Algoritmalara yön vermek gerekiyor

İnsanlar bilgisayarların yaptığı işleri rafine ediyor.

Algoritmalara yön vermek gerekiyor

İnsanlar bilgisayarların yaptığı işleri rafine ediyor.

algoritmaHisse işlemleri yapmak, reklam için hedef belirlemek, siyasi kampanyaları yönlendirmek, randevu ayarlamak ve hatta sutyen numarası seçmek: Tüm bunları ve daha fazlasını artık bilgisayar algoritmaları yapıyor. Ama modası geçmiş bir yardımcıya git gide daha fazla bel bağlıyorlar: İnsana. Algoritmalar her geçen gün daha güçlü, hızlı ve detaylı hale gelse de bilgisayarların kendisi düz mantığa sahip. Bağlamı ve küçük farklılıkları göz ardı ediyorlar. Mantığın bilinmeyen yanlarını deşifre etmeyi her zaman beceremiyorlar. Pittsburgh'teki Carnegie Mellon Üniversitesi'nden bilgisayar mühendisi Tom M. Mitchell, "Ne kadar zeki olurlarsa olsunlar, bilgisayarların kafası bir tuğla kadar kalın olabiliyor" diyor. Bu yüzden programcılar program kodlarını adım adım yazsa da, insanlar algoritmaların yaptığı işleri değerlendiriyor, yönetiyor ya da düzeltiyor. Veya çevrimiçi bilgi veritabanları oluşturuyor ve onları kontrol edip onaylıyor. Apple'ın Siri'si ve IBM'in Watson'ı gibi soru-cevap teknolojileri, git gide yaygınlaşan makine-insan işbirliğine dayanıyor. Twitter, kullanım sıklığı birden bire artan arama terimlerinin anlamını ve bağlamını yorumlamaları için "hâkim" adını verdiği bir sözleşmeli işçi ordusu çalıştırıyor. Algoritmaların egemen olduğu Google'da bile arama sonuçlarına insanlar taraf ından yapı lan katkıların sayısı artıyor. Google birkaç ay önce, kullanıcı ünlü birinin ya da bir yerin adını yazdığında arama sayfasında bilgi özetleri sunan bir uygulama başlattı. Bu özetler Wikipedia, CIA, World Factbook ve Google'ın 2010 yılında aldığı Freebase gibi bilgi veritabanlarından elde ediliyor. Google'ın algoritması, süzgeçten geçirilmiş bir bilginin bulunduğu bir arama terimini tespit ettiğinde, internet sayfalarına bağlantılar sunmak yerine, gidip bu bilgiyi kendi alıyor. Google'da arama kalitesinden sorumlu mühendislik direktörü Scott Huffman, "Düşünce yapımızda bir değişiklik oldu. Kaynaklarımızın bir kısmı artık insanlar tarafından yönetiliyor" diyor. "Değerlendiriciler" olarak bilinen diğer yardımcı insanlar, Google'a bir otomasyon harikası olan arama algoritmasını rafine etmesini sağlıyor. Huffman, "Mühendislerimiz algoritmayı değiştiriyor ve insanlar önerilen bir değişikliğin, gerçek bir iyileştirme olup olmadığını görmemizi sağlıyor" diyor. Georgia'da üniversite okuyan ve Google için sözleşmel i çalışan Katherine Young, bir değerlendirmeci. Kendisine kapsamlı bir arama sorgusu gösterilen ve daha sonra iki dizi halinde Google arama sonuçları verilen Young'tan, bu sonuçların uygunluğu, doğruluğu ve kalitesini değerlendirmesi isteniyor. Young, değerlendirmeleriyle ilgili, "Kendinizi aramayı yapan kişinin yerine koymaya çalışıyorsunuz" diyor. 25 yaşındaki Ben Taylor, üniversitelerden bakım evlerine, akıllı telefonlardan köpek cinslerine kadar konuları ve ürünleri karşılaştıran Santa Barbara merkezli girişim şirketi FindTheBest'in ürün müdürü. Bilginin büyük bir kısmı, şablonlar halinde hazırlanıyor ve bir bilgisayarın okuyabileceği bir kodla etiketleniyor. Sürecin daha otomatikleşmesi sayesinde Taylor ve diğerlerinin algoritmaya "git yakala" emri vermesi yetiyor. Algoritmalar her geçen gün gelişiyor. Ama kendi başlarına değil. Taylor, "Mantığa ve en fazla öneme sahip olan küçük verileri içgüdüsel olarak tanıyabilme yeteneğine sahip olmanız gerekir. Bunu yapabilmeniz için de, insanların bir miktar dâhil olması lazım" diyor. THE NEW YORK TIMES