Egzersizle vücut atıklarından arınıyor

Yeni bir çalışmaya göre egzersiz, vücudumuzdaki hücrelerin atık maddelerden arındırılmasını hızlandırıyor.

Egzersizle vücut atıklarından arınıyor

Yeni bir çalışmaya göre egzersiz, vücudumuzdaki hücrelerin atık maddelerden arındırılmasını hızlandırıyor.

Bu, sporun en değerli ya da en azından en gözle görünür etkilerinden biri. Günlük hayatın getirdiği yıpranma ve yorgunluğun hücrelerin üzerine "yapıştığı" uzun süredir biliniyor. Parçalanan ya da deforme olan proteinler, partiküllere ayrılmış hücre çeperleri, saldırgan virüsler ve bakteriler, yaşlanmış mitokondri (hücrelerin içindeki enerji üreten küçük organeller) gibi bozuk hücre bileşenleri, hücrelerin içinde adeta bir çöp dağı oluşturur. Çoğu durumda, hücreler bu enkazı süpürmeye başarır. Hatta atıkları yakıt olarak kullanmak üzere geri dönüştürür. Otografi ya da "kendi kendini yeme" adı verilen bir süreç aracılığıyla, hücreler sitoplazmalarındaki atıkları içine çeken çeperler oluşturur ve onları atıkların parçalanıp enerji üretmek için yakıldığı lizozoma taşır. Bu verimli sistem olmasaydı, hücreler atıklar yüzünden nefes alamayıp işlevini yitirebilir ya da ölebilirdi. Bazı bilim insanları, bozuk otografi mekanizmalarının diyabet, kas distrofisi, Alzheimer ve kanser gibi bir dizi hastalığa yol açtığından şüpheleniyor. Orta yaşa gelindiğinde otografinin yavaşlamasının ise, yaşlanmada önemli bir rol oynadığı düşünülüyor. Çoğu metabolizma uzmanı sürecin zamanında açlığa bir tepki olarak geliştiğini düşünüyor. Hücreler, canlı kalmak için işe yaramayan bölümlerini yiyordu. Petri kaplarında hücreler aç bırakıldığında ya da fizyolojik olarak stres altında olduklarında, otografi hızı artıyor. Egzersiz de fizyolojik bir stres. Ancak egzersizin hücrelerin içindeki otografi oranını etkileyip etkilemediğini ve bunun vücudun tamamına yansıyıp yansımadığını araştıran bilim insanı sayısı kısa süre öncesine kadar çok azdı. Dallas'taki Texas Üniversitesi Southwestern Tıp Merkezi'nde görevli araştırmacı Doktor Beth Levine'e göre, egzersiz ve otografi arasındaki etkileşim konusunda ciddi miktarda bilgi açığı bulunuyor. Nature dergisinde yayımlanan yeni araştırmada, Levine ve meslektaşları laboratuar ortamında farelere koşu yaptırdı: 30 dakikanın ardından farelerin hücrelerinde önemli ölçüde çeper artışı gerçekleşti. Bu, egzersizin hızlandırılmış otografiye neden olduğunu gösteriyordu. Bulgular hücrelerdeki temizlenmenin farelerin sağlığına nasıl etki ettiğini açıklamıyordu. Araştırmacılar bu yüzden normal otografi seviyelerine sahip olan ancak stres karşısında hücrelerindeki otografi oranını artıramayan yeni bir fare türü yarattı. Koşu yaptırılan fareler çabucak yoruluyordu. Vücutlarındaki kaslar normal farelerin yaptığı gibi kandan şeker alamıyordu. Levine fareleri yağlı bir yulafla besleyip diyabete yakalanmalarına neden olduktan sonra, sağlıklı fareler yağlı beslenmelerine rağmen egzersizle diyabetten kurtulmayı başardı. Otografiye dayanıklı olan fareler haftalarca koşmalarına rağmen diyabetten kurtulamadı. Hücreleri kan şekerini normal bir şekilde ememiyordu. Kolesterol seviyeleri de yüksekti. Egzersiz sayesinde daha sağlıklı olmamışlardı. Araştırmacılar, egzersiz aracılığıyla otografi seviyesini artırmanın, egzersizin sağlığa faydalı olması açısından büyük önem taşıdığına kanaat getirdi. Virginia Üniversitesi'nden İskelet Kasları Araştırma Merkezi'nin Direktörü Zhen Yan'a göre, araştırma egzersizin sağlığa nasıl yararlı olduğunu daha iyi anlamamızı sağlıyor. Bu araştırmadan çok sayıda anlam çıkarılabilir. Egzersize yeteri kadar yanıt veremeyen insanların, güçsüz bir otografi sistemi olabilir. Levine, "İnsanlarda otografiyi araştırmak çok zor" diyor. Yine de otografiyi artıran ilaçlar ve kişiye özel egzersiz programlarıyla, herkesin egzersizden tam fayda sağlaması mümkün olabilir. Araştırma her şeye rağmen aktif olmanın önemini vurguluyor. Egzersizin koşu yapan farelerin hücrelerine nasıl temizlediğini gören Levine, evine bir koşu bandı aldı. THE NEW YORK TIMES
Paylaş:



İlginizi Çekebilcek Diğer Yazılar
  • Trol nedir, kime denir? Anlayalım, öğrenelim, saptayalım, ayıklayalım ve tabii ki kurtulalım. Peki nasıl? İşte rehberiniz...
  • Bu depresyonun sıklığı %5-20 olarak bildiriliyor. Peki Postpartum depresyonu nedir? Kadınlar doğum sonrası ilk yıl içinde, psikiyatrik hastalıklar (an
  • Ağustos böceğinin ötüşü doğanın en hoş seslerinden biri olarak görülür. Bu böceğin sesi gizemli olduğu kadar yüksektir de.
  • Kirazın gut hastalığından kaynaklanan ağrıları dindirdiği bildirildi.
  • Cep telefonları ve diğer elektronik cihazların hassas elektronik sistemleri etkileyebileceği söyleniyor. Ama bunu kanıtlamak neden bu kadar zor?
  • Vişne nelere iyi geliyor?Kırmızı meyvelerden vişnenin ekşi tadının yanında çok tatlı, sağlığa yararlı etkileri var.
  • Randevu Al