E-bültenimize kayıt olarak güncellemelerden haberdar olabilirsiniz.

ERGENLİKTE NELER YAŞANIR

ERGENLİKTE NELER YAŞANIR

BABY&YOU DERGİSİ

Bu sürenin başlangıç, süre ve sonlanımı sosyal, kültürel ve bireysel olgunlaşma düzeyi ile ilgilidir...

 



Npistanbul Etiler Polikliniği'nden Uzm. Dr. Melek Gözde LUŞ anlatıyor:

Ergenlik çağı belirgin ve hızlı bedensel, ruhsal ve toplumsal gelişimlerin görüldüğü, çocukluktan erişkinliğe geçiş dönemidir.

Bu sürenin başlangıç, süre ve sonlanımı sosyal, kültürel ve bireysel olgunlaşma düzeyi ile ilgilidir.
Başlangıcın belirleyicisi pubertedir (cinse özgü fiziksel değişikliklerin ortaya çıkışı). Şu an pek çok araştırmacı ergenlik döneminde temelde aileden bağımsızlaşma mücadelesinin olduğunu, bunun sancılı bir süreç olabileceğini bilmektedir.

Ancak önemli olan bu dönemde sağlıklı ergenliğe ait özellikleri ruhsal problemli ergenlerden ayırt etmektir. Bu dönemin zor ve sıkıntılı bir dönem olması demek, ergenlerin gösterdiği bütün ruhsal sıkıntıları "normal" kabul etmek demek değildir.

Normal ergenlerde, ergenlik öncesi döneme oranla aileden uzaklaşma eğilimi, arkadaşlarla daha fazla vakit geçirme isteği, anne - babanın onu çocuk gibi algılayıp sürekli müdahale etmesine tepkili olma doğaldır. Ancak bu tepkiler ölçülü, daha çok tartışılarak daha fazla hak kazanmaya yönelikse, yıkıcı kural dışı eylemler söz konusu değilse, ergenliğin normal gidişi içinde değerlendirilir. Gençlik sorunlarının temelinde, aile içindeki iletişim problemleri vardır.

Sadece anne-baba, çocuk arasında değil, karı-koca arasında da iletişim sorunları neden olmaktadır. Bu iletişim sorunun en önemli sebebi anne-babanın çocuğu dinlememesidir. Genç dinlenmemesi karşısında, kendi içine kapanır, kendi kendine konuşur.

Değer verilmediğini, dışlandığını düşünür.

Ergenlik çağından önce süperegonun gelişmemiş olması, çocuğun kendini gözleme ve eleştirme yetisinin zayıflığı, dışa dönüklüğü, dürtülerin dizginleşmemiş oluşu nedeniyle durgunluk, çökkünlük, umutsuzluk, kendini suçlama gibi temel depresyon belirtileri apaçık ortaya çıkmazlar; çıksa da sürekli olmazlar. Başka bir deyişle, üstbenlik, benliği ve dürtüleri tama egemenliği altına alamaz. Genç, depresyona karşı kendini savunmaya girişir.

Ortaya üstü örtülü, dolaylı ya da depresyon eşdeğerleri denen belirtiler çıkar. Altta yatan depresyon göstergesi olabilecek belirtiler şunlardır: Genç can sıkıntısı çeker ve tedirgindir; hiç bir işle uzun süre ilgilenemez, bir uğraştan diğerine yönelir. Ancak sonun getiremez. İstekle başladığı bir işten çabuk bıkar; coşku ile bezginlik arsında gider gelir. Dikkatini yoğunlaştırmakta güçlük çeker; okuduğunu anlamaz "okuduklarım kafama girmiyor" der, unutkanlıktan, dalgınlıktan yakınır.

Ders dinleyemez ve başarısı düşer. Bedeniyle uğraşır, yorgunluktan, başa ağrısından, mide bulantısından, karın ağrısından, uykusuzluktan yakınır. Anne babalar ergenlerin ayrı birer kişilik olduklarını kabul etmeli ve  kendi kimliklerini ortaya koymalarına izin vermelidirler.

Bu tarzda yaklaşılmayan genç, arkadaş veya çeşitli topluluklara dahil olarak kendini kabul ettirmeye çalışır ve kendisiyle uyuşmayan görüş veya davranışları benimseyebilir.