Gülümseyin herkes sizi izliyor

İnternet pek yakında gerçek hayattan daha az mahrem olacak.

Gülümseyin herkes sizi izliyor

İnternet pek yakında gerçek hayattan daha az mahrem olacak.

gulumsemek6 Haziran'da, ABD Ulusal Güvenlik Kurumu'nun bütün büyük Amerikal ı internet şirketlerinin verilerini dilediği gibi aldığını gösteren haberlerin yayınlanmasından hemen sonra, girişken bir Twitter kullanıcısı Nothing To Hide (Saklayacak Bir şey Yok) adlı hesap açıp devletin e-posta, telefon kayıtları, video konuşmaları ve diğer her şeyi izlemesinden rahatsız olmadığını belirten insanların tweetlerini paylaşmaya başladı. Bir tanesi, "Eğer insanları 11 Eylül'e benzer bir saldırıdan koruyacaksa, neden olmasın. Benim e-posta/telefon konuşmalarım zaten pek heyecan verici değil.." diye yazdı. Bir başkası ise, "…bu tür şeyler zaten olacaktı. Bilişim çapında yaşıyoruz. Üstelik, saklayacak bir şeyim yok" diye tweet yazdı. Ve bir başkası, "Tüm hayatını sosyal medyada paylaşıyorsan, devlet bir göz atmış, kimin umurunda?!?" diye yazdı. Bu insanların, temel hakların nasıl işlediği konusundaki bilgileri zayıf. Ancak internette hayatın nasıl işlediğini anlıyorlar. Aslında "Saklayacak bir şey yok, korkacak bir şey yok" veya "Mahremiyeti boş ver, isteyen girebilir" türü sloganlar, tüm akıllı telefonlar ve tüm sosyal medya giriş sayfalarında yazabilir.

İNTERNET BAĞIMLISI OLMAYIN

Güvenlik uzmanı Bruce Schneier'in geçenlerde yazdığı gibi, olay büyük birader türü devletin internete girmiş olması değil. İnternet aslında büyük biraderin ta kendisi. Bu olasılığın yarattığı endişe, çevrimiçi çağın en başından beri var. (1990'lardaki "Devlet Düşmanı" türü internet suçu filmlerini hatırlayın.) İlk zamanlarda insanları en fazla etkileyen şey, çevrimiçi hayatın anonim olmasıydı. Tüm o chat odalarında, yorum köşelerinde insanlar takma isim ve ekran ismi kullanıyordu. New Yorker'da çıkan ünlü karikatürde, iki köpek bilgisayar hakkında konuşuyor ve biri, "İnternette kimse senin köpek olduğunu bilmez" diyordu. Bu ideal, bazı internet gruplarında devam ediyor. Ancak birçok açıdan, çevrimiçi dünyanın, gerçeğinden çok daha az mahrem olduğu görüldü. Bunun bir nedeni, birçok kullanıcının internette, evler inde arkadaşlarıyla konuşuyormuş gibi davranması, SMS ve e-postaları da bir zamanlar mektup veya telefon konuşması gibi kullanmasından ileri geliyor. Bu da sosyal yaşamları internete kaydığı için, yabancıların, düşmanların, eski sevgililerin ve eski arkadaşların yapabileceklerine her zamandan daha fazla açık bir hale geldiklerini gösteriyor. Çevrimiçi kültürün bir parçası olup yatay ve birebir etkileşimi sınırlamak mümkün. Ancak dikey etkileşimi sınırlayıp kendinizi, tüm yazdıklarınızı, SMS'leri ve e-postalara erişimi olan internet hizmeti sağlayanlar, sosyal medya ağları ve şimdi de güvenlik kurumlarından korumak neredeyse imkânsız. En güçlüler bile izlerini silemiyor. David Petraeus'a sorabilirsiniz. Google Gözlük'ten şoförsüz arabalara kadar her teknolojik açılım, tüm hareketimizi ve internetten tüm indirdiklerimizi takip etmeyi daha da kolaylaştıracak gibi görünüyor. Silikon Vadisi liderleri şimdiden kişisel mahrumiyet ten bahse derken, hükümet sözcülerinin kullanmaktan hoşlandığı türden üsten bakan söylemi tercih ediyor. Google'dan Eric Schmidt 2009'da bir muhabire, "Kimsenin bilmesini istemediğin bir şeyin v arsa, belkide o nu yapmıyor olman gerekir" demişti. En büyük sorun, bu eğilimi karşılaştıracağımız sadece tek bir örnek olması. O da, özel hayata girmesinin tek nedeni sert yönetimini idame ettirmek olan 20'nci yüzyıl totaliter polis devleti. Bu örnek otoriter rejimlerin internetin izleme teknolojilerini nasıl kullanabileceğini gösterse de, ABD'nin bir anda Facebook'u olan bir Doğu Almanya'ya dönüşme imkânı yok. Bizim için izlenme çağı aslında Alexis de Tocqueville deyimiyle "yumuşak despotizm" veya Forbes köşe yazarı James Poulos'un deyimiyle "pembe polis devleti" türünde olacak. Devletin elinde potansiyel olarak kapsamlı güçler olacak ancak vatandaşların çoğu, baskı veya zorlama hissetmeden izlenecek. Kapsamlı bir korku düzeni yerine, politik spektrumun uçlarında, çoğu kişinin saygın olmadığını düşündüğü gruplar veya düşünceler susturulacak. Tepeden gelen bir siyasi baskı yerine, internetteki Dev Veri kullanılarak yapılan gelişigüzel siyasi gerekçeli saldırılar olacak. Bu atmosferde, radikalleşme ve protesto daha riskli, paranoya ise daha anlaşılır olacak. Komplo teorileri yayılacak. Tehlikeli kişiler, daha bir şey yapmadan veya yaptıktan hemen sonra yakalanacağı için güvenlik ve mahremiyet arasında yapılan takas (özellikle de internetten çıkmaktan başka bir alternatif olmadığı düşünülünce) kabul edilir olacak. Geleceğe hoş geldiniz. Sadece, saklayacak bir şeyiniz olmadığına dikkat edin. THE NEW YORK TIMES