EYVAH! ÇOCUĞUM HİPERAKTİFSE

EYVAH! ÇOCUĞUM HİPERAKTİFSE

Füsun Saka

Çocuğunuz çok yaramaz ve hiçbirşeye odaklanamıyor mu? Davranışları bir anda değişiyor mu?

 


Dr. Serdar Alparslan ve Psk. Yasemin  Kalkavan  anlatıyor:

Hiperaktivite ve dikkat eksikliği nedir?
Dikkat eksikliği bozukluğu (DEB) dikkatin çabuk dağılması, aşırı hareketlilik ve dürtüsel davranışlar ile seyreden, sosyal yaşamı, toplumsal iletişimi etkileyen, çoğunlukla aile içi ilişkilerde ve okul eğitiminde sorunlar yaratan bir olgudur.

Hiperaktif çocuklar sürekli hareket halindedir. Yerlerinde duramaz, devamlı kımıldanır, kıpırdanırlar. Sürekli koşuşturur, zıplarlar. Dikkatsiz, sabırsız, dağınık ve atılgandırlar.

Dürtüsellik çocuğun belirsiz durumla karşılaştığında ya da dikkatli davranması gerektiğinde tepki ve yanıtlarını kontrol etmekte güçlük çekmesi anlamına gelir. Dürtüsel çocuklar sıklıkla düşünmeden hareket eder, bir etkinlikten diğerine kolayca geçerler.

Uygunsuz zamanlarda, uygunsuz davranışları sergilerler. Ani hareket ve duyguları kontrol edememe, düşüncesizce hareket etme, kendini kontrol edememek şeklinde kendini gösteren dürtüsel (impülsif) tutarsız davranışlar nedeniyle sosyal açıdan uyumsuzluk gösterdiklerinden sıklıkla yaşıtlarıyla ve çevresiyle sorunları olur.

Bu çocuklar küçük yaştan itibaren böyle davranırlar ancak okul çağında dertleri artar.

Hareketli her çocuk hiperaktif midir?
" Çocuğum hiperaktif olabilir mi? " Belki bu soru sizin de aklınızdan geçmiştir. Toplumdaki en yaygın hatalardan biri çok hareketli olduğu gözlenen birçok çocuğa hiperaktif damgasının vurulmasıdır.
Unutulmamalıdır ki hiperaktivite bir rahatsızlıktır ve kimi zaman eğitim, kimi zaman ise ilaç ile tedavi gerektiren bir durumdur. Hiperaktivitenin üç ana özelliği vardır:

Aşırı Hareketlilik: Hiperaktif çocuklar çok fazla hareketli olurlar. Bu çocuklar yaşlarının ve gelişim düzeylerinin üstünde enerji sarf ederler. Enerjileri çok fazladır ve çabuk yorulmazlar. Uzun süre bir yerde sabit oturamazları zaman mutlaka bir şeylerle ilgilenirler veya elleri ve ayaklan sürekli oynar. Ancak tekrarlamak gerekirse her hareketli çocuk hiperaktif değildir.

Dikkat Eksikliği: Hiperaktif çocukların dikkat süreleri ve dikkat yoğunlukları yaşlarından beklenenin altındadır. Herhangi bir noktaya odaklanmakta zorluk çekerler. Ders çalışırken veya ders dinlerken dikkatleri çabuk dağılır. Bu sebeple hiperaktif çocukları saatlerce ders masasına bağlamaya çalışmak, sonuç vermeyeceği gibi, çocuk için çok ciddi bir sıkıntıdır.

Dürtüsellik: Hiperaktif çocuklar kendilerini kontrol etmekte güçlük yaşarlar. Her akıllarına geleni sonunu düşünmeksizin yapmak isterler, ani tepkileri vardır.

Hiperaktif çocuklarda bu üç özelliği görürüz. Kimi zaman bu özelliklerden biri veya ikisi daha fazla ön plana çıkar. Diğeri daha silik görünür. Bazen de bu üç özellik aynı yoğunlukta görülebilir. Hiperaktif çocukların ‘yaramaz’ diye etiketlenmemesi ve bu özelliklerin gözlemlenmesi durumunda mutlaka bir uzmanla görüşülmesi gerekir.

