E-bültenimize kayıt olarak güncellemelerden haberdar olabilirsiniz.

DEPRESYON YİNELEYEBİLEN BİR RAHATSIZLIK

DEPRESYON YİNELEYEBİLEN BİR RAHATSIZLIK

DEPRESYON YİNELEYEBİLEN BİR RAHATSIZLIKKişi bir psikoterapiden geçmişse, belli bir iç görü kazanmış olur.

Hayatla başa çıkarken belli yaklaşımlarının onu depresyona götürebileceğini öğrenmiştir. Depresyona yatkınlığı olduğunu bildiği için, bir daha depresyona girme eşiğine geldiğinde kendisi bunun daha fazla farkına varabilir. Bilişsel terapiler aslında bir eğitim sürecidir, kişiye çok fazla bakış açısı ve strateji öğretiriz. Kişi kendi kendisine de onları uygulayabilir. Bu, ev ödevleriyle de pekiştirilen bir şeydir. Ayrıca, bilişsel terapilerde depresyonun yenilenmesinin önlenmesi için program yapılır. Diyelim kişi kendisini çok iyi hissediyor, testler de bunu doğruluyor. Biz o kişiye depresyonunuz geçti gidin demeyiz; alt ay sonra bir daha görüşelim deriz. Böylece kişi eğer nüks etmeye yatkınlık görürse, o zaman neler yapabileceği konusunda önceden hazırlanan bir program yaparız. Bunlara ‘aşılama seansları’ deriz (yani altı ay sonra bir daha görürüz hastayı). Terapi tamamen kesilmez, bir takip sürecine girilir.

Hasta eğer terapistine bağımlı hale gelmişse hem kötü bir terapi yapılmış, hem de terapi beklenen başarıya ulaşamamış diyebiliriz. Çünkü, depresyonda en önemli şeylerden biri bağımlı olmaya yatkınlıktır. İşbirliği ilkesi çok önemlidir modern terapilerde. Belirli amaçlarla verilen ve bu amaçların hastaya doğru bir biçimde anlatıldığı ev ödevleri de bu işbirliğini, ekip çalışmasını pekiştirir.

Depresyona yatkınlığı etkileyen risk faktörleri olduğunu biliyoruz. Örneğin, kadınların sosyalleşmeyle öğrendikleri başa çıkma stratejilerinin onları depresyona daha yatkın hale getirmesi ya da küçük yaşta anne baba kaybı, fakirlik gibi etkiler vardır. Dolayısıyla, önleyici toplumsal çalışmaların yapılması gerektiği bilincinin yerleşmesi gerekir. Bireyleri depresyona karşı dayanıklı hale getirebilmek için neler yapılabilir türünden geniş çaplı çalışmalar yapılmalıdır.

DR. OĞUZ TAN- PSK. ZEHRA EROL