E-bültenimize kayıt olarak güncellemelerden haberdar olabilirsiniz.

Liseli bilim adamları desteklenmeli

Geçen hafta kaleme aldığım “Sıfırı Çizen Başarılı, Çeken Başarısız” başlıklı yazımda gençlerin bazılarının içinde bulunduğu duruma dikkat çekmiş, gözlemlerimi buradan paylaşmıştım.

Liseli bilim adamları desteklenmeli

Geçen hafta kaleme aldığım “Sıfırı Çizen Başarılı, Çeken Başarısız” başlıklı yazımda gençlerin bazılarının içinde bulunduğu duruma dikkat çekmiş, gözlemlerimi buradan paylaşmıştım. Yazı üzücü olsa da okurlarımın çoğundan olumlu dönüşler aldım. Bir grup genç profilinin yaşamlarını gözler önüne seriyor olması adına yaptığım paylaşımlar önemli bir o kadar da kendimizi sorgulamamız adına gerekliydi…

sabanozdemirYazıyı okuyanlardan kimileri kaygıya kapılırken, gençliğin kötüye gittiği karamsarlığını da yaşayanlar oldu haliyle. Aslında haksız da sayılmazlar. Boşa harcanan gençlik, para ve telafisi mümkün olmayan zaman göz önünde bulundurulduğunda bu duygu durumu yaşamak gayet olağan… Karamsarlığa kapılmaya gerek yok, ders çıkarmak önemli! Ülkemizde iyi işlere de imza atılıyor. Üstelik bunu yine gençlerimiz yapıyor. Türkiye’yi bölgesinde bilginin merkez üssü haline getirmeye yönelik çalışan gençlerimiz de var. Üzülmeyelim. Bilim kültürü oluşturmak için samimi gayret ve emekler de veriliyor. Geçtiğimiz hafta Üsküdar Üniversitesi dünyada eşi benzeri görülmeyen, ülkemiz adına önemli bir etkinliğe imza attı. Liseli öğrencilere son dönemlerin popüler alanlarından biri olan “Yapay Zeka” temasında geleceğini şekillendir dedi ve 1. Davranış Bilimleri Fikir Festivali’ni gerçekleştirdi. 25 Nisan Cuma günü festivalinin ödül töreni vardı. Bu etkinlikle Türkiye’nin bilim toplumu olmasına sağladığı katkı dolayısıyla Üniversiteye ve düzenleyenlere teşekkür bir borç. Gençlere söz hakkı tanınıyor olması ve onlara bu ülkeden sizler de varsınız denmesi sevindirici öğrenciler adına. Bilgi, bilim ve eğlence ilk defa bir arada ve festival havasındaydı. Birbirinden değerli 100’e yakın projenin değerlendirildiği festivalde gördüm ki ülkemizi emanet edeceğimiz gençlerimiz güzel işler yapıyor, gayretli ve harıl harıl da çalışıyorlar. Eğitim ve yaşama dair bilimsel ve teknolojik gelişmeleri ele aldığımız ÜLKE TV ARTI EKSİ Programında bu pazar “Davranış Bilimleri ve Fikir Festivali” nde dereceye giren öğrencileri konuk ettim. Geleceğin bilim adamlarını ağırlamaktan duyduğum heyecan ve gururla projelerini anlatma imkânı sağladım onlara. Projeleri o kadar önemli ve toplum menfaatineydi ki bu fırsatı vermeseydim, ülkemizde eğitimin gelişmesi için çabalayan, ülkemizin bilim toplumu olmasında mücadele eden öğrenci, bilim insanları ve kurumlarına haksızlık yapmış olacak, vicdanen de rahatsızlık duyacaktım. Kendilerini tanımaktan, projelerini dinlemekten mutluluk duyduğum geleceğin üç bilim adamı mütevazı duruşlarının yanında gerçekten de iyi işlere imza attı. Ne kadar iyi ve önemli projeler olduğunu anlatınca sizler de görecek, bana hak vereceksiniz. Değerlendirme sizin… Muhammed Zahid Ünlü Sınıf Özel Asfa Fen Lisesi 11. Sınıf öğrencisi. Hazırladığı proje festivalde birinci seçildi. Ne derece proje denir çünkü her şeyi profesyonelce yapılmış yaşama geçmeye de hazır hale getirilmiş. İsim ise “Rüyadan Devlete.”  