Kapitalizm önce hasta sonra tedavi ediyor

Üsküdar Üniversitesi Rektörü Psikiyatrisi, Prof. Dr. Nevzat Tarhan ile modern dönemin yalnızlaşan bireyi ve bireyin şiddet eğilimini masa­ya yatırdık. Tarhan, gelişen sanayi ile kapitalizmin önce hasta sonra ise tedavi ettiğini söyledi.

Kapitalizm önce hasta sonra tedavi ediyor

Üsküdar Üniversitesi Rektörü Psikiyatrisi, Prof. Dr. Nevzat Tarhan ile modern dönemin yalnızlaşan bireyi ve bireyin şiddet eğilimini masa­ya yatırdık. Tarhan, gelişen sanayi ile kapitalizmin önce hasta sonra ise tedavi ettiğini söyledi.

marmara_universitesi_nevzat Dizilerdeki şiddet temalarının sosyal değerlerimize verdi­ği zararı, medya aracılığıyla normalleştiriyor muyuz? Medyadaki şiddetin artması dünyada psikolojik araştır­malarda da önemsenen bir konu. Çünkü bu artış çocuk ve gençlerde şiddete eğilimi de artırıyor. Şiddetin giderek artması ruhsal bozukluklara ve çocukluk çağında görü­len travmalara sebep oluyor. Medyadaki şiddetin üç tür etkisi var. Birinci tür etki şid­deti modelleme: Babasından şiddet gören kendi kardeşine uyguluyor ya da işyerinde patronundan gören kendi me­muruna uyguluyor. İkinci tür etki duyarsızlaşma: İki kişi kavga ediyor ve daha sonra bir şey olmamış gibi davranı­yor. Sonuncu etki ise korku. NLP ve EFT Teknikleri hangi durumlarda insan üzerindeki olumlu etki yapar? 1marmara_universitesi_nevzaNlp ve Eft teknikleri, hastalık durumunda bazı duygularını çok bastıran ve özgüvenleri olmayan kişilerde kullanılırsa sakıncası yok. Fakat duygu anatomisini bilmeden yapılır­sa, vücut anatomisini bilme­yen birinin ameliyat yapması kadar zarar verir. “Özgür ol ve aklına gelen şeyler senin çıkarınaysa yap” yakla­şımında kişi olum­suz duygularını yok saydığı için narsist oluyor. Sadece kendini düşünen, kendine saygı ve sevgi bes­leyenbiri olup sosyal dokunun parçası olduğunu unutuyor. Böylece sosyal bağlar zayıflı­yor sonuç olarak kişi yalnız­laşarak depresyona giriyor. Bu tür teknikler uzmanları tarafından yapılmalı. Yanlış tedavi ve psikolog hataları yüzünden insanlar intihar ediyor, boşanmalar artıyor. Sosyal dönüşümler sonucu ortaya çıkan "x kuşağı" nda nasıl olumsuzlar göze çarpı­yor? X kuşağı tarım toplumundan endüstri toplumuna geçen sü­reçte ortaya çıktı. Bu süreçte insanlık da kölelik dönemin­den işçilik dönemine geçti. Bu durum çeşitli problemleri beraberinde getirdi. Sosyal değişim dönüşüm paralelinde zihinsel ve psikolojik dönü­şümler de yaşandı. Bu çağın gerçeği, daha özgürlükçülü­ğün, çoğulculuğun, katılım­cılığın ve eleştirilebilirliğin olduğu bir çağda yaşıyoruz. Şimdi evrensel değer olarak insanı merkez alan sistemler var. Artık sadece bölgesel de­ğil evrensel ve küresel yargı­lar söz konusu. Bunu bilirsek çağı doğru okur, doğru okur­sak da doğru karar veririz. Son yıllarda tasavvuf konulu kitaplara ilgi artmaya baş­ladı. Bu durum kitapların popülerliğinden mi kay­naklanıyor? Batıda Budist söyleme karşı meyil var. Tibet’e gidip mut­luluk ve huzurlu olma eğitimi alıyor ve daha sonra yaşam­larına