Manyetik Rezonans engellilere umut oldu

Manyetik rezonans terapi (MBST) yöntemi, özellikle bağ doku ve eklemlerdeki hasar nedeniyle engelli bir yaşam süren kişilere yeniden hareket kabiliyeti kazanma umudu veriyor.

Manyetik Rezonans engellilere umut oldu
Manyetik rezonans terapi (MBST) yöntemi, özellikle bağ  doku ve eklemlerdeki hasar nedeniyle engelli bir yaşam süren kişilere yeniden  hareket kabiliyeti kazanma umudu veriyor. manyetikAlmanya'da geliştirilen  ve Türkiye'de de uygulanan manyetik rezonans terapi (MBST) yöntemi, özellikle bağ  doku ve eklemlerdeki hasar nedeniyle engelli bir yaşam süren kişilere yeniden  hareket kabiliyeti kazanma umudu veriyor. MBST Uzmanı Dr. Muhsin Ayrancı,  manyetik rezonans tedavisinin “sadece engellilere yönelik olmadığını bağ  dokusunu, tendomları ilgilendiren bir tedavi” olduğunu belirtti. Ayrancı, “Hastalar bu konuda sağlıklarına çok kısa süre içinde önemli  ölçüde ulaşıyorlar. Yüzde yüz olmasa da hayatları biraz daha konforlu hale  gelebiliyor” dedi. Boyun ve bel fıtıklarında da bu tedavinin faydalı olduğunu bildiren  Ayrancı, “Engellilerin engel durumunu da eğer esas hastalık böyle bir şey ise  tesir olur ama sinir sistemi veya beyinle ilgili sorunlardan kaynaklanan bir  engellilik söz konusuysa cihazımız öyle bir tedavinin cihazı değildir, tedavide  kullanılamaz. Ama engellilik bağ dokusu hastalığıyla ilgiliyse bunun tedavi etmek  çok kolay bizim için” diye konuştu. Ayrancı, nükleer manyetik rezonans tedavisinde MR cihazında üretilen  enerjinin çevre dokulara yönlendirildiğini, fibroblastın aktive edilerek kolajen  üretimi meydana getirildiğini ve böylece hasarlı bölgelerde genel bir iyilik hali  oluştuğunu belirten Muhsin Ayrancı, bu sayede liflerin gerildiğini, omurlara,  kemiklere düşen yükün azaldığını eklem mesafesinin kısalarak diskin rahatladığını  anlattı. Seans sayısının hastaya göre değiştiğini vurgulayan Ayrancı, 7-10 gün  boyunca birer saatlik çalışmaların ardından 3-6 ay ara verildikten sonra  uygulanan birkaç ek seansla tedavinin tamamlandığını söyledi. A.A
Paylaş:



İlginizi Çekebilcek Diğer Yazılar
  • Alman psikoterapist Bert Hellinger, ailelerde kuşaktan kuşağa aktarılan bağları çözümleyerek bir psikoterapi yöntemi olarak aile dizimini keşfetmiştir
  • İnsanların şiddet karşısındaki davranışları sıkça araştırılan konular arasında yer alıyor.
  • Tatil dönüşlerinde yaşanan sorunların başında konsantrasyonu sağlayamama, isteksizlik, rutine dönüşte zorlanma, mutsuzluk ve umutsuzluk geliyor.
  • Öfke anında akıl devreden çıkar. Düşünen beyin yerine hisseden beyin aktif olur. Bu durumda beyin düşünmez, savaşmaya başlar. Buna karşı yapılması ger
  • Getireceği sorumlulukları tahmin etmeden bir evlat sahibi olmak, ebeveynlerin süreci yürütememesine yol açabiliyor.
  • Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Vesveseler için evin kapısına gelen davetsiz misafirler diyoruz.” dedi.
  • Randevu Al