Kıtlık tahminleri doğru çıkabilir

Thomas Malthus sonunda haklı çıkabilir mi? Aç ve öfkeli nüfusun 1789'da Fransız devrimini başlatmasının ardından on yıl geçtikten sonra, Malthus nüfusun katlanarak artmasının insanlığı kıt kanaat geçinmenin kıyısına getireceğini ön görmüştü.

Kıtlık tahminleri doğru çıkabilir

Thomas Malthus sonunda haklı çıkabilir mi? Aç ve öfkeli nüfusun 1789'da Fransız devrimini başlatmasının ardından on yıl geçtikten sonra, Malthus nüfusun katlanarak artmasının insanlığı kıt kanaat geçinmenin kıyısına getireceğini ön görmüştü.

kitlik"Nüfusun gücü yeryüzünün insanoğlu için yiyecek temin etme gücünden o kadar fazla ki, insanoğlu şu veya bu şekilde bir erken ölümle yüzleşmek durumunda kalacak" ikazında bulunmuştu. Bugün yanlış olduğunu bildiğimiz bu kasvetli tahmin çok geçmeden İngiltere'den tüm dünyaya yayılan ilerleme çığları altında gömülüp kalmıştı. Zira, 1820 ve 2000 yılları arasında dünya nüfusu altıya katlanırken, ekonomik çıktı 50 kattan fazla arttı. Yine de Malthus'un öngörüsü fazlasıyla mantıklı bir önermeye dayanıyor: Yeryüzünün taşıma kapasitesinin de bir limiti var. 31 Mart'ta iklim değişikliği konulu Birleşmiş Milletler Hükümetlerarası Paneli bu limite ne denli hızlı yaklaştığımıza dair sert bir uyarıda bulundu. Buenos Aires Üniversitesi'nde iklimbilim profesörü olan, Panelin eş başkanı Vicente Barros, "Çoğu durumda, hâlihazırda yüzleştiğimiz iklimle bağlantılı risklere karşı hazırlıklı değiliz" diyor. Birleşmiş Milletler Paneli tarafından ana hatlarıyla belirtilen mevcut zararlar listesi(buz dağlarının erimesi, deniz seviyelerinin düşmesi, su temini sıkıntısı, sıcaklık dalgaları ve yoğun yağışlar) şayet insanoğlu fosil yakıtların kullanımını nasıl engelleyeceğini bulmazsa, neler olacağı riskinin altını çiziyor. Rapor, küresel ısınmanın yiyecek temini noktasında yol açtığı sıkıntılara ilişkin yapılabilecek en sert uyarıyı yapıyor. Rapor ayrıca, atmosferde daha fazla karbondioksit bulunmasının fotosentez oranını yükseltebileceği ve mahsulü artırabileceği ihtimali hakkında kötümser. Ozonun birikmesi ve yüksek sıcaklıklar tahıl mahsulünü azaltırken, daha hızlı fotosentez tahıllardan çok otların işine yarayacak. Şayet yiyecek talebi hep aynı kalsaydı bu durum yeterince kötü olabilirdi. Ama talep aynı kalmayacak. Dünya Kaynakları Enstitüsü Gıda, Orman ve Su Programları Müdürü Craig Hanson'a göre araştırmalar, 2050 yılında dokuz milyar insanı beslemenin dünya nüfusunun bugün tükettiği kaloriden yüzde 70 daha fazla kaloriye ihtiyaç duyacağını söylüyor. Panel, gıda talebinin her on yılda yüzde 14 oranında arttığını ancak iklim değişikliğinin hâlihazırda her yıl buğday üretimini yüzde 2, mısır üretimini ise yüzde 1 oranında düşürdüğünü belirtiyor. Hanson, "Bu tarım sektörü için bir alarmdır. İklim değişikliği sadece bir çevre sorunu değil, bir gıda güvenliği sorunudur" diyor. İklim panelinin bulguları, kıtlığın her yere yayılacağını öne süren Malthus teorisini tam olarak doğrulamıyor. Ancak istikrarsız gıda temini yüzünden dünya daha dengesiz bir mekan olabilir. Bu duruma en çok maruz kalanlar ise dünyanın en fakirleri olacak. Araştırma grubu American Security Project'te iklim değişiklikleri üzerine çalışan Andrew Holland, "Yiyecek fiyatlarındaki keskin artış ile şehirsel kargaşa arasında sert bir korelasyon var. 2008'de yiyecek fiyatlarında keskin bir artış oldu ve o dönemde Afrika boyunca yayılan bir huzursuzluk görüldü. 2010'daki yiyecek fiyatları artışı ile Ortadoğu'da çıkan kargaşa ve Arap Baharı arasında da belirgin bir ilişki vardı" diyor. Hala kaçınılmaz son kehanetlerine şüpheyle bakmak için sebepler var. İnsanoğlu kaynakları daha etkin kullanarak ve kıt ürünlerden bol bulunan ürünlere yönelerek limitlerin etrafından dolanacak yollar bulma kapasitesine sahip. İklim paneli ülkelere iklimi değiştirmek için uygulayabilecekleri çok çeşitli yollar tavsiye ediyor. Çiftçiler sıcağa ve kuraklığa daha dayanıklı yeni türler yetiştirebilir. Yağmur suyuyla sulama teknikleri buharlaşmayı geciktirmek için kullanılabilir. Dönüşümlü ekim mahsulü artırmaya yardımcı olabilir. Talepteki ve lojistikteki değişiklikler daha kıt bulunan yiyecekler sorunun üstesinden gelmeye yardımcı olabilir. Hanson, dünyamızda üretilen yiyeceklerin dörtte birinin gerek kötü depolama gerek gelişmekte olan ülkelerdeki ulaşım altyapısı sıkıntısı ve müreffeh dünyanın müsrif tüketicileri tarafından israf edildiğine dikkat çekiyor. İnsanoğlunun çevresel kısıtlamalara uyum sağlama yeteneğinin olduğunu gösteren tüm kanıtlara rağmen, pratik zekânın bizi uçurumun kenarından çekmek için tam zamanında yetişeceğini düşünmek duyarsızlık olabilir. THE NEW YORK TIMES