Yaşlılıkta terapi yeni kapılar açıyor

Marvin Tolkin, klinik olarak depresyonda değildi. Ama hayatı boyunca çok sıkıntı çeken Tolkin, 83 yaşındayken aşırı stresliydi. Yaşlılıkta terapi yeni kapılar açıyor.

Yaşlılıkta terapi yeni kapılar açıyor

Marvin Tolkin, klinik olarak depresyonda değildi. Ama hayatı boyunca çok sıkıntı çeken Tolkin, 83 yaşındayken aşırı stresliydi. Yaşlılıkta terapi yeni kapılar açıyor.

yaslilik_terapiBir iş ortaklığının batması ve ilk karısının 18 yıl önce ölmesi gibi sıkıntılara göğüs g ermişti. Ç ocukları v e torunlarıyla ve karısı Carole ile olan ilişkisiyle ilgili endişe duyuyordu. Şu anda 86 yaşında olan Tolkin, "80'lerime geldiğimde, 'Umurumda mı dünya! Daha ne kadar yaşayacağımı bilmiyorum, o yüzden hayatı kolaylaştıracağım' dedim. Herkesin yardıma ihtiyacı vardır ve herkes hata yapar. Kendi kapasitemin dışına çıkabilmem gerekiyordu" diyor. New York'ta yaşayan emekli iç çamaşırı üreticisi Tolkin, Manhattan'daki Weill Cornell Medical College'dan klinik psikiyatri Profesörü Robert C. Abrams'ı görmeye başladı. Her ay 45 dakika görüşüyorlar. Tolkin, "Abrams bana daha önce aklıma g elmeyen b ir b akış a çısı sunuyor. Bu bakış açısı, yaşımın gerektirdiği bu geçiş sürecini, ailemle olan ilişkim açısından çok daha kolay hale getirdi" diyor. YAŞLILIKTAN KORKMAYIN! Tolkin, hayatlarında ilk defa psikolojik yardım alan çok sayıda yaşlıdan biri. Ca l i fornia'daki Stanford Üniversitesi'nden Dolores Gallagher- Thompson, "Daha uzun yaşadıklarını fark ediyorlar ve '10-15 sene daha yaşayacaksam, faydası dokunacak bir şey varken neden hayatımı zindana çevireyim?' diye soruyorlar" diyor. 65 yaş üstü 6.5 milyondan fazla Amerikalı, depresyondan muzdarip. Çoğu, yaşamlarıyla ilgili yeni düzenlemeler, mali durumları, kronik sağlık problemleri, sevdikleri birinin ölümü ve kendi ölümleriyle ilgili endişe duyuyor. Gallagher-Thompson, "80'lerindeki ve 90'larındaki insanlar, depresyonu bir ahlaki zaaf olarak görüyor. 50 yıl önce, sorunlu insanlar bir yere kilitlenip unutuluyordu. Eğer depresyonda olduklarını söylerlerse, akıl hastanesine yatırılacaklarını düşünüyorlar. Bu yüzden iyi görünüp sorunlarını ellerinden geldiğince gizlemeye çalışıyorlar" diyor. Bu yaş grubunda doğru tedaviyi bulmak zor olabiliyor. Örneğin antidepresanların istenmeyen yan etkileri oluyor. Ancak çoğu, düşünce kalıplarını ve yaşam kalitelerini etkileyen davranışları değiştirmeye odaklanan bilişsel davranış teknikleri başta olmak üzere konuşma terapisine büyük ilgi gösteriyor. Şu anda 87 yaşında olan emekli sosyal hizmet görevlisi Miriam Zat insky, kocası öldükten sonra Miami Yahudi Sağl ık Hizmetleri'ndeki bir bağımsız yaşam merkezine taşınmış. Zatinsky, "Bu benim için gerçekten çok tuhaftı. Kimseyle arkadaş olamıyordum. Kendi yolumu bulamıyordum. Çok zor bir dönemdi" diyor. Merkezin ruh sağlığı direktörü Doktor Marc E. Agronin, yaşadığı sorunların sıra dışı olmadığını söyledi ve onu arkadaş bulmaya teşvik etti. Kaygı hali için Xanax (nadiren alıyor) yazdı ve onu bir sosyal hizmet görevlisiyle iletişime geçirdi. Diğerleriyle nasıl temas kuracağına dair stratejiler belirlediler. Ve bu, yavaş yavaş gerçekleşti. Zatinsky, "Akşam yemeğinde masada oturup insanlarla konuşuyorsunuz" diyor. Florida'da yaşayan 69 yaşındaki Judita Grosz, üç ay yataktan çıkmasını engelleyen şiddetli bir depresyonun ardından Doktor Agronin'in kapısını çalmaya karar verdi. Agronin ona ilaç yazdı ve ona her gün dışarıya çıkacakmış gibi giyinmesini şart koşmak gibi bazı bilişsel davranış teknikleri verdi. Sonunda kendini daha iyi hissetmeye başlayan Grosz, "Düşüncelerimi dengelemeyi öğrendim ve eskisi kadar kaygılanmıyorum. Bu yaşta sanata yatkın, yaratıcı, yenilikçi ve zeki olduğumu keşfettim. Kendi zihnim olduğu gerçeğini fark ettim. Buna geç büyümek denebilir" diyor. Bazı yaşlı hastaların gerçekten ihtiyacı olduğu şey, yaşamlarını bir bakış açısına oturtma konusunda yardım almak. Abrams, "Yaşlılıkta, onlarca yıl boyunca sahip olunan suçluluk duygularını giderip varsayımlara kafa tutan bakış açılarıyla, her şey daha farklı olabilir. Belki de her şey o kadar da kötü değildir; belki de kendilerini suçlamamalıdırlar" diyor. Tolkin, Abrams'ı her ay görmeye devam ediyor. Tolkin, "Herkesin hayatında başını ağrıtan şeyler vardır. Yaşamınızın özünü oluşturan, bu baş ağrısıyla nasıl mücadele ettiğinizdir. Yaklaşımımın önemli olduğunu fark ettim. Pozitif düşünceleri sürekli perçinlemem gerekiyordu" diyor. THE NEW YORK TIMES