Darwin'in güvercinleri

Charles Darwin 1855'te güvercin yetiştirmeye başladı. Taşradaki ma l ikânesi n i n bahçesine bir güvercinlik inşa etti. İşte Darwin'in güvercinlerine daha modern bir bakış.

Darwin'in güvercinleri

Charles Darwin 1855'te güvercin yetiştirmeye başladı. Taşradaki ma l ikânesi n i n bahçesine bir güvercinlik inşa etti. İşte Darwin'in güvercinlerine daha modern bir bakış.

darvinİçini Londra'daki güvercin yetiştiricilerinden satın aldığı kuşlarla doldurdu. En şaşalı cinsleri tercih ediyordu: Balonlar, ulaklar, barblar, tavus kuyruklular, kısa yüzlü taklacılar ve daha niceleri. Daha sonra, kuşlarla yaptığı deneylerden edindiği bilgilerin önemli yer tuttuğu "Türlerin Kökeni" kitabına, "Kuşların çeşitliği hayrete verici" diye yazacaktı. Darwin'e göre güvercin yetiştirmek, doğada olup bitenin bir aynasıydı. Doğa güvercinsever rolünü oynuyor, içlerinden hangilerinin yeniden üreyeceğini seçiyordu. Doğal seçilim, yetiştirici insanlarınkinden daha yavaş ilerliyordu ama çevremizdeki yaşam çeşitliliğini üretmek için çok daha fazla zamanı oluyordu. Darwin'den sonra yetişen biyologlar, meyve sineği ve koli basili gibi diğer türlere odaklandı. Ama şimdi Utah Üniversitesi biyologlarından Michael D. Shapiro, tekrar güvercinleri incelemeye başladı. Geçenlerde Science dergisinin web sitesinde yayınlanan bir makalede, Shapiro'nun liderliğindeki uluslararası bir ekip, Darwin'in o dönemde erişemeyeceği bir bilgi kaynağını kullandıklarını açıkladı: Güvercin genomu. 40 farklı türün gen dizilimini yaptıklarını söyleyen Shapiro, değişime yol açan mutasyonların aradıklarını belirtti. Arkeologlara göre, kaya güvercinler ilk olarak Mezopotamya'daki çiftliklere gelip oradaki tahıllarla beslendi. Daha sonra çiftçiler besin olarak bu kuşları evcilleştirdi. Sonra da posta taşımaları için eğitti. M.Ö. 8'inci yüzyılda Yunanlar güvercinleri Olimpiyat oyunlarının sonuçlarını iletmek için kullanıyordu. Sonunda insanlar güvercinleri hobi olarak yetiştirmeye başladı. 16'ncı yüzyılda Hint-Moğol İmparatoru Ekber Şah'ın 10 bin güvercinlik koleksiyonuyla seyahat ettiği bilinir. Shapiro ve meslektaşları, bu cinslerin soyağacını çıkardı. Örneğin, Ekber Şah'ın favorilerinden olan tavus kuyruklu güvercinin İran'daki cinslerle yakın akraba olduğunu buldular. Shapiro, bu akrabalığın Hindistan ile İran arasındaki İpek Yolu ticaretinin sonucu olabileceğini düşünüyor. Yetiştirilen bazı güvencinler kaçıp doğadaki yabani kaya güvercinleriyle çiftleşirdi. Bu yüzden Shapiro'nun ekibi saf kaya güvencini DNA'sına sahip bir kuş bulmakta zorlanıyor. Avrupa l ı sömürgec i l e r, evcilleştirdikleri güvercinleri beraberlerinde Yeni Dünya'ya götürdü. Burada gıda, posta taşımak ve eğlence olsun diye yetiştirdi. Shapiro, Darwin'in yapamadığını yapmaya çalışıyor: Kuşların evriminin genetik temelini bulmak. Hedefini ulaşmak için ise etkileyici bir özelliği tercih etmiş: Sorguçlar. Shapiro, "Bazı kuşların kafasında sadece ufak bir çıkıntı var. bazısında ters dönmüş kabuğa benzeyen bir şişkinlik. Bazısının yelesi var. bazısının kafası ise tüyler içinde kayboluyor" diyor. Ekip, sorguçlu cinslerin en yakın akrabalarının sorguçsuz cinsler olduğunu buldu. Bir başka deyişle, güvercin yetiştiricileri kuşlarda beş ayrı zamanda sorguç üremesini sağlamış. Ekip, tüm sorguçlu cinslerin EphB2 geninde aynı mutasyonu paylaştığını da buldu. Kuş embriyolarının derisinde plakod adlı kalın bir doku tabakası olur ve bu tabakadan daha sonra tüyler çıkar. Ekip, sorguçları olmayan kuşlarda EphB2'nin plakodların dibinde, sorguçlu kuşlarda ise plakodların tepesinde faal olduğunu bulguladı. Deneye göre, EphB2 plakoda neresinin yukarısı olduğunu söylüyor. Çoğu güvercinde, tüylere boynun altına doğru büyümeleri emrediliyor. Ama mutasyon, EphB2'nin devreye girdiği yeri değiştiriyor ve tüylerin yukarı doğru büyümesini sağlayıp sorguç üretiyor. EphB2'nin sorguçlu versiyonu, sadece bir kere mutasyondan geçiriyor. Tüyleri tersine çevirmek için mutant genin iki kopyası lazım. Mutasyon bir kez oluştu mu, çocuklarına da geçiyor. Mutasyonu taşıyan iki sorguçsuz güvencin çiftleşince de sorguçlu çocuk olabiliyor. Shapiro, "Elimizde ne kadar çok örnek olursa, evrimsel değişimin genel eğilimlerini o kadar iyi anlarız" diyor. THE NEW YORK TIMES
Paylaş:



İlginizi Çekebilcek Diğer Yazılar
  • Trol nedir, kime denir? Anlayalım, öğrenelim, saptayalım, ayıklayalım ve tabii ki kurtulalım. Peki nasıl? İşte rehberiniz...
  • Bu depresyonun sıklığı %5-20 olarak bildiriliyor. Peki Postpartum depresyonu nedir? Kadınlar doğum sonrası ilk yıl içinde, psikiyatrik hastalıklar (an
  • Ağustos böceğinin ötüşü doğanın en hoş seslerinden biri olarak görülür. Bu böceğin sesi gizemli olduğu kadar yüksektir de.
  • Kirazın gut hastalığından kaynaklanan ağrıları dindirdiği bildirildi.
  • Cep telefonları ve diğer elektronik cihazların hassas elektronik sistemleri etkileyebileceği söyleniyor. Ama bunu kanıtlamak neden bu kadar zor?
  • Vişne nelere iyi geliyor?Kırmızı meyvelerden vişnenin ekşi tadının yanında çok tatlı, sağlığa yararlı etkileri var.
  • Randevu Al