Türkiye'nin ruh sağlığı Van depremiyle sarsıldı

Türkiye; Marmara, Afyon, Elazığ derken şimdi de Van’da meydana gelen 7,2’lik depremle sarsıldı.

Türkiye'nin ruh sağlığı Van depremiyle sarsıldı
Paylaş:

Türkiye; Marmara, Afyon, Elazığ derken şimdi de Van’da meydana gelen 7,2’lik depremle sarsıldı.

789Türkiye tüm birimleriyle seferber olmuş enkaz altından yaralı kurtarma çalışmalarını sürdürürken hayatını kaybedenlerin sayısı ise her geçen dakika artıyor. Yaralı kurtulanlara ise barınma, beslenme ve psikolojik destek sağlanıyor… Doğal afetler, savaşlar, göçler gibi doğa olayları insan ve toplum üzerinde derin izler bırakıyor. Öyle ki bu izler yıllar geçse de benzer bir olay karşısında yeniden canlanıyor, kişiyi ve toplumu o günlere tekrar sürüklüyor. Türkiye tarihinin en büyük depremlerinden birini 22 Ekim Cumartesi günü Van’da yaşadı. Merkez üssü Van'ın Merkez ilçeye bağlı Tabanlı köyü olan 7.2 büyüklüğündeki deprem çevre illerde de hissedildi. Artçı sarsıntılar nedeniyle çevre illerdeki vatandaşlar evlerini terk ederek sokaklara döküldü. Depremde kent merkezinde çok sayıda binanın çöktüğü belirtilirken Türkiye deprem gerçeğiyle bir kez daha yüz yüze geldi. Depremler ülkesi Türkiye, bu depremle korku, panik ve kaygıyı bir kez daha en derinden yaşadı. Deprem gerçeği karşısında NP GRUP uzmanları depremin psikolojik etkileri üzerine önemli değerlendirmelerde bulunuyor. NPİSTANBUL Hastanesi psikiyatri uzmanı Gökben Hızlı Sayar; Bu ruhsal tepkiler hakkında bilgi sahibi olunursa, depremin psikolojik etkilerinden kurtulmak da daha hızlı olur. 1999 Marmara depreminin üstünden neredeyse on iki yıl geçmesine rağmen hala asansöre binememek, binaların üst katlarına çıkamamak, depremle ilgili görüntüleri izleyememek gibi kaçınma davranışları yaşanabilmektedir. Bu tür korkulardan kurtulmanın yolu kaçınmak değil, korkunun üzerine gitmektir. DEPREM ÇOCUKLAR ÜZERİNDE ÇOK DAHA FAZLA ETKİLİ Çocuklar da ana babanın verdiği abartılı tepkilerden etkilenmekte ve yalnız yatamama, huzursuzluk, kolay ağlama, okula gitmek istememe gibi davranışlar göstermektedirler. Çocuklar çevresindekilerin endişelerinin farkındadırlar. Sizi izleyip tepkilerinizden ipuçları yakalamaya çalışırlar. Siz panik içindeyseniz çocuk daha çok panik yaşar. Çocukların ruh sağlıklarını korumak adına onların yanında mümkün olduğunca depremle ilgili korkular kontrol altında tutmalı ve çocuklara onların anlayabilecekleri düzeyde bilgi vermelidirler.

DEPREM KAYGISI YAŞAMI OLUMSUZ ETKİLİYOR

Gelecekte olacağına inanılan bir başka depremin abartılı şekilde beklenmesi ve sürekli deprem kaygısı ile yaşanması kişilerin hayatını olumsuz yönde etkilemektedir. Ülkemizin deprem kuşağında bulunması sebebiyle depremin hayatımızın birçok döneminde karşımıza çıkabilecek bir doğa olayı olduğunu unutmamalıyız.

DEPREM KONUSUNDA BİLİNÇ ŞART

Daha sağlam binalar inşa etmek, deprem anında neler yapmak gerektiğini bilmek gibi önlemleri aldıktan sonra günlük hayatımıza olağan şekilde devam etmeyi öğrenmek zorundayız Yaşanan depremlerle zihinlerde saklanmış kaygı depremini uyandığını ifade eden Memory Center Nöropsikiyatri Merkezi psikologu Yıldız Burkovik, depremin eskiden kalan ve parçalanmış paniklerin yeniden birleşmesine neden olduğunu söyledi. Türkiye’de deprem gerçeğini kabul etmek gerektiğini hatırlatan Burkovik, kişinin sallantılar karşısında korkuyla ve kaygıyla mücadele etmeyi, baş etmeyi öğrenmek gerektiğini ifade ediyor.

KONUŞUP KORKUYU BESLEMEYİN

Kesinlikle bu konuyu sürekli konuşup korkuyu beslememek gereklidir ve doğru bilgiyi almak bu konuyla bilimsel olarak ilgilenenlerin söylediğini yapmak önemlidir. Nasıl çocuklarımızı yetiştirirken nelerin yapılması ve yapılmaması gerektiğini kimi zaman uzmanlardan öğreniyorsan bu konuda da uzmanların yardımını alabilmek son derece mühimdir.

DEPREM GÖRÜNTÜLERİNİ İZLEMEK KAYGIYI ARTIRIYOR

Asla sürekli olarak deprem görüntülerini izlemeyin, genellikle bunlar izletilebilir ve kaygılı kişilerde bu zihinde kalabilir. Bu nedenle zihninizi dinlendirin ve rantlara kurban olmayın. Ayrıca unutmayın sizin tepkiniz evinizdeki kaygılı kişilerin de tepkisini sergilemesinde örnek olacaktır. Mantığınızı ön planda tuttuğunuz müddetçe her zaman ruh sağlığınız iyi olacaktır.” Aynı acıların yaşanmaması için Memory Center Nöropsikiyatri Merkezi psikiyatri uzmanı Alper Evrensel ise özellikle medyayı uyarıyor.

DEPREM ACILARDA KABARMA MEYDANA GETİRİYOR

“Bu dönemlerde medya aracılığıyla acı dolu görüntüler ister istemez acılarda ve kaygılarda bir kabarma meydana getiriyor. Bu kaygılar, travmaya ait izlerin tam olarak silinemediğinin de göstergesidir. Deprem nedeni ile travma sonrası stres bozukluğu tanısı ile tedavi alan binlerce yurttaşımız oldu. Deprem haberlerinde rahatsızlığı olan bu kişilerin şikayetlerinde alevlenme olduğunu görüyoruz. Tedavide ilaçların yanında terapi desteği ile etkinliğin arttığına dair de gözlemlerimiz var.

DEPREM GÖRÜNTÜLERİ TRAVMATİK ETKİYİ ARTIRIYOR

Depremi yaşayanların korku ve kaygıları da aile içinde aktarılabiliyor. Bu konu ev içinde o kadar fazla işleniyor, kaygı uyandıran bu olaydan öylesine kaçınılıyor ki depremi yaşamamış olanlarda bile yaşamış gibi etkiler gözlenebiliyor. Depremin hemen sonrasında medyada sürekli yıkıntıların, harabeye dönmüş evlerin ve yaralıların tekrar tekrar gösterilmesi travmatik etkinin artmasına yol açabiliyor. Medyanın konuyu işlerken daha çok bilgi paylaşımı tarzında görüşlere yer vermesi, görsel materyal kullanmaması uygun olacaktır. Böylelikle depremi yaşamamış olanların travmatize edilmesi engellenmiş olabilecektir.” Dedi.  Şaban Özdemir (NPGRUP)