ULTRASON, SİNİR HÜCRELERİNİ ŞAŞIRTIYOR

ULTRASON, SİNİR HÜCRELERİNİ ŞAŞIRTIYOR

ULTRASON, SİNİR HÜCRELERİNİ ŞAŞIRTIYORYale Üniversitesi’nde Pasko Rakic yönetiminde çalışan bilim adamları farelerle gerçekleştirdikleri deneyler sırasında, büyük beyin kabuğunun alt tabakalarından birisine gitmesi gereken sinir hücrelerinin üst tabakaya gittiğini görmüşler.

Bundan sonraki araştırmalarda insansı maymunların da ultrasona böylesine duyarlı reaksiyon gösterip göstermediği kontrol edilecek. Bilim adamları fötal evredeki kemirgenleri tekrar tekrar (30 dakika süreliğine) ultrason dalgalarının etkisinde bırakmışlar.

Ultrasonun beyin üzerindeki etkisi farelerin otopsisi sırasında anlaşılmış. Yollarını şaşıran sinir hücresi sayısının düşük olmasına karşın, ultrasonun beynin işlevi üzerinde etkili olduğunu sanan bilim adamları, yollarını şaşıran sinir hücrelerinin ultrason süresinin ve frekansının artmasına bağlı olarak çoğaldığını da saptamışlar.

Bugüne kadar çok fazla ve uzun süre ultrason ışınlarının etkisinde kalan bebeklerin daha düşük kilolu doğdukları biliniyordu sadece.

Son araştırmalarla çok fazla ultrason ışınlarının etkisinde kalan farelerde ve primatlarda (insan dışındaki) farklı davranış biçimleri de izlenmiş.

KAYNAK: //www.hurriyet.com.tr/bilim/

Paylaş:



İlginizi Çekebilcek Diğer Yazılar
  • Motivasyonunuzu kaybettiğiniz anda hayatınızda bazı değişikliklere ihtiyacınız olabilir. İşte öneriler...
  • Kişinin hayatta en çok endişe duyduğu şeylerin başında sevdiklerinin başına kötü bir şeyin gelmesidir. Bu dönem eğer doğru biçimde geçirilmezse kişiy
  • Prof. Dr. Nevzat Tarhan, aşk su gibidir fazla kaynarsa buharlaşır diyor ve ekliyor: Aşkın formülü H20'dur. Pozitif iletişim kurulamazsa aşk buhar olu
  • Sevdiğini hastalık derecesinde kıskananlar, çevresine kötü koku yaydığına inandığı için suçluluk duyanlar, doktor muayenesine genelde kendi kafasında
  • Çocukluk çağında olduğu gibi erişkin yaşamda da DEHB tedavisinde ilaç kullanımı genellikle etkili ve hızlı cevap oluşturur.
  • Teselli edici sözler kişinin üzüntüsünü azaltmaz, aksine artırır. Önce kişilere üzülme, yani kendilerini ifade hakkı tanımak gerekir.
  • Randevu Al