uyguluyorlar. Örnek olarak, Robin S. Sharma’nın “Ferrari’sini Satan Bilge” ki­tabı en çok satanlardan birisi. Bu kitap Türkiye’ye geldi ve biz de kültürümüzle ilgili ki­taplar yazdık. İnsanlık tasav­vufun sunduğu şeye ihtiyaç duyuyor. Tasavvufun verdiği bilgiler, güven ve huzur ara­yışı içindeki insanları mutlu ediyor. Son yıllarda psikolog-psi- kiyatra gitme oranı ve anti- depresan ilaç kullanımı arttı. Bunun devamı olarak 15-20 yıl sonra ruh sağlığımız nasıl bir yapıda olacak? Modernizm ve kapitalizm önce hasta ediyor sonra te­davi ediyor. Otuz sene önce stres kelimesi bu kadar çok kullanılmıyordu. Artık çocuk­lar bile stres atalım diye şaka yapmaya başladı. İnsanlar artık hızlı yaşıyor. Tüketim kültürü nedeniyle kazan-tü- ket çarkı dönüyor. Tüketim ekonomisinin bir argümanı olarak moda algısı “ikoncan- lar” oluşturuluyor. Popüler kültürün etkisiyle tüketim hızlandırılıyor. Bu nedenle modernizm kendi sorunlarını oluşturuyor. Sonra da tedavi eden ilaçlar buluyor. Şuanda­ki modernist kapitalist ahlak devam ettikçe bunlar azalma­yacak artacaktır. Antidepre- sanlar daha çok satacak. Yaşadığımız şiddet olayla­rından ve bağımlılıklardan kurtulmanın yolu nedir? Şiddet artışının sebeplerin­den birisi bir sosyal duygu­nun, yani acıma duygusunun zayıflaması. Merhametli olma, empati yapabilme, karşı tarafın hakkını ve duyguları­nı göz önüne alabilme hissi­nin azalması şiddet artışına sebep oluyor. Bir çocuk plas­tik mermileri olan bir silah alıyor ve yolda hiç tanımadığı bir kadına ateş ediyor. Onu korkutuyor ağlatıyor ve daha sonra bu görüntüyü cep tele­fonuyla kayda alıp zevk alarak defalarca izliyor. Büyüyünce plastik mermi yerine gerçek mermi kullanmak istiyor. Böylelikle potansiyel suçlu­lar yetişiyor. Osmanlı döne­mindeki Ahilik Teşkilatı’nda şöyle bir çözüm bulmuşlar: Kasapların şiddete yönelme­sini engellemek için kasaplara yılda bir ay bahçıvanlık yaptı­rıyorlar. Bu şekilde insanlar­daki merhamet duygusunun körelmemesi ve acımasızlığın oluşmaması için bu tarz yön­temle o değerleri yaşatmak istiyorlar. Büşra Çakmacı-Yaprak Mutlu Marmara Üniversitesi Gazetesi
Paylaş:



İlginizi Çekebilcek Diğer Yazılar
  • Teselli edici sözler kişinin üzüntüsünü azaltmaz, aksine artırır. Önce kişilere üzülme, yani kendilerini ifade hakkı tanımak gerekir.
  • Motivasyonunuzu kaybettiğiniz anda hayatınızda bazı değişikliklere ihtiyacınız olabilir. İşte öneriler...
  • Kişinin hayatta en çok endişe duyduğu şeylerin başında sevdiklerinin başına kötü bir şeyin gelmesidir. Bu dönem eğer doğru biçimde geçirilmezse kişiy
  • Prof. Dr. Nevzat Tarhan, aşk su gibidir fazla kaynarsa buharlaşır diyor ve ekliyor: Aşkın formülü H20'dur. Pozitif iletişim kurulamazsa aşk buhar olu
  • Sevdiğini hastalık derecesinde kıskananlar, çevresine kötü koku yaydığına inandığı için suçluluk duyanlar, doktor muayenesine genelde kendi kafasında
  • Çocukluk çağında olduğu gibi erişkin yaşamda da DEHB tedavisinde ilaç kullanımı genellikle etkili ve hızlı cevap oluşturur.
  • Randevu Al