Diğer çocuklardan farkları nelerdir?
Diğer çocukların ancak heyecanlanabildikleri ve canlanabildikleri bir durum karşısında bu çocuklar aşırı derecede heyecanlı olurlar. Onlar anlatılanları dinlemek ve öğretilenleri görmek için açıklamaları veya sıralarını bekleyemezler. Olup bitenler üzerinde nadiren yeterli bir süre durur bakar ve dinlerler.

Kendilerini ve diğerlerini tehlikeye atma pahasına da olsa hiçbir amaç olmadığı halde koştururlar. Örneğin oyun oynarken bloklarla bir bina yaparlar, bozarlar, bir oyundan diğer oyuna geçerler, ikide bir oyuncak değiştirirler veya meyve suyunu aceleden yere dökerek bardağa koyarlar.

Bazen diğer çocuklara karşı beklenmedik saldırgan hareketler görülebilir. Öfke nöbetleri sık gözlenir.

En rahatsız oldukları davranışlar nelerdir?
Aşırı hareketli çocuklar, serbestçe etrafta dolaştırılmamalarına tahammül edemezler. Oturmaları söylendiğinde vücutlarını eğip bükerler, sağa sola dönerler, yerlerinde düzgünce oturmayıp kıvranıp dururlar.
Bir işin başında uzun süre kalmazlar. Bu sınıfta sırada oturmalarını veya ev ödevlerini yapmalarını engeller. Öğretmeninden sık sık uyarı alırlar. Dışarıdan gelen uyarıcılar, örneğin önemsiz sesler, gürültü onları daha çok etkileyebilir, hareketlendirir veya dağınık yapar. Görsel ve çoğu kez duysal algılama bozuklukları diğer çocuklara göre daha sık bulunur. Huzursuzluk ve sürekli hareketlilik sıktır ancak her zaman görülmez.

Kız ve erkek çocuklarda farklılık gösterir mi?

Bilhassa kız çocuklarında hiperaktiflik olmadan da dikkat eksikliği bozukluğu olabilir. Bu durumda tanıyı koymak zordur. Çünkü bu vakalar sessiz içine kapanık bir kız görünümünde bir süre gizli kalabilir. Dikkat toparlamada çektikleri zorluk, dikkatlerinin çabuk dağılması zamanla göze çarpar. Çok kısa konsantrasyon süresi okulda sorunlar yaratır. Bu nedenle enternasyonal sınıflandırmada hiperaktivite ile birlikte olan (İngilizce ADHD= attention deficit disorder and hyperactivity) bozukluk dışında bunun hiperaktivite olmayan türünden de bahsedilmektedir (ADD= attention deficit disorder). Erkeklerde daha sık görülür (kız/erkek oranı 4/1 dir)

Hastalığın teşhisindeki sorunlar nelerdir?
Bu çocuklardaki sorun tespit edilirken en çok yaşanan sorun, hastalığın seyrinden (dikkat eksikliği olanlarda) dolayı yanlış anlamalar olması. Mesela, dalmalar oluyor bu çocuklarda. Çok sessiz, sakin görünüyor, çok fazla hareket etmiyor dolayısıyla tembel sanılıyor. Onlar doktora götürüldüğünde, ‘Bu çocukta hiperaktivite var’ dense de inanılmıyor doğal olarak çünkü hiç hareketli değiller ama yoğun şekilde dikkat eksikliği yaşıyorlar.

Tipik davranışları nelerdir? 
  
