'Bizi başkalarıyla olan ilişkilerimiz biz yapar'

Hazreti İbrahim ve Dostluk Sempozyumu Şanlıurfa’da gerçekleştirildi. Sempozyuma konuşmacı olarak katılan Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Adanan Ömerustaoğlu birlikte yaşamak başlıklı bir konuşma yaptı.

'Bizi başkalarıyla olan ilişkilerimiz biz yapar'

Hazreti İbrahim ve Dostluk Sempozyumu Şanlıurfa’da gerçekleştirildi. Sempozyuma konuşmacı olarak katılan Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Adnan Ömerustaoğlu birlikte yaşamak başlıklı bir konuşma yaptı

urfa_sempozyumBirlikte yaşamın temel felsefesinin var olanın hakkını tanımaktan geçtiğine dikkat çeken Ömerustaoğlu, bizi biz yapanın başkalarıyla olan ilişkilerimizin olduğuna dikkat çekti. “Risale-i Nur Ekseninde, Hazreti İbrahim ve Dostluk” panelinin ilki Şanlıurfa Valiliği, Şanlıurfa Belediyesi, Risale Akademi ve Akademik Araştırmalar Vakfı’nın katkılarıyla Şanlıurfa’da yapıldı. Otel Ruha’da gerçekleştirilen sempozyuma çok sayıda akademisyen katılırken, Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Adnan Ömerustaoğlu, birlikte yaşamak başlıklı konuşma yaptı. Birlikte yaşamanın temel felsefesinin var olanın var olma hakkını tanımaktan geçtiğinin altını çizen Ömerustaoğlu, var olanı tanımanın o kişiye saygı anlamı taşıdığını da kaydetti. Küreselleşen dünyada insanların benzerlik ve farklılıklarıyla bir arada yaşamak zorunda olduklarını ifade eden Ömerustaoğlu, tarihin hiçbir döneminde insanların aynı mahallede, şehirde, ülkede bu kadar iç içe geçmediğini de hatırlattı. Ömerustaoğlu, bu iç içe geçmiş insanların öncelikle birbirinin var olma hakkını tanımaları gerektiğini ifade ederek bunu başaranların da birer özgür toplum olacağını dile getirdi. Ortak değerleri olmayan toplumların ortak geleceklerinin de olamayacağını ifade eden Ömerustaoğlu, bu değerler alanını ortak hukuk, eğitim, ekonomi, folklor, ideal, tarih vb. gibi kavramların oluşturduğunu, ortak değerler üzerinde inşa edilen bir hukuk veya anayasanın olmaması halinde o toplumun varlığını da sürdürme gayretinin zora düşeceğini belirtti. Prof. Dr. Adnan Ömerustaoğlu bizler başkalarıyla olan ilişkilerimiz sayesinde biz olabileceğimizi de vurguladı.

KUZGUNCUK'TA ÜÇ DİN BİR ARADA

Caminin hemen yanında Ermeni kilisesi, az ötede sinagog ve sokağın biraz yukarısında da Rum kilisesi bulunmaktadır. Birlikte yaşamayı başarmak için bizim gibi yaşamayan ve düşünmeyenleri öteki olarak kategorize edip dışlamak yerine, benzerlik ve farklılığın birbirini gerektiren göreli terimler olduğunun bilincinde olmak gerekir. Bizler, başkalarıyla olan ilişkilerimiz sayesinde biz oluruz. Kişisel kimliklerin hepsi özde dışımızdakiyle ilişkimizde şekillenir. Başkalarını anlama olmadan öz anlama da olmaz ve bilincimizin sınırlarını çizen şey başkalarına dair bildiklerimizdir. Başkalarının farklılıklarını tanımlayabilmemiz için onların bize benzer taraflarını da tanımlamamız gerekir. Bunun için de farklılıkları yok etmek yada katılaştırmak yerine daima farklılıklarla farklılaşan insanlarla etkileşime girmek gerekir. Çağın ruhunu doğru okumak sosyal hayat alanında yaşanan değişimi dönüşümü görmek gerekir. Öteki diye nitelendirdiğimizi somut ve değişmez varlıklar olarak değil, sürekli oluş içerisinde olan, değişen varlıklar olduğunu bilmeliyiz. Anlamaya çalışılan insan eylem ya da üründen daha fazla bir anlam ifade eder ve yorumlama yorumcunun niyetleriyle sınırlandırılamaz. Çünkü, anlamın kendisi de zamanla değişmektedir. Bugün bildiğimiz şeylerin kendi hayatımızda ve öteki diye nitelendirdiğimiz insanların hayatlarında meydana gelen kavramsal ve başka türlü değişimlerce anlamsızlaşması mümkündür. İnsanoğlunun en büyük başarısı benzerlik ve farklılıklarıyla bir arada yaşamayı başarabiliyor olmasıdır. Şaban Özdemir (NPGRUP)