Hayırseverlik nasıl moda oldu

15 yıl önce TedTurner'ın bir konuşma için ilginç bir şey bulması gerekiyordu. Hayırseverlik nasıl moda oldu hiç merak ettiniz mi?

Hayırseverlik nasıl moda oldu
Paylaş:

15 yıl önce TedTurner'ın bir konuşma için ilginç bir şey bulması gerekiyordu. Hayırseverlik nasıl moda oldu hiç merak ettiniz mi?

hayirseverlikAklına bir anda bir milyar dolar bağış yapmak geldi. Turner o günü bana anlatırken, "Konuşma yapmak için New York'a gidiyor ve ne anlatacağımı düşünüyordum" dedi. İşte böyle düşünürken, akşam yemeğinde hayretten ağzı açık kalan katılımcılara, BM'nin küresel yoksullukla savaş ve benzeri çalışmaları için bir milyar dolar bağışlayacağını açıklamaya karar verdi. Enflasyondan arındırıldıktan sonra dönemin en büyük bağışı olduğuna inanılan ve neredeyse kazara yapılan bu yardım, hayırseverlikte çığır açtı. O güne kadar işadamları Forbes ve Fortune dergilerinin en zenginler listesine girmek için yarışırdı. Bir yardım yaparlarsa da onu genelde ömürlerinin sonlarına doğru müzelere ya da güzel sanatlara yaparlardı. Gerçek kadınların hayatını iyileştirmekten çok yağlıboya tablolardaki kadınlara para harcarlardı. Turner'ın bağışı bu kültürü değiştirmekte etkili oldu ve Rockefeller gibi, Carnegie gibi büyük hayırseverlerin geleneğini tekrar canlandırdı. Turner, Bill Gates ve WarrenBuffett gibi milyarderlere sataştı. Centilmenliğe aykırı davrandı belki, ama işe yaradı. Hayırseverlik anlayışının yeniden biçimlendirilmesi üstüne mükemmel bir kitap olan "Hayırseverlik ve Kapitalizm"ineşyazarıMatthewBishop, "Günümüzdeki büyük kamusal bağışlarda bana göre bu bir dönüm noktasıydı. Turner başkalarının da gönüllü olması için çağrı yaptı ve bunun diğerleri üstünde somut bir etkisi oldu. Bill Gates'le görüşen gazeteciler ve diğerleri, 'Siz neden daha çok vermiyorsunuz?' diye sormaya başladılar" diyor. Sonra aynı soruyla Buffett'ın da başının etini yediler. Ve sonunda Gates de, Buffett da küresel hastalıklara ve yoksulluğa karşı mücadelede önemli işler yapılmasını sağlayan dev bağışlarda bulundular. Benim tahminim o ki, Gates kişisel bilgisayarlardaki çalışmalarından çok sıtma, AIDS ve yoksulluğa karşı başarılarıyla hatırlanacak. Artık Gates ve Buffett, büyük zenginleri servetlerinin en az yarısını bağışlamaya çağıran "GivingPledge" adlı projede çalışıyor. Bu proje, küresel piyangoyu bulanların bir şey geri vermeleri gerektiği şeklindeki beklentiyi de besliyor. Turner parasını BM Vakfı'na yönlendirmişti. Başka katkılarla birleştirilerek 2 milyar doları bulan bu kaynak sıtmadan çocuk felcine, iklim değişikliğinden aile planlamasına değişik çalışmaların finansmanına yönlendirildi. Turner'ın bağışıyla hem BM yeni bir saygınlık kazandı, hem de küresel yoksullukla mücadele milyarderler arasında revaç buldu. Büyük zenginler artık masaya yalnızca çek defterlerini değil, kanayan yüreklere su serpen duyarlıklarını da koyuyor. Tüm bunlar ihmal edilen sorunların gündeme gelmesine yardım etti ve bu sayede bazı olağanüstü sonuçlar elde edildi. Nitekim Aralık'ta yapılan bir çal ışma, dünyadaki çocuk ölümlerinin 1990'dan 2010'a yarıdan fazla azaldığını gösteriyor. Bu, dünyada her yıl milyonlarca hayatın kurtarılması demek. Tabii hayırseverlik akımından herkes aynı nasibi almadı. Örneğin, bir vakfa adını vermek dışında pek de bir şey yapmayan DonalTrump. Onu "ABD'deki en az hayır işi yapan milyarder" olarak tanımlayan TheSmokingGun adlı internet sitesinin bir araştırmasına göre Trump 20 yıl boyunca vakfına yalnızca 3.7 milyon dolar aktarmış. Hatta 7 milyar dolarlık serveti olduğunu söyleyen işadamı kendi vakfının en büyük bağışçısı bile değilmiş. Trump'ın New York taşrasındaki kamuya açık parklara arazi bağışladığını ve başka projeler için "milyonlarca dolar" verdiği belirten bir sözcüsü, onun az hayır işi yaptığını söylemenin "çok yanlış" olacağını söyledi. Turner başkalarına da çağrı yapıyor. Ona okuyucularıma bir tavsiyesi olup olmadığını sorduğumda, "Fark yaratmak için paraya gerek yok. Yürürken yolunuza çıkan çöpü toplayabilirsiniz, ben bunu hep yapıyorum. Bir eğitim gönüllüsü de olabilirsiniz" diyor. Toplumumuzda servete tapınıldığı için bir milyarderi övmek bana çok da doğru gelmiyor (ayrıca ülkemizdeki çalışan yoksullar yüzde ve gönüllülük bakımından zenginlere göre çok daha cömert). Yine de bir zenginin konuşmaya çeşni olsun diye bir milyar dolar bağışlaması, sonra da kendi ismini vakfına vermemesi ve verdiği paranın dünyada sessizce hayatlar kurtarması yüreğimi ısıtıyor. Eğer hâlâ okuyorsanız, DonalTrump, sıra sizde. THE NEW YORK TIMES