E-bültenimize kayıt olarak güncellemelerden haberdar olabilirsiniz.

Obsesif Kompülsif Bozukluk (OKB)

OKB yani takıntı tedavisinde ilaçların yanı sıra bireysel psikoterapi ve aile desteği de gerekli. Obsesif kompülsif bozukluk tedavisinde aileye önemli görevler düşüyor.

Obsesif Kompülsif Bozukluk (OKB)

OKB yani takıntı tedavisinde ilaçların yanı sıra bireysel psikoterapi ve aile desteği de tedavi surecine katkı sağlıyor. Yrd. Doç. Dr. Barış Önen Ünsalver OKB hastalığının tedavisinde aileye önemli görevler düştüğünü belirtiyor.

Üsküdar Üniversitesi NP Feneryolu Tıp Merkezi'nden Yrd. Doç. Dr. Barış Önen Ünsalver; “OKB, kişinin aklına takılan zorlayıcı düşünceler yani obsesyonlar ve bu düşüncelerin yarattığı gerilimi azaltmaya yönelik eylemler yani kompulsiyonlardan oluşur. Temizlik yapmak, bir yerleri düzenlemek, kapıları kontrol etmek, soru sormak, sayı saymak gibi birçok kompulsiyon hastayla birlikte yakınlarının da hayatını olumsuz etkiler. OKB hastasının yakınları hastaya yardım edebilmek için ne yapacaklarını şaşırırlar. OKB tedavisinde ilaçların yanı sıra bireysel psikoterapi ve aile desteği de tedavi surecine büyük katkı sağlar. Bazen aile destek verdiğini düşünürken OKB’nin serpilmesine katkıda bulunuyor olabilir.

OKB TAKINTI HASTASININ YAKINI OLMAK

Destek dendiğinde önemli olan hastayı desteklemektir OKB’yi değil. OKB'de hakim olan sorunlardan biri belirsizliğe tahammülsüzlüktür. OKB’li kişi belirsizliği giderebilmek için bazı törensel davranışlara yönelir. Bu davranışlar kişinin yakınına anlamsız ve abartılı gelebilir ama kişi bunları gerçekleştirdiğinde belirsizliği kısmen azalttığı için rahatlar.

KİŞİYİ NASIL RAHATLATMALI?

Hasta yakınlarının belirsizliğe tahammül etme konusunda takınacakları tutum kompulsiyonun devam edip etmeyeceğini de belirler. OKB'yi destekleyici yani hastalığı sürdüren ya da belirtileri şiddetlendiren önemli hatalardan biri güvence vermektir. Güvence verirken, hastanın emin olabilmek için tekrarlayan sorularına yanıt verip onu ikna etmeye çalışır ve soru sormanın devamına katkıda bulunursunuz. Bazen hasta yakininin sorulara verdiği yanıtlar da törenin bir parçası haline gelir. Örneğin kapıyı kilitleyip kilitlemediğinden emin olamayan hastanın yakini " kilitlediğine eminim" diyerek kişiyi rahatlatır.

ÖFKE DUYMAMAK İÇİN...

Güvence vererek kişinin korku duyduğu şeyin yanlış olduğu ve gerçekleşmeyeceğine ikna etmeye çalışırsınız. Sizin verdiğiniz güvence kısa sureli bir rahatlama sağlasa da OKB'nin doğası gereği hastanın zihninde gene ayni sorular oluşacak ve sizin yanıtlamanızı isteyecektir. Eğer yakınınızı sürekli rahatlatmaya uğraşmıssanız bir süre sonra onun sizi dinlemediğini ya da anlamadığını düşünmeye başlayabilirsiniz. Sizden beklenen törenler oluşabilir. Mesela hasta kapıyı gidip sizin kontrol etmenizi ya da ellerini yıkarken onu izlemenizi isteyebilir. Bütün bunlara ayak uydurmaya çalışmak tüketicidir. Aranızda gerilim oluşabilir yakınınıza öfke duymaya başlayabilirsiniz. Hastanız OKB'nin verdiği gerilimle savaşırken siz de obsesyonlara bir mantık savaşı açmış olursunuz ki, OKB düşüncesi mantıktan fayda görmez. Asil olan yakınınızın korkularıyla yüzleşmesi ve belirsizliğe tahammülü için yanında olabilmenizdir.”