Müziğin sesini kısın!

Milyonlarca insan kulaklıkla yüksek sesle uzun süre müzik dinledikleri için işitme kaybı riskiyle karşı karşıya.

Müziğin sesini kısın!

Milyonlarca insan kulaklıkla yüksek sesle uzun süre müzik dinledikleri için işitme kaybı riskiyle karşı karşıya.

Geliştirilen yeni kulaklık teknolojisi yüksek seviyedeki müzik sesini sınırlama özelliğiyle kulağın zarar görmesini önlemeyi amaçlıyor. Yeni geliştirilen sistem, kulaklığın ses seviyesini, pile ihtiyaç duymayan ve ses sinyaliyle çalışan bir devre ile sınırlandırıyor. Eğer ses şiddeti sürekli 85 desibelin üzerinde ise sistem ses seviyesini azaltıyor. Sony’nin 1979 yılında ilk walkmani piyasaya çıkarmasından beri insanlar taşınabilir aletlerle ve kulaklıkla müzik dinliyor. Fakat son 10 yılda dijital müzik çalarların yaygınlaşması ve cep telefonlarının da müzik dinlemek için kullanılabilir hale gelmesi halk sağlığı açısından yeni bir tehlikeyi gündeme getirdi. Çünkü dijital müzik çalarlarda kullanıcıların saatlerce kesintisiz müzik dinlemesine imkân verecek kadar fazla şarkı depolanıyor. Boston Çocuk Hastanesi Odyoloji Bölüm Başkanı Brian Fligor kullanıcıların kulaklık ile haftada en fazla yedi saat müzik dinlemeleri gerektiğini söylüyor. Fligor New York’taki son günlerde yaptığı çalışmada dijital müzik çalar kullanıcılarının haftada ortalama 18 saat müzik dinlediğini, hatta bazı kişilerde bunun haftada 70 saati bulduğunu belirtiyor. Kulaklık kullanan kişilerde işitme kaybı riski, uzun dinleme süresi ve yüksek ses birlikte olduğunda ortaya çıkıyor. Avrupa Birliği Komisyonu tarafından desteklenen araştırmada dijital müzik çalarların ürettiği azami ses seviyesinin 88 desibel ile 113 desibel arasında değiştiğini, kullanılan kulaklığın türüne ve konumlandırılmasına bağlı olarak bu seviyenin 120 desibele kadar çıktığı saptanmış. Yakınınızda kalkan bir uçağın çıkardığı sesin şiddetinin 120 desibel olduğu göz önünde bulundurulduğunda Avrupa Birliği ülkelerindeki 2,5-10 milyon müzik çalar kullanıcısının yüksek oranda duyma kaybı riski altında olduğu düşünülüyor. TÜBİTAK BİLİM TEKNİK DERGİSİ
Paylaş:



İlginizi Çekebilcek Diğer Yazılar
  • Takıntılı davranış, takıntılı düşünceler ve obsesyonlarda kişinin saçma ve anlamsız olduğunu bildiği halde aklından o düşünceyi atamadığını kaydeden P
  • Çocuğun cinsel kimliğinin gelişmesinde anne ve babanın tutumlarının çok önemli olduğunu vurgulayan Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, çocuğun kimli
  • ‘Tokum ama hala yemek istiyorum’, ‘Doydum ama üzerine bir tatlı olsa süper olurdu’, ‘Yiyecek için midemde yer kalmadı ama kahveye hayır diyemem’ gibi
  • Bir olay, durum, kişi karşısında karar alırken iyicil ya da kötücül güçlerimizin hangisinin baskın olduğunu, iyicil/kötücül tutum ve algılarımızı psik
  • Alman psikoterapist Bert Hellinger, ailelerde kuşaktan kuşağa aktarılan bağları çözümleyerek bir psikoterapi yöntemi olarak aile dizimini keşfetmiştir
  • İnsanların şiddet karşısındaki davranışları sıkça araştırılan konular arasında yer alıyor.
  • Randevu Al