Dikkat eksikliği bulunan kişi, dikkatini bir şey üzerinde yoğunlaştırmakta güçlük çeker, bir iş yaparken birkaç dakika içinde sıkılır, dağınık ve unutkandır. Bu çocuklarda dikkat süresi ve yoğunluğu, yaşına göre düşüktür. Ancak bunlar, hoşlarına giden bir şey üzerinde dikkatlerini kolayca toplayabilirler. Örneğin, dersi dinlerken bir türlü dikkatini toplayamayan bir çocuk, sevdiği bir bilgisayar oyununu hiç sıkılmadan saatlerce oynayabilir. Aslında, sıkıcı bir işle uğraşırken dikkatimizi toplamada zorlanma ve işi yarım bırakma isteği zaman zaman herkeste görülebilir. Ancak, davranış kontrolü yeterince gelişmiş kişiler, bu isteğin önüne geçebilirlerken, DEHB sorunu olanlar bunu yapamazlar.

Bu çocuklar hangi özelliklerinden tanınır?
Hiperaktivite sorunu olanlar, sürekli hareket ediyormuş gibi görünürler. Bunların hareketliliği, yaşlarına ve gelişim düzeylerine uygun değildir. Yerlerinde uzun süre oturamaz, bulundukları oda ya da sınıf içerisinde sürekli dolaşırlar. Oturmak zorunda kaldıklarındaysa, ellerini, ayaklarını oynatır, etraflarındaki her şeye dokunmak ister, sesler çıkarıp gürültü yaparlar. Genellikle çok konuşur ve konudan konuya atlarlar. Hiperaktif gençler ya da yetişkinlerse, kendilerini sürekli rahatsız hisseder, oturdukları yerde kıpırdanırlar, her şeye merak salıp bir kere denemek isterler ancak, genellikle tamamlamadan bir başka şeye geçerler.

Dikkat eksikliği tanısı nasıl konulur?
Bu davranışlar kimi zaman birçoğumuzda görülebilir; özellikle de çocuklarda görülür. Bu durumda her dikkatsiz, aceleci ya da aşırı hareketli çocuğun bir rahatsızlığı olduğunu söylemek doğru olmaz. Uzmanlar, DEHB tanısı koyabilmek için birtakım ölçütlerden yararlanıyorlar. Bunun için en sık başvurulanlar, Amerikan Psikiyatri Birliği'nin yayımladığı ölçütlerdir.

Bu ölçütler de, yine bu üç gruba göre farklılık gösteriyor. Bir uzmanın, bir kişide dikkat eksikliği olduğunu düşünmesi için, bu belirtilerden en az altısının, yine en az altı aydır ve birden fazla ortamda görülmesi gerekir. Ayrıca bu belirtilerin yedi yaşından önce kendisini göstermesi gerekiyor. Benzer biçimde, hiperaktivite ve dürtüsellik için saptanan belirtilerin de yine en az altısının, yedi yaşından önce ortaya çıkması, altı aydır ve birden fazla ortamda görülmesiyle kişide hiperaktivite sorunu olduğu düşünülür.

Bu belirtilere yol açan başka nedenler nelerdir?
Aslında birçok etken bu davranışlara yol açabilir. Çocuğun ailesinden birini kaybetmesi, fiziksel ya da psikolojik şiddete uğraması, ailesinden birinin tutarsız davranışları, alkol ya da madde bağımlısı olması gibi etkenlerin çocukta yaratacağı duygusal etkinin sonucunda aşırı hareketlilik, dikkat eksikliği ya da dürtüsellik görülebilir. Sağlığı ya da güvenliği tehdit altında olan bir çocuğun bir matematik sorusuna konsantre olabilmesi güçtür. Okulda da birtakım sorunlar, çocuğun bu tür davranışlarda bulunmasına neden olabilir.

Sonucu düşünmeden hareket eder

Bu bir hastalık, bir bozukluktur. Her yaramaz çocuk kesinlikle hiperaktif değildir. Birincisi, çocuk aşırı hareketlidir. Koltuk tepelerine çıkar, sürekli boşaltamadığı bir enerjinin var olduğunu hissettirir.  İkincisi, dürtüsellik vardır ve yaptığı hareketlerin sonucu tahmin edilemez. Mesela orada bir sıcak çaydanlık vardır ve çocuk ona bir anda yapışır, camdan sarkar ve sonuçlarını düşünmeden davranır.

