Narkoz travmaya yol açıyor

Narkoz, halüsinasyonları şiddetlendiriyor.

Narkoz travmaya yol açıyor

Yoğun bakımdaki hastalarda narkoz travmaya yol açıyor. Narkoz, halüsinasyonları şiddetlendiriyor.

Lygia Dunsworth, Texas'taki Fort Worth'de bulunan bir hastanenin acil ünitesinde uyuşturulmuş, boğazına tüp sokulmuş ve bağlanmış bir şekilde yatarken, halüsinasyonlar görüyordu: Penceresinin dışında yaklaşan bir kasırgaya tehlikesine karşı hastaları tahliye eden ama kendisini almadan giden helikopterler gördü. narkzotravmaHemşireler onu göle atmayı planlıyorlardı. İçi uzuvlarla dolu bir buzdolabına saklanarak kaçtığını gördü. Mide enfeksiyonlar ı ve ameliyatlarının ardından iyileşmeye çalıştığı yıllar boyunca, Dunsworth yoğun bakım tecrübesinin sancılarını yaşadı. Kısa süreli bellek kaybı vardı ve uyumakta zorlanıyordu. Denize ya da göle giremiyordu ve uçmaktan ve hatta tek başına seyahat etmekten korkuyordu. Bundan kimseye bahsetmiyordu. Hemşire olan 54 yaşındaki Dunsworth, " İnsanlar y a d eli olduğunuzu düşünüyor ya da korkuyor" diyor. Aslında travma sonrası stres bozukluğuyla (TSSB) ilişkili belirtiler gösteriyordu. ABD'de her yıl beş milyon hasta yoğun bakım ünitesine yatırılıyor. Çalışmalar, özellikle de ciddi bir enfeksiyon ya da solunum yetmezliği yüzünden yoğun bakımda uzun süre kalmışlarsa, bu deneyimden iki yıl bile sonra bu hastaların yüzde 35'inin TSSP belirtileri görülebildiğini gösteriyor. Bu semptomlar arasında huzursuz edici düşünceler, çekingen davranışlar, ruh hali değişiklikleri, ve umursamazlık bulunuyor. Johns Hopkins Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden Doktor O. Joseph Bienvenu, "Hastalar yoğun bakım ünitesinden çıktıklarında, travma sonrası stres bozukluğu ya da moralsizlik gibi psikiyatrik belirtilerine çok nadir bakılıyor" diyor. Yoğun bakım uzmanları artık bunları önlemeye çalışıyor. Diğer TSSB hastaları da geçmişten bazı olayları hatırlıyor ancak bunlar geçmişte gerçekten olan olayları temel alıyor. Yoğun bakımdan çıkan hastaları en çok rahatsız eden şey, gerçek gibi görünen tecrübelerini kimsenin teyit edememesi. Bienvenu, "Yoğun bakım hastaları, gerçekleşmemiş olaylarla ilgili canlı anılara sahiptir. Kateter ya da serum takılması gibi acı veren uygulamaları, tecavüze uğramış ve işkence görmüş gibi hatırlarlar" diyor. İngiltere, Almanya ve bazı İskandinav ülkelerinde, yoğun bakım ünitelerindeki hemşireler, ailelerin anlattıklarını da ekleyerek hastalara sundukları bakımla ilgili bir günlük tutarlar ve bunu taburcu olduklarında hastaya verirler. Günlükler, hastaların halüsinasyonları ve hafıza kaybına karşı birer kanıt niteliğindedir. Yoğun bakım ortamının kendisi de hastaya kötü gelebilir. Uykuyu bozunürkütücü ışıklar. Makinelerin ve alarmların kulak tırmalayan sesleri… Ancak araştırmacılar, en rahatsız edici "hatırlamalara" neden olan tedaviyi belirledi: Yoğun bakım ünitelerinde ağrıyı kontrol etmek ve hastaların kımıldamadan yatmasını sağlamak için gerekli olan narkoz. Aralarında Valium isimli ilacın da bulunduğu benzodiazepine sınıfı sakinleştiricilerin, yoğun bakım hastalarını rahatsız eden ve yıllar boyunca devam eden halüsinasyonları şiddetlendirdiğine inanıyorlar. Ocak'ta Yoğun Bakım Tıbbı Derneği, yoğun bakım doktorlarını önce ağrıyı geçirmeye ve ancak ondan sonra anksiyete için benzodiazepine kullanmaya teşvik eden yeni bir narkoz rehberi yayımladı. Görünüşe bakılırsa hafif narkoz, daha iyi bir bilişsel ve fiziksel iyileşmeyle ve daha hafif halüsinasyonlara neden oluyor. İngiliz doktor Sarah Wake, 2011'de bir ilaca gösterdiği şiddetli reaksiyonun ardından uyutulduğunda 25 yaşında bir stajyerdi. Ha lüs inasyonla r ını İngiliz dergisi BMJ'nin Mayıs sayısında anlattı: "Cildimdeki delikler ve çatlaklardan sızan kanlar, etrafımda kırmızı bir göl oluşturdu." Bölük pörçük hatırladığı anı ların ve gerçek olmayan halüsinasyonların, olan biteni anlamasını zorlaştırdığını yazdı. "Bu, travma sonrası stres bozukluğunun ortaya çıkmasına neden oldu" diyor. Aylar boyunca hastanede çalışamadı. Tennessee'de bulunan Vanderbilt Üniversitesi Tıp Fakültesi'ndeki yoğun bakım ünitesinden James C. Jackson, normalde yapılabilen eylemlerden korkmanın en çok rahatsızlık veren TSSB belirtilerinden biri olduğunu söylüyor. "Bu durum olağandışı değil. Ama yardıma ihtiyacı olan hastaların, yardım almak için gerekli adımları atmasını zorlaştırıyor" diyor. Doktorluk yapmaya devam eden Wake, terapinin ardından bile, "Bana kapalı hastane perdelerini ve gizlenen ölümü çağrıştırdığı için duş perdesinin çekilmesine hâlâ dayanamıyorum" diyor. THE NEW YORK TIMES
Paylaş:



İlginizi Çekebilcek Diğer Yazılar
  • Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Hürriyet Aile köşesinde bu hafta “ Mutluluk" konusuna ilişkin bir yazı ele a
  • Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Kim Psikoloji Psikolojik Danışmanlık Merkezi “Kim ile Online Psikoloji Günle
  • Ccimriliğin başlı başına bir hastalık olarak tanımlanamayacağını belirten Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, ancak cimri olmanın ve bu dur
  • Yaşam tarzı tıbbı yani Lifestyle Medicine; araştırma, önleme ve tedavi etme ile yakından alakalı olan bir tıp dalıdır. Yaşam tarzı tıbbı; pek çok yaşa
  • Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Kahramanmaraş Milli Eğitim Bakanlığı Dulkadiroğlu Rehberlik ve Araştırma Mer
  • Panik atak, hiçbir neden yokken ortaya çıkan ve insanların yaşam kalitesini düşüren bir ruhsal hastalık olarak tanımlanıyor.
  • Randevu Al