiz, yazarlarımız, oyuncularımız, şarkıcılarımız var. Bu durum kişinin kişiliğiyle, yaşamdaki duruşuyla, sıkıntılarla başa çıkabilme becerisiyle ilgili" diye konuştu.

UYUŞTURUCU KULLANAN ÇÖKÜYOR

Uyuşturucu madde kullanımının bağımlılıktan sonra kesinlikle performans düşüklüğü, zihin bulanıklığı gibi fiziksel ve psikolojik olumsuz etkilerinin olduğunu söyleyen Dilbaz, "Bunu anladıklarında ise geri dönmesi mümkün ama daha zor olan bir yola girmiş oluyorlar" diye konuştu.

UYUŞTURUCU BAĞIMLILIĞINDAN KURTULMAK MÜMKÜN

MEDYADA ÇIKTIKÇA ‘NORMALLEŞİYOR

Prof. Dr. NESRİN DİLBAZ Dilbaz, gençleri şöyle uyardı: "Bir dizi ya da bir şarkıyla şöhret olan genç kızlar, erkekler var. Şöhretli, medyanın tanıdığı, insanların yolda çevirdiği, hayranların fotoğraf çektirdiği bir kişi olmak kolay değil. Stresli bir hayatları var, her zaman bir öncekinden daha iyi performans göstermeleri gerekiyor. Hızlı yaşıyorlar. Dizi çekenleri düşünün. Haftanın kaç günü sonraki bir bölümü çekebilmek için uğraşıyorlar. Sonra da uyuşturucuyla tanıştıklarında tüm bunların altından kalkabileceklerini düşünüyorlar. Daha iyi resim yapmak, daha iyi müzik aleti çalabilmek, daha iyi rol yapabilmek için kullanıyoruz diyen var. Sanatçıların sanatını daha iyi ifade edebilmek ya da daha iyi üretmek için yapıyoruz diyorlar. Oysa yeni bir kitap yazmak, yeni bir şiir yazmak ya da beste yapmak için böyle bir maddeye ihtiyaç yok. Medyada çıktıkça gittikçe normalleşiyor. Freddy Mercury, Kurt Cobain kullanıyordu diyen var. Rol model aldığı insanların bunu yapıyor olması, tu kaka denilmemesine yol açıyor. Uyuşturucunun bunu halledemeyeceği, aksine daha da performansı, yeteneği, her şeylerini alıp götüreceği bir süre sonra ortaya çıkıyor. Baştan farkına varmıyorlar ama esrarından kokainine kadar bütün uyuşturucu maddeler beyin biyokimyasını, yapısını bozuyor. Doğru düşünemiyorlar, hissedemiyorlar, düşünce karmaşıklığı yaşıyorlar."

EN YAKIN ARKADAŞI TANIŞTIRIYOR

Prof. Dr. Dilbaz, gençlerin uyuşturucuyla en yakın 'arkadaş' zannettikleri kişiler aracılığıyla tanıştığını söyledi. Uyuşturucunun küçük gruplar arasında bulaşıcıymış gibi yayıldığına dikkat çeken Dilbaz, gözlemlerini şöyle açıkladı:

GRUBA AİT OLMAKLA İLGİLİ

"Madde kullanımı aslında bir gruba ait olmakla ilişkili. Bazıları çok samimi, bazıları sadece şöhretten dolayı birbirlerini tanıyor. Tiyatro, dizi oyuncuları ya da şarkıcıların grupları var. Birlikte oturuyorlar, birlikte takılıyorlar, birlikte gece hayatını yaşıyorlar. Domino teorisi gibi düşünün. Birisine geçince ondan ona geçiyor gibi... En yakın arkadaşı veriyor uyuşturucuyu. İlk olarak da esrarla başlıyorlar. Ne olacak ki hafif kafa yapıyor, rahatlıyorum diye düşünüyor. İşte bu deneme aşaması. Toplam dört evrede bağımlı oluyorlar. İkinci evrede sosyal içicilik başlıyor. Sosyal kullanım o grupta kabul görmeyi sağlıyorsa daha çabuk başlıyorlar. Dışlanırım kaygısıyla bir araya geldiklerinde ikramı geri çevirmiyor. Ardından da bizzat kendisi edinmeye başlıyor. Üçüncü evrede kaygıyı gidermek için kullanım yaşanıyor. Dördüncü evre ise artık kullanmadan yapamama ve bağımlılıkla başlayan yaşamak için kullanım dönemi oluyor. En önemlisi şu, sizi uyuşturucu maddeyle tanıştıran kişi sizin arkadaşınız olamaz. O kişiden kaçın, o grubu terk edin. Bir daha geriye bile dönüp bakmayın."

