Mutlu aile olmak zor değil!

Mutlu bir aile olabilirsiniz, bu hiç de zor değil! İşte ipuçları…

Mutlu aile olmak zor değil!
Mutlu bir aile olabilirsiniz, bu hiç de zor değil! İşte ipuçları… Haber1Aile toplumdan topluma değişen sosyal ve kültürel bir kurumdur. Psikolog Sevgi Samar, "Anneler ile Kızları" dizisindeki gibi baskıcı aileler nedeniyle yapılan evlilikler, evliliklerde yaşanan sorunlardan yola çıkarak konuyla ilgili yorumlarda bulundu. Aile, bireyi kabul eden fakat ortak bir anlayışı, felsefeyi ve davranış biçimini gerektiren bir olgudur. Aile, ortak düşünmeyi, ortak algılamayı, ortak tepki vermeyi, ortak refleksi ortaya çıkarmalıdır. Aile bireyleri arasında çok temel düşünce, duygu ve davranış farklılıkları varsa çatışma kaçınılmazdır. Kişilerin genetik yapıları, aile ortamları, aldığı terbiyeler, yaşadıkları sorunlar, yetişmelerinde etkili olan faktörler, geçirdikleri hastalıklar, başlarından geçen önemli olayları... Bunların hepsi kişilerin karakterlerinin oluşmasında rol oynar. Farklı iki kişiliğin bir araya gelmesi çatışmalara, çelişkilere ve kavgalara yol açabilir. Önemli olan bunları kabul edip uygun iletişim yöntemleriyle çözmeye çalışmaktır. AİLE İÇİNDE ÇIKAN SORUNLARIN TEMEL SEBEPLERİ NELERDİR? Aile içinde ortaya çıkan problemlerin en temel sebeplerinden biri evlenecek olan gençlerin, eş adaylarını kendi özgür iradeleri ile seçemeyip bu kararlarında ailelerin müdahaleci ve baskıcı bir tutum sergilemeleridir. Bu durum çocukluk döneminden başlayıp evleninceye kadar aileye bağımlı olmasını isteyen ya da buna bilinçsiz bir biçimde zemin hazırlayan ailelerden kaynaklanmaktadır. Her konuda kendilerine danışmalarını ve tavsiyelerini uygulamalarını istemekte; gençler "aykırı" hareket "ettiklerinde ise aileler kendilerini dışlanmış hissetmektedirler. Bu tür aileler çocuğa destek olmakla onları bir an olsun yalnız bırakmamak her türlü kararında etkili olmayı ayırt etmekte güçlük çeken ebeveynlerdir. SAĞLIKLI BİR AİLE KURMAK İÇİN NE YAPILMALI? Gençlerin ilerde sağlıklı bir yuva kurmalarını sağlamak adına çocukluk döneminden bu zamana kadar kişiliğiyle ilgili yeterli duygusal ve sosyal becerileri kazandırmış olmaları gerekmektedir. Bireylerin kendilerine olan güvenlerinin oluşması ve girişimci bir ruha sahip olmaları gerekir; aksi halde uyumsuz, bağımlı, pasif ve etki altında kalan bireyler oluşur. Hele de kendi kuracakları yuva ve eş seçiminde onları baskıcı bir tutum sergileyerek yönlendirmeye çalışmak, ileride onun hayatında oluşabilecek daha büyük olumsuzluklara zemin hazırlayacaktır. Aileden bağımsız düşünemeyen ve atılım yapamayan gençler evliliklerinde de başarılı olamazlar. Çoğu bağımlı genç istemediği insanla evlenmek zorunda kalır. Böylece her olaylarına müdahale edilir ve eşler arasında; ‘’senin ailen, benim ailem’’ kavgası başlar, nitekim aile baskısı sonucu evlenmeye karar vermiş çiftlerin daha fazla çatışma yaşadığı ve buna bağlı olarak boşanma oranlarının diğer çiftlere göre daha yüksek olduğu görülmüştür. Büyüklerin müdahalelerinin azalması ve aile bağımsızlığının artması için, ailelerin bir takım tutumlarından vazgeçmeleri gerekir. Aileler gençlerin bağımsızlaşma, ayrı aile olma durumlarını saygıyla karşılamalı ve desteklemelidirler. Hürriyet Aile