UYKUSUZ BIRAKAN İLİŞKİLER

UYKUSUZ BIRAKAN İLİŞKİLER
Paylaş:

PSİKOHAYAT DERGİSİ

Uykumuzu bölecek kadar günlük yaşamız da stres yaratacak ilişki ile ilgili değişimler nelerdir? Neler hayatımızı zorlaştırır.


Memory Center Nöropsikiyatri Merkezi'nden Uzman Psikolog Zehra Erol anlatıyor:

Çoğumuz  stres nedeniyle uyku uyuyamadığımızı, uykumuzun bölündüğünü , uykuya dalamadığımızdan sıklıkla bahsederiz. 

Stres yaratan sadece işimiz midir? İlişkilerde hayattaki en büyük stres kaynaklarıdır. Uykumuzu bölecek kadar günlük yaşamız da stres yaratacak ilişki ile ilgili değişimler nelerdir.

1.Eşin, sevgilinin kaybı.
2.Boşanma
3.Ayrı yaşama
4.Evlenme
5.Eşlerin sevgililerin barışması
6.Aile üyelerinin birinin sağlığında değişiklik.
7.Hamilelik
8.Cinsel zorluklar
9.Eşle tartışma
9.Kayınvalide/kayınpederle zorluklar
10.Aldatılmak

Bunların hepsi tek başına strese neden olan yaşamdaki değişimlerdir. Bunların çoklu görünümleri de yaşamımızda var olabilir. aynı anda hem aile bireylerinin birinin sağlığı bulabilir, hemde kayınvalidemiz ile sorun yaşayabiliriz. Bu durumda da stresin bize etkisini yoğun olarak yaşarız..

Bu değişimler nasıl tekiler bizi..Öncelikle yaşamdaki en belirgin değişimlerden biri eşin yada sevgilinin kaybıdır. Ölüm kendimizi en çaresiz hissettiğimiz yapacak hiç birşeyin olmadığı durumlardır. Birden bire hem en yakınımızın kaybını yaşarız, diğer yandan kendimizin de ölümlü olduğu acı bir şekilde yüzümüze çarpar, diğer yandan da o olmadan nasıl yaşacağımızı bilememenin şaşkınlığını yaşarız. Her kayıp sadece yaşamın değişimi sonucu oluşan stres gibi yaşanmaz. Bazı kayıplar tramvatik yaşantılar şeklinde görülür. Hele ölüm aniden oluşur, sarsıcı bir şekilde meydana gelirse bizi daha derinden yaralar. Ölüm gibi, aldatma, aile üyelerinin birinin hastalanması gibi aniden, beklenmedik ve sarsıcı şekilde oluşan  durumlar ilişkideki travmatik  yaşantılardır.

Kişinin fiziksel ve psikolojik sağlığı tehdit altındadır. Bu yaşantılar sonucunda kaygı, mutsuzluk, ümitsizlik, genel bir huzursuzluk hali yaşamdan zevk alamama sıklıkla görülür. Olan olay kişinin gelecekle ilgili beklentilerini zedeler. Örneğin 16 yıllık eşini kaybeden bir bayanın geleceğe dair hiçbir ümidinin kalmayışı "her şeyi birlikte yapardık, bir kaza ile kaybettim şimdi tek başıma ne yapacağım" demesi bu darbenin kendi üzerindeki etkisini betimlemektedir. Yine aldatma da benzer bir etki yaratır. Eşine hep güvendiğini söyleyen ondan kuşkulanmayan bir bayanın yaşadığı durumda buna bir örnektir. Eşinin  telefonunu karıştırırken birden kendisine yollanmayan ama "seni seviyorum" şeklinde yazılmış bir mesaj da buna örnektir. Beklenmedik bu mesaj kişiyi üzer, derinden yaralar. 

Bu tarz yaşam olaylarından sonra gösterilen tepkiler belli bir süre doğal karşılanır. Ancak bir süre sonra iyileşme hali görünmüyorsa yardım almak gerekir. Yaşanan olaya ait görüntüler kişin gözünün önünden gitmez, istemsiz düşünce ve davranışlar, dikkat ve konsantrasyon güçlüğü, sosyal ortamdan uzaklaşma, yaşama karşı isteksizlik, karamsarlık önemli belirtilerdir.

YARDIM ALINMALI


Bu şekilde gelişen travma sonucu oluşan sorunlar da psikoterapi yardımı oldukça önemlidir. Çünkü insan eliyle oluşan travmalarla başa çıkmak oldukça zordur.. Aşağılama, terk etme, başarısızlık, ihmal etme de insan eliyle yapılan travmalardır.  Çünkü ister istemez kişi o noktada engel olamadığı için bu duruma kendine yönelik öfke de yoğun olabiliyor. "Nasıl fark edemedim?" "Neden göremedim?" diyerek sürekli bu olay yaşınır.

