Bölünmenin hüzünlü anıları

Guneeta Singh Bhalla'ya küçükken büyükannesi korkunç bir hikâye anlattı. Ağustos 1947'de İngiliz yönetimindeki Hindistan, bağımsız Hindistan ve Pakistan olarak ikiye ayrılınca, büyükannesi kısa süre sonra Pakistan'ın kontrolüne geçecek olan Lahor'dan kaçtı.

Bölünmenin hüzünlü anıları

Guneeta Singh Bhalla'ya küçükken büyükannesi korkunç bir hikâye anlattı. Ağustos 1947'de İngiliz yönetimindeki Hindistan, bağımsız Hindistan ve Pakistan olarak ikiye ayrılınca, büyükannesi kısa süre sonra Pakistan'ın kontrolüne geçecek olan Lahor'dan kaçtı.

bolunmeÜç çocuğunu sıkı sıkı tutan kadın, trenin camından dışarıya baktı ve raylar boyunca uzanmış cesetler gördü. Bu görüntü ölene kadar aklından çıkmadı. Bhalla büyükannesinin hikâyesini kayda geçirmediği için yıllarca pişmanlık duydu ve bu, onu o dönemi yaşamış diğer insanların hikâyelerini kaydetmeye itti. 1947 Bölünme Arşivi olarak bilinen proje, burada iki yıl önce hayata geçti. P roje i çin ç alışan o nlarca gönüllü, yediden fazla ü lkeden 6 47 sözlü hikâyeyi videoya kaydetti ve onları dijital olarak depoladı. Röportajlardan seçilen video alıntıları www.1947partitionarchive. org isiml i web sitesinden görüntülenebilir. İngiliz Hindistan'ını dini ve siyasi çizgilerle ikiye ayıran bölünme, 10 milyondan fazla kişiyi yerinden etti. Hindular ve Sihler Hindistan'a Müslümanlar ise Pakistan'a kaçtı. Hıristiyanlar, Yahudiler ve Zerdüştler azınlık olarak nerede yaşayacaklarına kendileri karar verdi. Ölü sayısını belirlemek zor. Tahminler 250 bin ila 2 milyon arasında değişiyor. Kaç kişinin tecavüze uğradığını kimse bilmiyor. Sözlü tarih projesi, türünün ilk örneği. Tanıkların çoğu öldüğü için projede bir aciliyet hissi vardı. Bhalla, konuştuğu 100 kişiden en az 20'sinin daha sonra öldüğünü söylüyor. California Üniversitesi'ndeki birkaç odadan yönetilen arşiv, 20 gönüllü hikâye toplayıcısını bu yıl anlatıcıları halen hayattayken Güney Asya'daki şehirlere göndermeyi planlıyor. Hikâye toplayıcıların çoğu, Bhalla gibi gerçek tanıkların torunları. Çoğu Güney Asya kökenli Amerikalılardan oluşuyor. Yaşlıların hikâyelerini dinlemek için ABD'nin dört bir yanındaki camileri ve tapınakları ziyaret ediyor ve bunları amatör kameralar ve akıllı telefonlarla kaydediyorlar. Röportaj yapılanların bir kısmı, hikâyelerini şimdiye kadar kendi aileleri dâhil kimseye anlatmamış. Bhalla California'da biri Sih, biri Müslüman olan ve çocukluklarını şu anda Hindistan'ın Pencap eyaletinin bulunduğu yerde, komşu köylerde geçiren iki adamla karşılaştı. Pakistan'a kaçmış bir Müslüman olan Ali Şan, Fremont'ta yaşıyordu. Hindistan'da kalan Hardev Singh Grewal ise komşu Union City'deydi. Bhalla, buluşmak isteyip istemediklerini sordu. "Elbette" dediler. Yağmurlu bir Cumartesi akşamı Grewal'ın evinde börek yiyip çay içtiler. 72 yaşındaki Şan, beyaz renkli deri koltukta başta gergin bir şekilde oturuyordu. İlk birkaç saat içinde, Şan'ın bir dönem yaşadığı Jurrahan'da her yıl düzenlenen bir fuarı andılar. O bölgedeki okulların isimlerini hatırladılar. Karanlık çökünce, daha çetrefilli hikâyeler döküldü dillerinden. Şan, Grewal'a 6 yaşındayken bir çetenin annesini ve erkek kardeşini gözlerinin önünde nasıl bıçakladığını ve çete üyesi bir adamın anlaşılamaz bir şekilde kendisini güvende olsun diye nasıl evine götürdüğünü anlattı. 76 yaşındaki Grewal, onun yanına geldi ve omzuna dokundu. Şan'ın gözleri doldu. Anlatmaya devam etti. Aylarca yabancının ailesiyle kaldığını ve daha sonra amcalarından birinin onu Pakistan'a götürdüğünü söyledi. Grewal'ın kolları hâlâ Şan'ın omuzundaydı. Grewal, Jurrahan'dan yaklaşık 6 kilometre uzaklıktaki Gujjarwal köyünün yaşlılarının, Sihizme geçmeleri şartıyla Müslümanları kurtarmayı teklif ettiklerini söyledi. Grewal, Şan'a, "İyi niyetlilerdi ama geriye dönüp bakınca, bunun iyi bir şey olmadığını anladım" dedi. Ama bu da onları kurtarmaya yetmedi. Din değiştirme merasimine hazırlanırken saldırıya uğradılar. Grewal'ın, at arabalarını ve toplu mezarları dolduracak kadar ceset olduğu dışında kaç kişinin öldüğüyle ilgili hiçbir fikri yoktu. Grewal da ağabeyinin saldırıda yaralanan üç Müslüman okul arkadaşını eve götürdüğünü hatırlıyor. Pakistan'a gidebilecek duruma gelene kadar evde kaldılar. Akıbetlerini bilmiyor. Grewal sonunda cesaretini toplayıp, "Ali, hiç kâbus görüyor musun?" diye sordu. Şan başını salladı ve "Ailemi öldüren insanları affettiğimde, yeni birisi oldum" dedi. Bhalla hepsini not aldı. "Hayatta kalanlar ve tarihi kaydedenler bu süreçte değişti" dedi. THE NEW YORK TIMES
Paylaş:



İlginizi Çekebilcek Diğer Yazılar
  • Yaşam tarzı tıbbı yani Lifestyle Medicine; araştırma, önleme ve tedavi etme ile yakından alakalı olan bir tıp dalıdır. Yaşam tarzı tıbbı; pek çok yaşa
  • Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Kahramanmaraş Milli Eğitim Bakanlığı Dulkadiroğlu Rehberlik ve Araştırma Mer
  • Panik atak, hiçbir neden yokken ortaya çıkan ve insanların yaşam kalitesini düşüren bir ruhsal hastalık olarak tanımlanıyor.
  • Öğrenilmiş çaresizlik nedir? Öğrenilmiş çaresizlik sendromu, başarma isteğini yok ediyor!
  • Narsistik kişilik, “Tanrılaştırılmış ve gerçekçi olmayan bir öz önem duygusu” olarak tanımlanıyor.
  • Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi tarafından bu yıl 9’uncusu düzenlenen Uluslararası İletişim Günleri, açılış konferansıyla başladı.
  • Randevu Al