Okulda, sınıfta sürekli kıpır kıpır dolaşır, insanların dikkatini dağıtır, derse dikkatini veremez, bir şey anlatırlarken başka şeylere yönlenir, dikkati inanılmaz dağınıktır. Ekmek, su al dersiniz, o gider ve giderken ne alacağını unutur. Bu tip çocukların, bu sorunu yaşayıp yaşamadıklarını anlamak için bir doktora götürülmesi gerekir mutlaka.

Hiperaktivite ile karıştırılan durumlar nelerdir?
Hiperaktiviteyi diğer hastalıklardan ayırmak lazımdır. Çocuk çok hareketli olarak muayeneye getirildiğinde, öncelikle hipertiroit, kansızlık var mı diye bakılır. Bir zehirlenme yaşadı mı, yasaklarla büyüyen bir çocuk mu, anne babası boşanmış, çok şiddet uygulanmış ya da şımartılmış bir çocuk mu? Bunların hepsine bakılır çünkü tümü hiperaktivite ile karıştırılan durumlardır. Hiperaktivitenin tanınabilmesi için öncelikle yedi yaşından önce başlamış olmalıdır.

Altı aydan uzun süredir devam ediyor olması gerekir. Yani On bir yaşındaki çocuk bütün zamanını  o döneme kadar sakin geçirmiş, sonrasında birden hiperaktif oldu denemez.

Nasıl fark edilirler?

Hepimiz yerinde duramayan, söz dinlemez, yaramaz, sakar veya dikkatsiz çocukları biliriz. Bunlar bazen ailelerinin, çoğu kez öğretmenlerin, yani hemen hemen her yerde herkesin sabrını taşırırlar. Hiç yerlerinde duramayan çocuklardır. Aşırı hareketli, durmadan bir yerlere tırmanıp inen, kıpır kıpır kıpırdanan, sık sık kaza yapan çocuklardır.

Düşünmeden eyleme geçerler

Başladıkları hiç bir işi bitirmeyip, durmadan başka şeyler yaparlar. Tutarsız, arsız, uyumsuz görünümündedirler. Tepkisellik veya dürtüsellik diye adlandırabileceğimiz Impulsivite hali kısaca düşünmeden eyleme geçme olarak tanımlanabilir. Sanki bu yetmiyormuş gibi unutkan, hafızaları zayıf çocuklar.

Genellikle toplumdan kabul görmeyen bu davranış bozuklukları zamanla daha da kötüleşebilir. Örneğin zamanla ortaya saldırganlık ve şiddet olayları çıkabilir. Okulda başarısızlık söz konusudur.
Kurallara kasıtlı olarak itiraz etmekten ziyade düşüncesizce ihlal sebebiyle kendilerini disiplinde sorun yaşayan çocuklar olarak bulurlar.

ÖFKE NÖBETLERİ GÖRÜLEBİLİR

Erişkinlerle ilişkileri normal dikkat ve çekinmenin olmayışı sebebiyle sıklıkla sosyal olarak bozulmuştur. Diğer çocuklar arasında da popüler değillerdir ve izole hale gelebilirler. Özsaygıları azalır. Sık sık öfke nöbetleri görülür. Etraftan gelen, devamlı artan şikayetler nihayet herhangi bir şeyler yapılması gerektiği sinyallerini verir. İlk akla gelen soru şudur: Acaba bu çocuk normal mi?

Ne zaman bir hastalık olarak görülebilir?
Son yıllarda ‘Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu’ (DHEB) deyimi her yerde duyulur oldu. Ancak her hareketli çocuk hiperaktif değildir. Bu olguyu normal çocuk davranışlarından ayırt etmemiz gerekiyor. Zira kesin tanı konmadan ilaç tedavisi yapılmaz. Davranış bozukluklarında danışmanlık hizmetleri ön plana çıkar.

Uluslararası Hastalık Sınıflandırması (ICD) şu şekilde tarif ediyor hiperkinetik bozuklukları:  Erken dönemde başlama (genelikle yaşamın ilk beş yılı içinde), kötü organize olmuş, iyi regüle edilememiş aşırı aktiviteyle birlikte bilişsel olarak katılınan aktivitelerde ısrarın ve bir aktiviteyi tamamlamadan diğerine geçme eğiliminin olmasıyla karakterize bir grup hastalıktır. Diğer birçok anormallikle de bağlantılı olabilir.