Tramva bir aydan fazla sürede şekilde geçmişe sık sık dönme, araya giren düşünceler ve kabuslar görülür. Olayla bağlantılı yerlerden, durumlardan, konuşmalardan kaçınma vardır. Stres semptomları, kaygılar ve korkular, dikkat dağınıklığı, hafıza zorlukları da gözlemlenir. Temelde  duygu oldukça belirgindir. Olayın olmasından sorumlu kişilere yoğun bir öfke.   Kaybedilene yönelik yoğun üzüntü.  Kaybedilen mutlaka bir kişi değildir. Olay kişinin inancını da sarsabilir. Olayın tekrarlanmasına yönelik yoğun bir korku duygusu.    

YOĞUN ÜZÜNTÜ YAŞANIR

Travmanın tedavisin de kullanılan yöntemlerden biri de EMDR'dir. EMDR'nin açılımı; Göz Hareketleri ile Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşlemedir. EMDR ile amaçlanan geçmişe ait anıların bilişsel yeniden düzenlenmesi, uygun duygu ve fiziksel tepkilerin oluşmasını sağlamak. Var olan stres faktörünü tetikleyen uyarana karşı duyarsızlaşmanın sağlanması ve gelecekte uyumlu olabilmesi için uygun tutum, beceri ve arzuların kazandırılmasını içerir. 

Yukarıda anlatılan tramvatik durumlar dışında hayat içinde değişimlerinde yarattığı stresin etkileir de uykusuzluğa nedne olur. İlişkilerde stres neden olan sorunlardan biri ölüm, ayrılma, geniş aile yapısına bağlı olarak ortaya çıkan kayınvalide, kayınpeder ile ilgili sorunlar, iş yaşamının yarattığı gerginlikleri eve taşıma, ayrı yaşama, taşınmanın getirdiği zorluklar..vb

STRES TEPKİLERİ NELERDİR?

Bir tehditle karşılaştığımızda savaş yada kaç  tepkisi oluşur. Fiziksel stres işaretlerinin faaliyeti artar.  Kalp çarpıntısı, sık nefes alıp vermek, terleme vb.. görülür. Ancak bazen tehdit beklenmedik şekilde gelişen olaylar dışında taleplerin birikmesi ve yaşam içinde değişikliklerde uzun süreç sonunda strese neden olur. ( devam eden kavgalar, kayınvalide/kayın pederin müdahalesi/iş yaşantısındaki uzayıp giden sorunlar..) olaylarda strese sebep olur. 

Bedensel etkileri yanında mutsuzluk, düşüncelerde karışıklık, uykusuzluk, ağlama, aşırı tepki,, aşırı huzursuzluk görünür. Karar alma güçlükleri, dikkat verememe, kolayca sinirlenmek de  belirtilerdendir. Bazı durumlarda uykusuzluk, bazen de çok uyuma isteği şeklinde görülen bir uyku düzenin de bozulma vardır. Bu  da stresin etkisi altında olunduğunun kesin belirtisidir.  Stresle başa çıkmak becerilerini geliştirmede bedensel gevşemeyi öğrenmek önemlidir. - Nefes egzersizleri, gevşeme egzersizleri; Nörobiofeedbackle  kişilere stresli bir vücudun tepkileri bilgisayar ekranına yansıtılarak gösterilir.

Daha sonra bu  nefes ve gevşeme egzersizleri  ile  stresle başa çıkma çalışmaları öğretilir. Diğer önemli konuda iletişim becerileridir. İlişkilerde özellikle karşımızdakini dinlemek yerine tahminde bulunmak, "sen böylesin", "senin yüzünden"..vb suçlayıcı ifadelerde bulunmak  iletişimdeki hatalardan bazılarıdır..İlişkilerdeki sorunları aşabilmek için bir uzman yardımı ile bunlar üzerinde çalışılması gerekir. Ayrıca ilişkilere ait gerçek dışı inanışlarda stresi etkileyen diğer nedenlerden biridir. Örneğin, "her sorunun mutlaka , kesin bir çözümü vardır.", "kendi başıma sorunlarımı çözemem", "mutsuzluğum benim dışımdaki nedenlerden kaynaklanıyor." Bu gerçek dışı inanışlara birer örnektir. Bu inanışlar da bizim sorunlarımızı çözmemize yaşamımızdaki değişimlere ayak uydurmamıza engel olur.  İnançlarımızdan gerçekdışı ve stres yaratanları olanları seçip algılamamızı farklılaştırmamızda stresle başa çıkma da oldukça önemlidir.