Çocukluktaki Ramazanlar hep hatırlanır

Anadolu kültüründe çocuk ve orucun önemli bir yeri olduğunu belirten Psikiyatrist Uzm. Dr. Mahir Yeşildal, çocukluk çağında tutulan orucun 50 yıl sonrasında bile hatırlandığını belirtti.

Çocukluktaki Ramazanlar hep hatırlanır

 “Ramazan geceleri eğlenceleri çocuklar için unutulmaz aktiviteler sunuyor, çocuklar yılın diğer aylarında görmedikleri eğlencelerle karşılaşıyor. 7 yaşından sonra çocuklara orucun ne olduğu ve neden tutulduğu konusunu anlatmak gerekiyor” dedi.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi’nden Psikiyatrist Uzm. Dr. Mahir Yeşildal, çocukların Ramazan ayına bakış açılarının neden farklı olduğunu değerlendirdi.

Çocukluktaki Ramazanlar hep hatırlanır“ÇOCUKLAR, 50 SENE SONRA BU RAMAZANLARI YÂD EDECEK”

Anadolu kültüründe çocuk ve orucun önemli bir yeri olduğunu hatırlatan Psikiyatrist Uzm. Dr. Mahir Yeşildal, “İlk orucumu yarım gün tutmuştum. Evdeki büyüklerim beni sırtlarında taşımış ve bana hediye almışlardı. Bizler büyürken çocukluk çağında yaşanan bu güzel maneviyata hep bir özlem duyuyoruz.  Şuna inanıyorum ki çocuklarımız da bu Ramazanları 50 sene sonra bizim gibi özlemle yâd edecekler” diye konuştu.

Ramazan ayında manevi bir atmosferin var olduğunu ifade eden Yeşildal, sözlerine şöyle devam etti: “Herkes oruç tutuyor, ibadet ediyor, namaz kılıyor ve Kur-an okuyor. Hakkıyla tutulan bir oruçta,  kişi daha sakin bir maneviyata sahip olabiliyor çünkü Allah’ın emrini yerine getiren anne baba daha huzurlu oluyor ve bu huzurun verdiği birliktelik sayesinde ailenin hemen hem bütün fertleri bir araya gelebiliyor. Bunun yanı sıra beraber sofraya oturulur ve komşular birbirine yemek gönderirler ve bu alışveriş sayesinde o sofra birden zengin bir hale geliyor. Ayrıca, evde ağırladığımız misafir sayıları diğer günlere kıyasla artmakta ve bu sayede çocuklar için Ramazan geceleri daha eğlenceli bir hale bürünüyor. Bu ziyaretler çocukların sosyalleşmesini sağlamakta ve çocuklar için unutulmaz aktiviteler halini alıyor. Bu sosyalleşme sayesinde çocuk, yılın diğer aylarında görmedikleri eğlencelerle Ramazan ayında karşılaşıyor.”

ÇOCUKLAR, ORUÇ TUTMAYA ZORLANMAMALI

Çocuğun soyut düşünme becerisinin gelişmesinin çok önemli olduğunu vurgulayan Uzm. Dr. Mahir Yeşildal, “4 yaşında somut düşünen bir çocuğa soyut ibadeti anlatmak çok mümkün değil, dolayısıyla bunu belki bayramlarda anlatmakta bir beis yoktur. Ancak soyut düşünme özelliği kazanıldıktan sonra 7 yaşından sonra çocuğa verilecek dini eğitimle birlikte orucun ne olduğu, neden tutulduğu ve Allah’ın Müslümanlardan oruç tutmasını neden istediği çocuğa anlayacağı dilde anlatılabilir ayrıca oruç tutmamanın cezalarından söz edilmemesi gerekiyor” şeklinde konuştu.

Bu dönemlerde çocuğu oruç tutmaya zorlamak gibi olaylarla karşılaştıklarını belirten Psikiyatrist Uzm. Dr. Mahir Yeşildal, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bu yaşlarda oruç tutmayan çocuğa ceza uygulamak yapılan en büyük kötülüktür. Oruç tutulan bir evde huzur ve o lezzet varsa, çocuk zaten oruç tutmak isteyecek. Ancak oruçlu bir baba, eşine sürekli hakaret ediyorsa veya bir anne çocuğun babası gelmeden sürekli çocuğu dövüyorsa ya da anne ‘Açlıktan ölüyorum bir de seninle mi uğraşacağım’ diyorsa çocuğuna bu durum çocuk üzerinde olumsuz bir etki yaratır. Burada çocuğun tutacağı orucun bir önemi yoktur ancak çocuklara ve ergenlere kendi hayatımızı örnek göstererek, çocukların gözlerine sokmayarak orucu anlatmak gerekir.  Biz ne kadar Ramazanı yaşayabilirsek, çocuklarımızın da Ramazanın maneviyatını anlaması daha kolay olacak.”



Bu yazıya 0 yorum yapıldı.

Cevap yazdığın kullanıcı: