Balon teorilerini patlatmak lazım

Balonlar sadece mali sağlığa değil, ekonomik sağlığa da zararlı.

Balon teorilerini patlatmak lazım

Balonlar sadece mali sağlığa değil, ekonomik sağlığa da zararlı.

balon1990'ların sonundaki internet balonu arkasında birçok boş işyerini bırakmış ve hayal kırıklığı yaratmıştı. 2000'lerin sonunda da emlak balonu patlayınca 1930'lardan beri görülmüş en büyük ekonomik kriz yaşandı; üstelik kriz devam ediyor. Demek ki insanlar balonlardan söz edince onları dinlemek ve dediklerini değerlendirmek gerekir. Yani emlakla ilgili uyarılar karşısında kendinden menkul uzmanların tepkilerinde gördüğümüz gibi, küçümseyerek burun kıvırmamak gerekir. Şimdi de bazı balon rivayetleri dolaşıyor. İddiaların çoğu bir tahvil balonu üstünde yoğunlaşıyor. Tahvil fiyatlarının gerçekçi olamayacak kadar yüksek, faiz oranlarının da (faizler tahvil fiyatlarının tersi yönünde hareket eder) fazla düşük olduğu söyleniyor. Ayrıca Dow endeksinin yükselmesiyle bir borsa balonundan da korkulmaya başladı. Gerçekten büyük bir tahvil ve/ veya borsa balonuyla karşı karşıya mıyız? Bence tahvilde kesinlikle öyle bir şey yok. Borsadan o kadar emin değilim, ama bence orada da öyle bir şey yok. Balon nedir? Benim tanımıma göre balon, varlık fiyatlarının gelecekle i lgi l i gerçekdışı görüşlere dayandığı bir durumu ifade eder. İnternet balonundaki f iyat lar ancak şirket lerin çoğunun Microsoft gibi olacağına inanmamız halinde anlamlı olabilirdi; 2006'daki emlak fiyatlarının anlamlı olması için ev fiyatlarındaki artışın, alıcıların gelirindeki artıştan çok daha hızlı olması ve bizim de bunun yıllarca süreceğine inanmamız gerekirdi. Şu anki tahvil piyasasında ona benzer bir şey var mı? Uzun vadeli tahvil faizleri daha çok kısa vadeli faiz oranları hakkındaki beklentilere dayanır ve onu da ABD Merkez Bankası (Fed) belirler. Yani Fed'in uzak olmayan bir gelecekte kısa vadeli faizleri yüzde 4-5'e çıkaracağına inanıyorsanız mevcut oran olan yüzde 2'den 10 yıllık tahvil almazsınız. Öyle bir şeye niçin inanasınız? Fed normalde ancak işsizlik yüksek ve enflasyon düşükse (ki bugün durum bu) faizleri indirir. Doğru, faizler zaten sıfıra yakın olduğu ve daha fazla aşağı çekilemeyeceği için bir indirime gidilemez. Öte yandan, işsizlik büyük oranda düşmedikçe ve/ veya enflasyon şaha kalkmadıkça Fed'in faizleri artırmak için bir sebebi yok; ve önümüzdeki yıllarda böyle bir şeyin olacağına dair hiçbir emare de yok. Öyleyse niçin tahvil balonundan söz e diliyor? B u b iraz d a f aiz oranlarının tarihi ölçütlere göre çok düşük olduğu gerçeğinden kaynaklanıyor. Fakat şunu unutmamak gerek. Tarihi ölçütlere göre ekonomi de berbat durumda. Dolayısıyla faiz oranlarının normal l iğini belirlememize yarayan genel kuralların bir geçerliliği yok. İşin içinde biraz kuruntu da olduğunu söylemek gerek. Çünkü mali sektörden birçok kişi nedense Fed Başkanı Ben Bernanke'ye ve yaptığı her şeye karşı derin bir nefret besliyor; gevşek para politikalarının sona ermesini ve icraatlarının büyük bir başarısızlığa uğramasını istiyor. Ancak sakallı Princeton profesörlerinden nefret etmek iyi bir yatırım stratejisi değildir. Ayrıca devlet tahvillerine itibar etmeyen yatırımların (bu yatırımlar aşağı yukarı bugün ABD'deki tahvil balonu iddialarına zemin oluşturan tezlere dayandırılıyordu) sık sık hüsranla sonuçlandığı ve "dul bırakan" diye nitelendiği Japonya örneğini unutmamak gerek. Bugün Japonya'nın borcu GSYİH'sının iki katından epey fazla, bütçe açığı de bir hayli büyük olmasına rağmen 10 yıllık tahvillerin faizi yüzde 0.6. Hayır, yanlış görmüyorsunuz. Yaborsa? Büyük borsaların endeksi şu an 1990'ların sonunda olduğundan daha yüksek. Belki kaygı verici gelebilir. Fakat bir de şu var ki kurumsal kârlar (sonuçta hisse senetleri de bu kârın yansıması), 1990'lardaki balon patladığında yapılan kârın iki buçuk katından fazla. Üstelik tahvil faizleri bu kadar düşükken yatırımcıların borsaya yönelmesi ve fiyatları yükseltmesi normal. Bütün bunlar hesaba katıldığında borsada, ama özellikle de tahvillerde büyük balonların olabileceği iddiası zayıf kalıyor. Ve vardığımız bu sonuç yalnızca politikalar değil, yatırımlar için de önem taşıyor. Son dönemlerdeki balon spekülasyonları aslında Bernanke ve meslektaşlarına, kitlesel işsizlikle mücadeleden vazgeçmeleri ve ekonomiyi canl andı rma çaba l a r ını bırakmaları gerektiği, yoksa sonucun kötü olacağı mesajı verilmek isteniyor. Fakat ciddi bir balon sorunuyla karşı karşıya olduğumuza inanmak için bir neden yok. Daha önemlisi, farazi balonların kaygısını güdeceğiz diye Amerikalıların tekrar iş başı yapması için gayret göstermekten vazgeçemeyiz. Bernanke balon baronlarının boş laflarını bir kenara bırakıp bildiği yolda devam etmelidir. THE NEW YORK TIMES