Göçmenleri tehdit ediyor

Almanya'da düzenlenen konferans göçmenleri tehdit eden hastalığı ortaya çıkardı.

Göçmenleri tehdit ediyor

Almanya'da düzenlenen konferans göçmenleri tehdit eden hastalığı ortaya çıkardı.

Konferansın konuşmacısı Dr. Murat Ozankan, göçmenlerin Almanlara göre 10 yıl daha erken demansa yakalandığını belirtti. Langenfeld Kliniği Göçmenler Psikoloji Danışma Merkezi Başhekimi Dr. Murat Ozankan, AWO'nun “Gönülden” adlı projesi kapsamında Köln Başkonsolosluğu'nda düzenlenen konferansta demans hastalığını anlattı. gocmenlerKöln Başkonsolosu Mustafa Kemal Basa'nın himayesinde gerçekleşen ve proje koordinatörü Nagihan Arslan Yüreğir'in de hazır bulunduğu konferansa, Köln ve çevresindeki çeşitli dernek ve kurumların kadın kolları üyesi olan 100'e yakın kişi katıldı. Başkonsolos Basa'nın yoğun katılım nedeniyle bir teşekkür konuşmasıyla açtığı konferansta Dr.Ozankan, hastalığa yakalanma riskinin yaşam kalitesine bağlı olduğuna dikkat çekti. Almanlar'ın demansın 70 yaş ve sonrasında başladığını belirten Ozankan, “Bu rahatsızlığı bizim insanlarımızda ise 60'lı yaşlarda görüyoruz. Ağır işler, eğitim seviyesinin düşüklüğü, sosyal faaliyetlerden uzak kalma gibi yaşam kalitesini düşüren nedenler, göçmenlerin demansa daha erken yaşlarda kapılmalarına sebep oluyor” dedi.

ERKEN TEŞHİS ÖNEMLİ

Dr. Ozankan, şu bilgileri verdi: “Tecrübelerimiz Almanlar'ın demansa karşı daha hazırlıklı olduğunu gösteriyor. Bizim insanımız yeterli bilgi sahibi değil. Özellikle hasta yakınlarının bilinçlendirilmesinde fayda var. İlaçlar ya da diğer tedavi çeşitleriyle hastalığın ilerlemesini önlemek ya da yavaşlatmak mümkün. Erken teşhis için hasta yakınlarına önemli görevler düşüyor. Almanya'da yaşam süresi artıyor. Doksan yaşı ve üzerindeki insanlarda demans oranı yüzde 75'lere kadar çıktığını düşünürsek, herkesin bu rahatsızlıkla bir şekilde karşı karşıya kalma ihtimali çok yüksek.”

UNUTKANLIK TEK BELİRTİ DEĞİL

Halk arasında “Bunama” olarak tanınan demansın tek belirtisi olmadığını belirten Ozankan, şöyle devam etti: “Zaten bu da normal bir unutkanlık değil. Hasta çok eski zamanları iyi hatırlar. Fakat dünü, hatta o günün sabahını hatırlamaz. Bu, yeni şeyleri beynin kayıt edememesi olarak nitelendirilebilir. Kişi son aylarda yaşadığı olayları, zaman, mekanı, kişileri birbirine karıştırır. Daha önce iyi ya da düzenli olarak yaptığı bir çok şeyi artık yapamaz. Örneğin yemeği nasıl yapacağını unutur, ya da alış verişe gider kaybolur. Bunun yanında gece ve gündüz uykularında ritm bozukluğu görülür. Uyku süreleri çok kısalır. Planlayarak bir şeyler yapma fonksiyonu kaybolur. Bunları gördüğünüz zaman mutlaka uzmana başvurmakta fayda var. Tedavi için anadilinde bir uzman bulmak da çok önemli.”

RUHU VE BEDENİ AKTİF TUTUN

Demansa karşı alınacak önlemleri de anlatan Dr. Ozankan, “Bunlar arasında düzenli hareket yapmak, sosyal aktivitelere katılmak, 4 saatin üzerinde televizyon seyretmemek, beyne yönelik egzersizler yapmak, sebze ve balık eti ağırlıklı bir beslenme sayılabilir. Yani, ruhunuzu ve bedeninizi sürekli aktif halde tutarsanız hastalığa daha geç yakalanırsınız. Yakalansanız da ilerlemesini yavaşlatırsınız” dedi. A.A
Paylaş:



İlginizi Çekebilcek Diğer Yazılar
  • Yaşam tarzı tıbbı yani Lifestyle Medicine; araştırma, önleme ve tedavi etme ile yakından alakalı olan bir tıp dalıdır. Yaşam tarzı tıbbı; pek çok yaşa
  • Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Kahramanmaraş Milli Eğitim Bakanlığı Dulkadiroğlu Rehberlik ve Araştırma Mer
  • Panik atak, hiçbir neden yokken ortaya çıkan ve insanların yaşam kalitesini düşüren bir ruhsal hastalık olarak tanımlanıyor.
  • Öğrenilmiş çaresizlik nedir? Öğrenilmiş çaresizlik sendromu, başarma isteğini yok ediyor!
  • Narsistik kişilik, “Tanrılaştırılmış ve gerçekçi olmayan bir öz önem duygusu” olarak tanımlanıyor.
  • Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi tarafından bu yıl 9’uncusu düzenlenen Uluslararası İletişim Günleri, açılış konferansıyla başladı.
  • Randevu Al