Aşırı hareketlilik, dikkat eksikliği ve impulsivitenin üç ana belirti olarak sayılmasına rağmen bilmek gerekir ki, bilhassa kız çocuklarında hiperaktivite olmadan da sadece dikkat eksikliği bozukluğunun bulunabileceğidir. Bu olgu derslerde sanki rüya görüyormuş gibi oturan kız çocuklarında ayırıcı tanı olarak düşünülmelidir.

ALGILAMA SORUNU VARSA TESPİT EDİLMELİ

Davranış sınırlarını göstermeme, fazla şımartma, kuralsız ve tutarsız eğitim, dayak atma, aşırı televizyona bakma gibi çocuk yetiştirmede yapılan bazı hataların veya çeşitli ailesel sorunların benzer şikâyetlere yol açtıkları bilinmektedir.

Bilişsel işlevlerin bozulması, motor ile dil gelişimindeki gecikmelerin oransız olarak sık görülmesi sebebiyle psikolojik testler, zeka testi, gelişim testleri yapılmalı ayrıca algılama bozuklarının bulunup bulunmadığı saptanmalıdır.

Gözlem formlarının doldurulması tanıda yardımcı olur. Hastalığın doğru teşhis edilmesi bir kaç hafta alabilir.

PSİKOTERAPİ VE AİLE DANIŞMANLIĞI GEREKLİDİR

Motor veya algılama bozukluklarında ergoterapi alıştırmaları düşünülebilir. İlaç tedavisinin yanı sıra çocuk yetiştirme konusunda uzman danışmanlık ile çocuklara davranışsal yaklaşım yöntemlerinin tekrar gözden geçirilmesi çok önemlidir.

Ailevi sorunlarda ‘Sistemik Aile Terapisi’ çözüm bulmada yardımcı olabilir. Hekim, psikolog, aile ve okul tedavi sürecinde birlikte yer almalıdır.

AİLE YANLIŞ DAVRANIŞLARDAN KAÇINMALI


Çözüm uzman hekimin gerekli gördüğü tedavi protokolüne aynen uymaktan geçer. Tedaviye bütüncül bakılmalı aile danışmanlığı almaktan bu çocukların ebeveynleri uzak durmamalıdırlar. Bu durum bir rahatsızlıktır ve profesyonel yardım gerektirmektedir. Dövüp dayak atma gibi cezalandırmalar sorunları daha kötüye götürebilir. Çocuklarımızı yetiştirirken cezalandırmaktan çok ödüllendirme yöntemine başvurmamız gerekiyor. Ancak bu disiplinsiz yetiştirme anlamına gelmez elbette.

İLAÇ NE ZAMAN DÜŞÜNÜLÜR?

Tedaviye başlamadan önce tanı bir doktor tarafından konmalıdır. İlaç ancak gerekli bütün testler yapıldıktan, teşhis kati olarak konduktan sonra verilir. Sadece çocuklar çok hareketli veya okulda başarısız diye ilaç verilmesi sakıncalıdır. İlacın uyku ve iştah değişikliği, bazen tiklerin artması gibi yan tesirleri olmasına rağmen doğru teşhis konduğunda ve devamlı doktor kontrolü yapıldığı takdirde bir sorun çıkmaz. Gelişen olumsuz durumlar olduğunda ilacı kesme yoluna gidilmemeli mutlaka hekimi ile durum paylaşılmalıdır. Tedavi sorumluluğunun hekimde olduğu göz ardı edilmemelidir.

Hangi rahatsızlıklar hiperaktiviteye zemin hazırlar?
Hiperaktivite dikkat eksikliği bozukluğunda olur. Mental reterdasyonda olur ve bununla beraber gelişebilir. Zeka özrü olanlarda da ayrıca bu olabilir. Otizm ve buna benzer yaygın gelişimsel sorunlarda olur. Bu aşırı hareketlilik demektir. Bipolar bozukluğun mani evresinde de olur.

