Meslek hastalığı kliniği yok

Uzmanlar açıkladı: Türkiye’de meslek hastalığı alanında teşhis koyacak tek bir klinik yok.

Meslek hastalığı kliniği yok

Uzmanlar açıkladı: Türkiye’de meslek hastalığı alanında teşhis koyacak tek bir klinik yok.

meslek_hastaligiSivas Cumhuriyet Üniversitesi (CÜ) Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim üyesi Prof. Dr. İbrahim Akkurt, günümüzde meslek hastalıklarının önemli olduğuna dikkat çekerek, "Türkiye’de meslek hastalığı alanında teşhis koyacak tek bir klinik yok" dedi. Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim üyesi ve ülkedeki az sayıdaki meslek hastalıkları uzmanından birisi olan Prof. Dr. İbrahim Akkurt, Türkiye’de meslek hastalığının ciddi bir risk olduğunu, ama henüz bunun farkında olunmadığını belirtti. Meslek hastalığının kişinin yapmakta olduğu işe bağlı olarak ortaya çıkan hastalıkların tümü olduğuna dikkat çeken Akkurt, meslek hastalıkları alanında 1900’lü yıllardan itibaren ABD ve Avrupa’da önemli adımlar atıldığını ifade etti. Prof. Dr. Akkurt, şöyle dedi: "1980 yılından sonra, Uluslararası Çalışma Örgütü tüm çalışanların iş kazası kategorisi haricinde bir takım hastalıklara yakalandıkları için meslek hastalıklarının tıbbi anlamda ayrı bir kategoriye alınmasını gündeme getirmiştir. Avrupa ülkelerinde, özelikle üniversitelerde 2’inci ya da 3’üncü basamak eğitim hastanelerde iş ve meslek hastalıkları kliniği oluşturulmuştur. Meslek hastalığı kişinin yaptığı işe bağlı olarak yaşadığı sıkıntıları ve rahatsızlıkları ortaya çıkarılmasıdır. Sadece işçilerin değil, kamera tutan kameramanın uzun süre o kamerayı tutmasına bağlı sırt, omuz ve bel ağrısının nedenidir. Haber peşinde koşan muhabirin ’Bir an önce habere yetişeceğim’ diye strese girip midesinde gelişen ülserdir. Ya da bu strese bağlı olarak gelişen kalp hastalığının kökenidir. Meslek hastalığı teşhisinin tıbbi anlamda konulması için önündeki engellerin bir an önce kalkması gerekiyor ki bu hastalıkları oluşturan faktörlerin üzerine gidilebilsin. Meslek hastalığı teşhisini koymak için bu şekilde bir sistem oluşturulamaz ise hastalıklarının sebebi ortaya çıkmaz. Doktorlar da sadece normal hastalıklar ile ilgilenmiş olur."

’TÜRKİYE’DE MESLEK HASTALIĞI KLİNİĞİ YOK’

Türkiye’de meslek hastalıklarına bağlı oluşan rahatsızlıklara teşhis koyacak hiç bir klinik bulunmadığını belirten Prof.Dr. İbrahim Akkurt, şöyle dedi: "Dünyada meslek hastalığı kliniği olmayan ülke yok gibi. Ama ülkemizde bulunan üniversitelerde meslek hastalığı teşhisi konulan bir tek klinik bile yok. Bunun sebebi ise ülkemizde meslek hastalığı uzmanlığının kurumsallaşmamasıdır. Türkiye’de aktif olarak meslek hastalıkları uzmanı sayısı bir elin parmaklarını bile geçmemektedir. Bu uzmanlığın bizim ülkemizde kurumsallaştırılması için 1970’li yıllarda bir girişim başlatılmıştır. Bu iş ile uğraşan 4 doktora meslek hastalığı yetkisi unvanı verilmiştir. Fakat bu hocalarımız kendilerinden sonra geleceklere yönelik bir yapılandırmaya gidemedikleri için gelişme görülmemiştir. Geçen yıl Sağlık Bakanlığı 4 kişiye meslek hastalığı konusunda uzmanlık yetkisi verdi. Bundan sonra gelecek kuşaklar için ülkemizde yeni meslek hastalıkları uzmanları yetiştirsinler diye. Kendi adıma bu uzmanlardan birisi olarak yoğun çaba içerisindeyim. Bu kurumsallaşmanın 3 büyük ilimizde başlaması. klinikler açılması gerekiyor. Daha sonra bu ülke geneline yayılmalı."

TÜRKİYE’DE MESLEK HASTALIĞI SAYISI

Prof.Dr. İbrahim Akkurt, evrensel kurallar çerçevesinde çalışan her 1000 kişiden 4 ile 12’sinde meslek hastalığı görüldüğüne dikkat çekti. Prof.Dr. Akkurt, meslek hastalıklarının çlışma koşulları ne kadar iyi ise o derece az, ne kadar kötü ise o kadar çok göründüğünü kaydederek şöyle dedi: "Bunu göz önüne aldığımız zaman ülkemizde ortalama 20 milyon civarında çalışan olduğunu düşünürsek, yılda en az 80 bin kişiye meslek hastalığı teşhisi konulması gerekmektedir. Daha da ötesi çalışma koşuları kötü ise 20 milyon çalışan insanın yüzde 12’si baz almak zorundayız. Yani ülkemizde yılda 80 ile 240 bin arasında çalışana tıbbi meslek hastalığı tanısı konulması gerekiyor." A.A
Paylaş:



İlginizi Çekebilcek Diğer Yazılar
  • Trol nedir, kime denir? Anlayalım, öğrenelim, saptayalım, ayıklayalım ve tabii ki kurtulalım. Peki nasıl? İşte rehberiniz...
  • Bu depresyonun sıklığı %5-20 olarak bildiriliyor. Peki Postpartum depresyonu nedir? Kadınlar doğum sonrası ilk yıl içinde, psikiyatrik hastalıklar (an
  • Ağustos böceğinin ötüşü doğanın en hoş seslerinden biri olarak görülür. Bu böceğin sesi gizemli olduğu kadar yüksektir de.
  • Kirazın gut hastalığından kaynaklanan ağrıları dindirdiği bildirildi.
  • Cep telefonları ve diğer elektronik cihazların hassas elektronik sistemleri etkileyebileceği söyleniyor. Ama bunu kanıtlamak neden bu kadar zor?
  • Vişne nelere iyi geliyor?Kırmızı meyvelerden vişnenin ekşi tadının yanında çok tatlı, sağlığa yararlı etkileri var.
  • Randevu Al