ARTIK TEK BAŞINA UYUMALI

ARTIK TEK BAŞINA UYUMALI
Paylaş:

BABY&YOU/AĞUSTOS

Çocuğunuz tek başına uyumuyorsa üzülmeyin çaresi var. İşte anne babalara uyarılar ve öneriler...

 


NPİSTANBUL Hastanesi Doktoru Nuket İşiten çocuk anne ve babadan nasıl ayrı uyur püf noktalarıyla BABY&YOU Ağustos sayısında anlatıyor…

Çocuklar bebeklik dönemlerinden itibaren anne ve babalarına yakın uyumayı severler. Hatta bazen aynı yatağı paylaşan ebeveynler var. Fakat bu yaş döneminden itibaren artık çocuğunuz yalnız başına uyumayı öğrenmeli. Peki siz bunun için neler yapabilirsiniz? Erişkin ve Çocuk psikiyatri Uzmanı Dr. Nuket İşiten'in bu konudaki önerilerini mutlaka okuyun.

Çocuğun uyku gereksinimi yaşla değişiklinin gösterir. Yeni doğan bir bebeğin uyku gereksinimi ve uyku saatleri ile okul öncesi eğitim döneminde olup kreşe giden bir çocuğun uyku gereksinimi farklıdır. Biri karnı doyduğu, herhangi bir sorunu olmadığı sürece uyuyabilirken, diğerinin uyku saatlerinin periodisitesi ve süresi belirlenmiş, süresi azalmış ve bir ritme oturmuştur.
 
Okul çağı geldiğinde ise artık oğle uykularına, gereksinim kalmamış; periodisitesi neredeyse bir erişkininkine benzer olup sadece süresi uzundur. Erişkin bir insan için (yaşla değişmekle beraber) 6-8 saatlik kaliteli bir uyku yeterli olabilirken, okul çağı çocuklarında bu süre 8-10 saati bulur. Ortalama uyku süreleri; 6 aylık bebekte 12 saat minimum gereksinim iken, okul döneminde 10 saatte, ergenlikte 9 saatte düşer.

ÇOCUĞA BİREY OLDUĞU ÖĞRETİLMELİ


Çocuğun evde, aile içinde, toplumda bağımsız ayrı bir "birey" olduğunu öğrenmesi gerekir. Birincil ayrışma bireyselleşme dönemi ile beraber çocuk "birey" olduğunu fark edebilmelidir. Onu arışı koruyup kollayan bir ebeveyn çocuğun olasılıkla ayrı bir birey olmasına tahammül edemiyordur. Oysa çocuğun kendi başına yürümeye, kendi başına yemeye, kendi kendine uyumaya, tuvalete gitmeye gereksinimi vardır.

Bunları denedikçe denemeye devam eder; başardıkça da özgüveni artar. Bağımsız, kendi başına o problemin üstesinden gelebiliyordur artık. Başarabiliyordur! Ebeveynin de buna izin vermesi, fırsat vermesi gerekir.

Birincil ayrışma bireyselleşme dönemi olan yaşamın ilk 6 ayından itibaren bebeğin bağımsız uyuyabilme deneyimlerinin başlaması uygundur. Bebek kendi başına; rahat, güvenli, huzurlu olarak kendini uykunun kollarına bırakabilmelidir. Her çocuğun uyku ritüeli farklıdır. Kimi emme davranışı ile kendini yatıştırarak rahatlayıp, gevşeyip uykuya geçerken; kimi çocuk anne memesinin yerini tutacak sembolik bir nesne ile oynama davranışı içine girebilir. Kulak memesi ile oynama, gıdı ile oynama, battaniye-yastığın kenarı ile oynama vb.

Yaş ilerledikçe stiller değişiklik gösterse de tema aynı kalır. Sembolize eden bir nesne ile rahatlama ve gevşeme! Yastıklar* yumuşak ve tüylü oyuncaklar gibi biberon da çok sık gördüğümüz bir uyku ritüeli geçiş objelerindendir. Yıllarca yanında taşınan ve her gittiği yere götürülen yastık ya da oyuncaklar görebiliriz. Önemli olan çocuğun kendini güvende hissettiği, rahat ve huzurlu ortamı yaratmaktır.

Tamamen karanlık bir ortam; bebek için çok da rahatlatıcı değildir. Ortamı hafifçe yumuşak bir ışıkla aydınlatmakta fayda vardır. Yine erken bebeklik döneminde rahatlatıcı bir banyo ve bebek masajı genellikle uykuya dalmayı kolaylaştırdığı gibi uykunun kalitesini de artırır. Müziğin de bebekler üzerinde uykuyu kolaylaştırıcı etkisi vardır. Ancak hiç bir müzik, yanında kendini güvende hissettiği, rahatladığı annesinin sesi kadar etkili olamaz. Ninni ya da birlikte bir masal anlatmak/ okumak kadar keyifli bir uyku ritüeli az bulunur.