Terapi sürecinde neler var?
Bilişsel davranışçı terapi yapılmaktadır. Ailede ortamı düzenlemek için aile danışmanlığı yapılmaktadır. İkinci aşama da çocuklarla yapılan tedaviler vardır. İlk önce özgüven kazandırma çalışmaları yapıyoruz. Çocuğa bir ödev veriyoruz. Bunun için belirli bir dakika veriliyor ve yapınca ödül alıyor. Aferin deniliyor sonra ikinci ödeve geçiliyor. Genelde bunlar kağıt kalem üzerine yapılan ödevler oluyor ya da iletişim becerilirini artırıcı şeyler olabiliyor. Bir hikaye okunuyor ve sonucu tahmin edilmeye çalışılıyor. Çocuk her yaptığı olumlu  davranış için ödül alırken yapamadıkları için bir şey almıyor.

Dürtüsel çocuklarda davranışını yapmadan önce dur ve düşün deniyor. Burada çocuk önce durmaya sonra düşünmeye sonra hareket etmeye alıştırılıyor. Çok hiperaktif olanlarda belirli dakikalar konuyor. Belirli parçalara bölünüyor zaman ve kısa ödevler veriliyor.

Kız çocuklarındaki belirtileri

Kız çocuklarında dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun en önemli belirtisi aşırı cesarettir. Başka çocukların yapamayacağı eylemlere hatta bir kız çocuğundan beklenmeyen eylemlere girerler. Yüksek bir duvardan atlayabilirler. Hareketleri kontrolsüzdür.

Koşuşturmaları fazladır. Şiddetin kullanıldığı oyunlara meraklıdırlar. Evcilik yerine futbol, kovboyculuk, hırsız-polis gibi oyunlar oynarlar. Diğer kız çocuklarıyla ilişkilerinde ciddi problemler yaşarlar. İlişkilerinde fevri hareketlerde bulunurlar.

Ama bu kız çocuklarının cinsel kimliğinde bir sorun yoktur.
AA
Hatta bazen çok hanım hanımcık da olabilirler. Bu rahatsızlığı olan kız çocuklarının her şeyden çok çabuk sıkıldıklarını, oyunlarında da hep yöneten olmak istedikleri için sorunlar yaşadıklarını ortaya koymuşlardır. Bu kız çocuklarının ergenlik döneminde de çok cesur olurlar. Bu ergenlikte riskli davranışlara girmelerin arttırır. Sokağa fazla adapte olma, belli arkadaş grupları içinde rol alma, genellikle erkek çocuklarının bulunduğu gruplara takılma, gece geç vakitle kadar dışarıda kalma, kimse bana bir şey yapamaz düşüncesi içinde olma gibi davranış ve düşünce içinde bulunurlar.
 

Paylaş:



İlginizi Çekebilcek Diğer Yazılar
  • Psikiyatri, ruhsal bozuklukların ve duygusal ve davranışsal bozuklukların kökeni, teşhisi, önlenmesi ve yönetimi ile ilgilenen tıp dalıdır. Bu nedenle
  • Metabolik sendrom, kalp hastalığı, diyabet, felç ve diğer sağlık sorunlarına yol açabilen bir hastalık türüdür. Metabolik sendromun altında yatan nede
  • Kadın-erkek ilişkilerinde en kritik soru bu olsa gerektir. Evliliğin başlangıcında romantik duygular daha baskındır. İkinci dönemde kişilik ve güç çat
  • Nikotin bağımlılığı Kalp hastalığı, felç, kanser, akciğer hastalığı ve diğer birçok sağlık durumu riskinizi artırmanın yanı sıra, sigara içmek beynini
  • Özgüven, özsaygı, özdeğer gibi kavramları içeren ego, genler ve stres gibi pek çok faktörden etkileniyor.
  • Krampların nedenleri nelerdir? Krampların nedeni tuz eksikliği midir? Bu ne kadar doğru? Kramp sırasında ne yapmak gerekir?
  • Randevu Al