Diziler Türkiye'yi yanlış tanıtıyor

Türk dizilerinin yurt dışında büyük bir ilgiyle izlendiği bir gerçek. Fakat bir başka gerçek de bu dizilerin Türkiye'nin özellikle ahlaki ve tarihi boyutta imajını zedelediği veTürk toplumuyla ilgili yanlış yargının uyanmasına yolaçtığıdır.

Diziler Türkiye'yi yanlış tanıtıyor

Türk dizilerinin yurt dışında büyük bir ilgiyle izlendiği bir gerçek. Fakat bir başka gerçek de bu dizilerin Türkiye'nin özellikle ahlaki ve tarihi boyutta imajını zedelediği veTürk toplumuyla ilgili yanlış yargının uyanmasına yolaçtığıdır.

dizilerÜsküdar Üniversitesi Öğretim Üyesi, Türk Dünyası Sosyologlar Birliği BaşkanYardımcısı Doç. Dr. Abulfez Süleymanov Yenişafak Gazetesi’nde konuyuyazdı. Son günlerde Başbakan Erdoğan'ın sert eleştirel açıklamalarıyla yeniden gündeme gelen Türk dizileri konusu yurtdışında da tartışılıyor. Son dönemlerde sayıları hızla artan Türk dizileri Azerbaycan'da uydu anten ve kablolu televizyon aracıyla direk Türk televizyon kanallarından, diğer Türk cumhuriyetlerindeyse daha ziyade Türk lehçelerine tercüme yapılarak yerel televizyon kanallarında oynatılıyor. Bazı dizi yapımcıları bunun Türkçenin ve Türkiye'nin tanıtımı bağlamında önemli bir araç olarak tanımlamaya çalışsalar da işin aslı öğle değil. Evet bu dizilerin büyük bir ilgiyle izlendiği ve bazı dizilerin izlenme rekorları kırdığı bir gerçek. Fakat bir başka gerçek de bu dizilerin Türkiye'nin özellikle ahlaki ve tarihi boyutta imajını zedelediği ve Türk toplumuyla ilgili bu coğrafyada hak etmediği yanlış yargının uyanmasına sebebiyet vermesidir.

TÜRKİYE HAKKINDA ÖNYARGILAR

Nitekim Azerbaycan'da 2012 yılında başkanı olduğum 'Aktüel' sosyolojik araştırma kurumunun 520 katılımcı üzerinde yapmış olduğu 'Medya ve Toplum' konulu araştırmasında katılımcıların yüzde 62'si dizilerin ve özellikle Türk dizilerinin manevi değerleri zedelediği yönünde görüş beyan etmişlerdi. Benzer bir süreç 1980'li yılların sonlarına doğru da yaşandı. Bu toplumların Türkiye özlemi çektikleri bir dönemde Türkiye hakkında ilk izlenimleri hangi kanallardan geldiği günümüze değin şüpheli olan erotik içerikli Yeşilçam filmleri üzerinden oluştu. Bu dönemde de bölge halkı bu filmleri çok büyük ilgiyle seyrediyor ve bu filmlerde olup bitenleri Türkiye'nin gerçeği gibi algılıyorlardı. Belli bir süre sonra bu filmlerdeki sahneler Türkiye hususunda olumsuz kareler gibi halkın bilinçaltına yerleşmiş olacak ki, daha sonra geçiş sürecinin sancılarından doğan bir takım ahlakı boyutta sorunlar baş gösterince bunun faturasını Türkiye'ye çıkaranlar oldu. Benzer bir süreçle şimdi de karşı karşıyayız. Bu dizilerde tarihin tahribatı da sorunun farklı yönünü oluşturuyor. Zira tarih konularının dizilerde bu denli çarpıtılarak işlenmesi o coğrafyada da gerçek Türk tarihi bilenlerin itirazlarına sebep olurken, tarihi bilmeyenlerin ise özellikle Osmanlı tarihine ilişkin yanlış algılamalarına yol açıyor. Düşünün bu yakınlarda Rusya Federasyonu içinde bulunan Başkurdistan cumhuriyetini ziyaret ettiğimde diziyi Rus özel kanallarından takip eden oradakı Başkurt kardeşlerimiz bile dizideki olup bitenlerin tarihi gerçeğe ne kadar uygun olup olmadığını sormaktan duramıyorlardı. Bu filmlerin olumsuz etkileri bu coğrafyada kardeşlerine hizmet etmek için çok büyük gayret gösteren Türkiye'den giden gönüllü eğitimcileri, iş adamlarını ve sade vatandaşları da zor durumda bırakıyor. Zira onlarda bu olumsuz havayı bozmak için gereksiz tartışmalara girmek ve bir anlamda kendileri yapmadıkları işten dolayı cevap vermek zorunda kalıyorlar.

 YAHŞİ CAZİBE ÖRNEĞİ

Diğer taraftan bazı dizilerde direk bölgeyle ilgili temaları işlemekle bölge halkına hitap etmeye çalışıyorlar. Burada da farklı sorunlar ortaya çıkabiliyor. Örneğin Yahşi Cazibe dizisinin son bölümünde sırf başkahramanı canlandıran oyuncunun diziden ayrılmasına sinirlenen yönetmenin Azerbaycanlı bir kadın olan Cazibeyi üçkâğıtçı gibi kaleme verip diziyi sonlandırması Azerbaycan kamuoyunda ciddi tepkilere sebep olmuştu. Yine bu günlerde tartışmaya sebep olan 'Muhteşem Yüzyıl' dizisinde Azerbaycan'ın tarihinde önemli yer edinmiş devlet adamlarına karşı hoş olmayan bir yaklaşım sergilenmesi toplumun çeşitli kesimleri tarafından yadırganmıştır. Fakat bu olumsuz örneklerin yanında hayırseverlik, vatanseverlik, hoşgörü gibi konuları işleyerek aynı zamanda bölge gençlerine olumlu örnek olan Türk dizileri de yok değil. Bu dizilerin sayının çoğalması ve diğer Türk topluluklarında bu tür dizilerin daha fazla oynatılması hem ülkelerimiz arasında kültürel bağların güçlenmesine, hem de olumlu Türkiye imajının oluşmasına katkıda bulunacaktır. Yapılan bu tarz dizilerin de kaliteli olması hem izlenme oranına katkıda bulunacak, hem de ortak tarih bilincinin uyanmasına olumlu etki yapacaktır'. YENİŞAFAK
Paylaş:



İlginizi Çekebilcek Diğer Yazılar
  • Erkekler için çocuk sahibi olmak büyük bir sorumluluk gerektiriyor. Eşiniz baba olmaya hazır mı? İşte cevabı.
  • Sosyal medyada sahte profillere dikkat! Sanal dünyadaki tuzaklara dikkat! Prof. Dr. Sevil Atasoy, internet üzerinden kurulan tuzaklara karşı bilinçlen
  • Uçağa bindiğimizde normal tat alma duyumuzu biniş kapısında bırakırız. Neden mi?
  • Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Türkiye'nin ilk nöropsikiyatri hastanesi olan NP İstanbul Beyin Hastanesinin kurucusu ve aynı zamanda Üsküdar Ün
  • Harvard Üniversitesi’nden psikolog Dr. Martha Stout, Yanı Başınızdaki Sosyopat isimli kitabında bir sosyopatİ ele veren 10 işareti açıkladı. Bir sosy
  • Geçirdiğiniz çocukluk gelecekteki yaşlılığınızı belirliyor. Bana çocukluğunu anlat, sana nasıl bir yaşlı olacağını söyleyeyim!
  • Randevu Al