Tutumlu yaşamaya alışıyoruz

Ekonomi ters tepince tutumluluk arttı. Fakat insanlar bunu sineye çekmek yerine, ellerindeki parayı kaybetmemek için farklı yollara başvuruyor.

Tutumlu yaşamaya alışıyoruz
Paylaş:

Ekonomi ters tepince tutumluluk arttı. Fakat insanlar bunu sineye çekmek yerine, ellerindeki parayı kaybetmemek için farklı yollara başvuruyor.

Haber2Tökezleyen borsalar emeklilik fonlarını tırpanladı ve iş güvencesi bir serap gibi uzaklarda kaldı. Fakat insanlar bunu sineye çekmek yerine, ellerindeki parayı kaybetmemek için farklı yollara başvuruyor. Örneğin birçok Amerikalı mezara gömülmektense yakılmak istiyor. Kuzey Amerika Kremasyon Derneği'nin The New York Times'a aktardığına göre, Amerikalıların yüzde 41'i gömülmek yerine yakılmayı tercih ediyor. Oysa 1985'te bu oran yüzde 15'ti. Bir sevdiğinizin toprakta olmasındansa raftaki bir kapta olması fikri, ABD'de artık eskisi gibi tabu değil. Tony Kelly lenf bezi kanseriyle mücadele ederken önce ilik nakli, ardından kemoterapi olmuş ve 200 bin dolar borca girmişti. Fakat 29 Eylül'de, henüz 54 yaşında hayata veda ederken aile parasından yine de tasarruf edebileceğini biliyordu. Virginia Beach'te profesyonel golfçülük yapan kocası Doug Kelly, The New York Times'a, "Toni yakılmanın ne kadara mal olduğunu öğrenmek istiyordu" dedi. "Bin, hatta beş yüz dolar tasarruf etsek bile buna razıydı. Aileye daha fazla yük olmak istemiyordu" diye ekledi. Kelly'nin yakılması bin 600 dolara patladı. Geleneksel bir cenaze töreninin fiyatıysa 10-16 bin dolar. Amerikalıların bir başka tasarruf yöntemi de bir evi ucuza veya bedavaya alıp kendilerine ait bir araziye taşımak. Bu evlerin birçoğu kullanılmış arabalar gibi ikinci el piyasasından satın alınıyor ve müşteriler basit kulübelerden çok katlı büyük evlere kadar çeşitli seçenekleri değerlendirebiliyor. Taşınmak, evin boyutuna ve mesafeye göre 15 ila 60 bin dolara mal olabiliyor. New Orleans'ta bir "kullanılmış ev galerisi" işleten ve evleri taşıyan Warren Davie, The New York Times'a 2008'ten beri işlerinin yüzde 50 arttığını söyledi. Davie, "Ekonomi kötüye gidiyor ama bizim işer çok daha yoğun. İnsanlar hem eski evin yıkım ve atık boşaltma masraflarından hem de yenisinin inşaat masraflarından kısmak istiyor. Burada da işe biz giriyoruz" diyor. Üniversite öğrencileri de daima ucuza yaşamanın yollarını arayan bir kesim. Üstelik okul harçlarının her zamankinden daha yüksek, iş bulma umutlarının ise daha düşük olduğu bu dönemde, "bedava" arayışları iyice hızlandı. İşte elini cebine atmadan okul hayatını sürdürmenin bazı yolları: Kantinden pahalı bir "latte" almaktansa kahveyi evde yapıp termosa doldurmak; bedava yemek için üniversitelerde düzenlenen öğrenci etkinliklerinde çalışmak; ders kitaplarını satın almak yerine kütüphaneden ödünç almak; bedava atıştırmalık veya içecek için fakültelerde düzenlenen konferanslara katılmak. Tabii ilave cep harçlığı fırsatları da değerlendirilmesi gerekenler arasında. Nitekim Boston'daki Northeastern Üniversitesi'ne giden Margaux Malyshev de saç modelliği için 250 dolar öneren bir internet ilanını kaçırmamış. Stüdyoya uzun sarı buklelerle girip birkaç saat sonra koyu renkli dağınık, kat kat lülelerle çıkan Malyshev, The New York Times'a, "Saçlarımla istedikleri gibi oynadılar ve ben hiçbir şey diyemedim" diyor. Araştırma anketlerinden saatte 20 dolar kazanmayı daha güvenli bulduğunu ifade eden Malyshev, "Bundan sonra psikoloji testleri denek olarak katılmayı tercih edeceğim" diye ekliyor. THE NEW YORK TIMES