Mevlana’nın söylediklerini bilim yeni söylüyor…

746’ncı Vuslat Yıldönümünde Hz. Mevlana’yı anarken duygusal zekânın aslında Mevlana’nın bilimsel karşılığı olduğunu belirtmek isterim. Hz. Mevlana’nın söylediklerini bilim daha yeni söylüyor. Hz. Mevlana’nın Batıda bu kadar ilgi göstermesinin asıl sebebi de bu…

Mevlana’nın söylediklerini bilim yeni söylüyor…

Antonio R. Damasio’nun “Descartes’in Yanılgısı” adlı kitabı bilim dünyası için bir dönüm noktasıdır.
Bilindiği gibi, Descartes “Düşünüyorum, o hâlde varım” diyerek her şeyin akıldan ibaret olduğunu iddia etmişti. Bu anlayış duyguları bilimsel kategoriden dışlıyordu. Yani bilim adamları “Duygular doğaüstü şeylerdir, bizim ilgi alanımızda değil” diyerek kestirip atmışlardı.

1995 yılında duygular, bilimin menzili içine girdi. Beyinde duygularla ilgili aktif alanlar bulundu ve bu alanlarda Mevlana’nın öğretilerinin yeniden tanımlanması yapıldı. İşte duygusal zekâ denilen şey, bilinçsiz de olsa Mevlana’nın öğretilerinin sistematize edilip metodolojisi oluşturularak bütün dünyaya sunulmasıdır.

Duygusal zekâ aslında Mevlana’nın bilimsel karşılığıdır. Mevlana’nın Batı’da bu kadar ilgi görmesinin sebebi, onun söylediklerinin bilim tarafından daha yeni yeni söylenmeye başlamış olmasıdır.

Mevlana, duygusal keşif yapmak isteyenler için müthiş bir materyal veriyor. Onu alıp yeni bilimsel verilerle çok rahat anlatabiliriz. İnternet sayesinde bütün dünyada Mevlana’nın tanınmasına vesile olabiliriz.

Duygusal zekâ ile Mevlana’nın arasındaki bağlantılardan biri, öz-bilinç dediğimiz kendini tanımadır. Ardından özyönetim gelir. Kişi kendini tanıdıktan sonra kendini yönetmeyi öğrenmelidir. Mesela araba kullanmak bir beceridir. Bir kere öğrendikten sonra artık hiç düşünmeden kullanılır. Mevlana bir bakıma hayattaki önemli şeyleri beceri, alışkanlık hâline getiriyor. İnsanı hayat yolundaki trafik levhalarına yönlendiriyor, doğru yolu gösteriyor. Sonra sosyal bilinç gelir. Sosyal bilincin içinde empati vardır. Mevlana Hazretlerinin en büyük kaynağının da Hz. Peygamber (sav) olduğunu görüyoruz. Mevlana O’ndan (sav) aldıklarını çağına sunmuştur. Faydalandığı kaynaklar Kur’an-ı

Kerim ve Peygamberimizin sünnetidir.

Haritada nerede olduğunu bilen kişi, gideceği yere karar verebilir. Sosyal bilinçle yaşadığı çevreyi, toplumu tanır ve böylece ilişki yönetimine geçebilir. Mevlana’da duygusal zekânın bu dört aşamasının da (öz-bilinç, öz-yönetim, sosyal bilinç, ilişki yönetimi) var olduğunu görüyoruz.

Duygusal Zekâ Değerleri

Paylaş:



Bu yazıya 0 yorum yapıldı.

Cevap yazdığın kullanıcı:

İlginizi Çekebilcek Diğer Yazılar
  • Hayatta olduğu gibi evliliklerde de zaman zaman fırtınaların, zorlukların, çatışma ve tartışmaların olması son derece doğaldır ve olması da kaçınılmaz
  • Özgürlük ve sorumluk sınırlarının belirsizliği birçok çatışmaya kaynaklık ettiği biliyoruz. İnsanın diğer canlılardan farklı olarak özgür bir iradesi
  • Toplumun temel taşı olan aile kurumunda çiftlerin ilişkilerinin düzeyi ve mesafesi çok önemli.
  • (Bu yazı 21 Eylül 2006 yılında vefat eden Prof. Dr. İsmet Sungurbey’in ardından yazıldı. Köpeklere ve hayvanlara saldırılar devam ediyor. Hocayı rahme
  • Yalan, hayatın her alanında olduğu gibi evliliklerde de çok büyük sorunlara yol açabiliyor. Sadece çiftler arasında kalmıyor bu durum çocuklarımıza da
  • Her şeye evet demek kadar hayır diyememek de aslında bir problem… Hâlbuki insanın zor durumlarda hayır demeyi başarabilmesi gerekiyor.
  • Randevu Al