Zahid Ünlü ve projede yer alan arkadaşları geliştirdikleri bir oyunla gençlere Osmanlı Tarihini, günümüzün bazı dizilerine de göndermede bulunarak en doğru şekilde anlatmayı amaçladıklarını söylüyor. Klasik ders anlatma yönteminin ötesine geçerek oyuna düşkün yeni kuşağa tarihi hazırladıkları bu oyunla öğretmeyi hedefliyor. Oyunla bilgi daha da kalıcı olacak. İşlevselliği de ölçülen proje ile kişi Osmanlı Padişahlarının yerine geçebiliyor. Tarihi adeta o dönemde yaşıyor. Savaşlara giriyor, ülkeyi yönetebiliyor. Kişi bunu yaparken de gerçeklikten sapmadan ve tarihi değiştirmeden gerçekleştiriyor. Oyun etkili öyle ki yapılan ölçümlemede geleneksel ders yöntemine karşın oyun sonrasında tarih sorularına verilen doğru cevap sayısı 3 kat daha fazla… Festivalin ikinci projesi ise Cihan Sarıkuş’a ait. Handan-Hayrettin Yelkikanat Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi 10. Sınıf öğrencisi Sarıkuş, felçli hastaları düşünerek “Sessiz Dil” projesini geliştirmiş. Sarıkuş’un tek amacı hastalığından dolayı çevresiyle iletişim kuramayan hastaların yaşamını kolaylaştırmak ve iletişimlerini kolaylıkla sağlamak. Hastalığından dolayı kendini atıl hisseden, yaşama küsen kişilerin yeniden hayata tutunmaları açısında çalışma önemli. Gözün temel hareketlerini esas alan projede bir kamera yardımıyla felçli kişinin göz hareketleri takip ediliyor. Hareketleri algılayan bilgisayar, her biri farklı anlam taşıyan hareketleri ekranda çıktı ya da sesli mesaj olarak gösteriyor. Böylece bakım yapan kişi hastanın ne ihtiyacı olduğunu anlayabiliyor. Hasta kişi tek göz hareketiyle acıktığını, tuvaleti geldiğini, su içmek gibi temel ihtiyaçlarını rahatlıkla söyleyebilmiş oluyor. Festivalde üçüncülüğü ise iki kişi paylaştı. Hipertimi Yönteminin Toksol ile Birlikte Hela ( Rahim Ağızı Kanseri ) hücrelerine etkisi projesi ile Ataşehir Doğa Koleji Öğrencisi Ayşe Çamgören ile “Esmer Pil” projesini geliştiren Sancaktepe Özel Okyanus Koleji Öğrencisi Ömer Arda Aktürk 3’üncülüğe layık görüldüler. Coğrafi konumundan ötürü güneşli gün sayısı fazla olan ülkemizde Arda Aktürk’ün “Esmer  Pil” projesi yerinde bir proje gerçekten. Dünya ülkeleri, günümüzde savaş nedeni olarak enerjiyi gösterirken proje ülkemiz için de anlam da taşıyor bu yönüyle. Esmer pirinçten ismini alan proje güneş pilleri arasında çevre dostu pil olarak tasarlandı. Tam anlamıyla organik, üstelik maliyeti de ucuz ve daha da verimli. Avantajlarını saymakla bitirmek mümkün değil gibi. Bu üç proje ve bahsedemediğim diğerleri, hemen teknolojiye dönüştürülebiliyor olmaları adına gerçekten de çok başarılı. Uzun lafın kısası ülkemizde güzel şeyler de oluyor. Gençlerimiz gelecek vadediyor. Gençlerimiz bilgiyi raflardan indirip kullanıyor, tam anlamıyla teknolojiye dönüştüremeseler de yeni fikirler sunarak, ben de varım diyebiliyor. Bu gençlerimizin emeklerini zayi etmememiz gerekiyor. Öğrencilerimizin hocalarına, ailelerine teşekkür etmek de gerekiyor. Tabii onları desteklenmesi, kol kanat gerilmesi de. Üniversitelere burada önemli görevler düşüyor. Gelişmiş laboratuvar imkânları olmayan bu gençlere üniversitelerin kapıları açılmalı, yaşadıkları kısıtlılıklar gidermeli. sabanozde@gmail.com twitter/sabanozde