TEDAVİYE GÖNDERİLEN İYİLEŞİYOR

Bu konuda en büyük görevin kişinin kendisine ait olduğunu söyleyen Dilbaz, başlangıç ve sosyal içicilik aşamasında tedavinin çok olumlu sonuçlar verdiğini ifade etti. Kullandığı belirlenen kişilerin ayaktan tedaviye yönlendirilmesinin önemli olduğunu belirten Dilbaz, 'denetimli serbestlik' şeklinde ifade edilen yeni yasayı da değerlendirdi: "Daha önce kişi cezaevine gönderiliyordu. Ancak orada tedavi olma olanağı yok. Şimdi eğer kullandığı saptanırsa yasal olarak savcılık doğrudan tedaviye gönderebiliyor. Gittiği tedavi merkezi 'tamam, bitti, tedavi oldu' diyene kadar da gitmek zorunda. Yurt dışında da belirgin örnekleri var. Bu durum kişileri kesinlikle tedavi ediyor. Burada uyuşturucu kullandığı tespit edilmiş, mahkemede saptanmış kişilerin de artık toplumsal bir görev üstlenerek çağrı yapmaları gerekiyor. O dönem yaşadığım süreçte oldu ama yanlış yaptım. Gençler içmeyin, demelerinin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Çünkü onları da rol model alan gençler var."

TÜRKİYE PAZAR YERİ OLDU

Dilbaz, kişilerin iyi performans, yetenek artırma, beyni daha iyi kullanma gibi istekleri olduğunda bunu kimyasal maddeler, uyuşturucular aracılığıyla değil de doğal yollarla yapmaları gerektiğini de vurguladı. Dilbaz, "Üretmek zor ancak yaratıcılığınızı çalışarak artırabilirsiniz. İşadamları çok büyük işler yapıyor, ağır sorumluluklar üstleniyor, stresli bir hayatları var. Ama altından kalkıyorlar. Onlar da böyle davranmalı" dedi.

EROİN 18 YAŞINA BİLE İNDİ

Dilbaz, toplumda da artış olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi: "2003'ten bu yana başvuran sayısı kadar kullanılan maddenin çeşitliliği de değişti. 2003'te uçucu madde kullanımı çoktu, şimdi bu yüzden tedavi olan kalmadı. İlk esrar arkasından başka maddeler geliyor. Gençler arasında sentetik esrar denilen bonsai çok yaygın. Eskiden 18 yaş altı eroin kullanana rastlamıyorduk, şimdi çok yaygın kullanım var. Kokain daha erişkin gruba ait. Her maddi güce, her sosyal sınıfa uygun bir madde var. Polis de yakalamak için yoğun çalışıyor ancak yetmiyor. Çünkü eskiden Türkiye bir geçiş bölgesiydi. Sentetik haplar Avrupa'da yapılırdı. Türkiye aracılığıyla Ortadoğu ve Arap ülkelerine gönderilirdi. Afganistan ve Pakistan'da haşhaş, eroin yapılır Avrupa giderdi. Ancak bir odadan diğer odaya kömür taşırken yerlere dökmemek ya da o odanın kirlenmemesi mümkün mü? Değil. İşte Türkiye de geçiş bölgesiyken, pazar oldu. Maalesef biz de kirlendik. Simitçiden uyuşturucu alıyor gençler. Kullanan sayısı artıyorsa, daha çok uyuşturucu giriyor demektir." AKŞAM