Uykuya dalmadan önce odanın ısısı, yatak, odadaki eşyalar vb. çocuğun gereksinimine göre düzenlenmeli aşırı sıcak ya da soğuk bir ortam olmamasına dikkat edilmelidir. Yatak ölçüleri gereğinden ne büyük ne de küçük; yine çocuğun gelişimsel düzeyine göre olmalıdır, olmalıdır. Bebek karyolalarının yumuşak bir koruyucusu olmalıdır. Çevresindeki parmaklıklar hem çocuğun düşmesini engellerken bu yumuşak koruyucu da bebeğin zarar görmesini engeller. Ayrıca küçük bebeklerde başını bir yerlere sokma gereksinimi vardır. Çoğu bebeği yüzüstü ve başını yastığa dayamış uyurken görürüz. Bu anne karnındaki ortama benzer bir durumdur. Kimi zaman başını dayadığı yastık anne karnındaki plasentanın yerini tutar.

SİZ NELER YAPABİLİRSİNİZ?

Ebeveynler bu konuda kararlı ve tutarlı olabildiklerinde çocuklar kendi başlarına yatma alışkanlığını kazanabilirler. Çocuk, herhangi bir nedenle kalkıp anne babanın yanına geldiğinde anne babanın tutum ve davranışları aynı olmalıdır. Eğer çocuğunuz birlikte yatmak istiyorsa onunla konuşmalı ve yeni duruma hazırlamalısınız. Artık kendi yatağında yatma zamanının geldiğini belirtmeli ve bununla ilgili düzenlemeleri birlikte yapmalısınız.

Bazı çocuklar ise kendi odalarında yatarken bir sebeple annelerinin odasında onlarla birlikte yatmak isteyebilirler. Bu durum daha çok korkularda, gece terörü ve kabuslar da karşımıza çıkmaktadır. Geçici olarak korku ile baş etmekte yardımcı olabilen birlikte yatma davranışı, korkuyu gidermeyeceği gibi pekişmesine de yol açmaktadır. Bu durumda bir süre çocukla birlikte olunmalı, kaygısı azaltılmaya çalışılmalıdır.

Çocuğumuz korkulardan bahsediyorsa ne yapacağız? Çocuklar genellikle ertesi sabah uyandıklarında gördükleri kabusu hatırlamazlar. Ancak hatırlıyorlarsa, anne babanın mümkün olduğunca sakin, soğukkanlı bir şekilde dinleyerek çocuğun kabusunu anlatmasını teşvik etmeleri gerekir. Çünkü çocuğun duygularını dile getirmesi daha rahatlatıcı olacaktır. Çocuğa korkmanın saçma olduğunu söylemek, bunun sadece bir rüya olduğundan söz etmek, onun yatışmasını sağlamayacaktır. Korktuğu şeylerin resmini yaptırtarak korkusunu somut hale getirmek ve sonra bu korku ile nasıl baş edebileceğine dair yaratıcı çözüm yolları üretmesini sağlamakta yardımcı olacaktır.

Çocuğun uyuyacağı yer konusunda anlaşılmalı, bu konuda da bir düzen oturtulmalıdır. Çocuğun bir gün yatak odasında, diğer gün oyun oynadığı odada uyuması çocukta kafa karışıklığı yaratabilir. Uykuya gidişin bir seremoniye dönüştürülmesi, belirli bir uyku saatinin ve rutinin sağlanması çocuğun uyku düzeni oluşturmasını sağlar. Banyo, pijamaların giyilmesi, diş fırçalama, öykü okunması gibi...

Çocuğun kendisi için özel olarak hazırlanmış, oyuncaklarının bulunduğu bir odada yatması, uyumasına yardım eder. Daha büyük çocuklarda oda düzenlemesi yapılabilir, gece lambası birlikte seçilebilir, yatarken kitap okuma alışkanlığı kazandırılabilir. Bilgisayar ve televizyonun hem uyarıcı hem de bağımlılık yapan özelliğinden dolayı, çocuğun yatak odasında olmaması gerekir.

Çocuğun uyumadan önce bir süre onun uykuya hazırlanmasına yardım edecek şeyler düşünülmelidir. Rahatlatıcı bir müzik, şayet çocuk küçükse ona kitap okumak, büyükse kitabını alarak yatağında bir süre yalnız vakit geçirmesi sağlamak çocuğun uyumasına yardım eder. Bu yüzden uyumadan önce ona masal okuyabilir, ona dokunarak, saçlarını okşayarak uyutabilirsiniz.

*Çocuk uyurken tamamen sessiz bir ortam yerine, hafif sesli bir ortam yaratmak da faydalıdır. Bebekler için odasında ağladığı zaman sesini ebeveynlerine duyurabilecek bir sistem olabilir. Çocuk kendi odasına ve yatağına alışmalı, anne babanın odasının onlara ait özel bir alan olduğunu kavramalıdır.