Sessiz katil Hepatit C'ye karşı ilaç

Karaciğerini yavaş yavaş yok eden hepatit C hastalığından kurtulmaya kararlı olan Arthur Rubens ısrarla çeşitli alternatif tedavi yöntemleri denedi.

Sessiz katil Hepatit C'ye karşı ilaç

Karaciğerini yavaş yavaş yok eden hepatit C hastalığından kurtulmaya kararlı olan Arthur Rubens ısrarla çeşitli alternatif tedavi yöntemleri denedi.

hepatitasiHiçbiri işe yaramadığı gibi çoğu ateş, uykusuzluk, depresyon, anemi ve egzama gibi yan etkileri de beraberinde getirdi. Ancak bu yıl, Fort Myers'daki Florida Gulf Coast Üniversitesi profesörü olan Rubens, hepatit C ye karşı geliştirilen yeni bir hapın klinik deney testine katıldı. Nihayetinde tedaviden üç ay sonra virüs vücudundan temizlendi. 63 yaşındaki Rubens, "Doğum günüm geçen Eylül'deydi. Karıma hiçbir şey istemediğimi söyledim. Çünkü alacağım hiçbir hediyenin bu güzel habere gölge düşürmesini istemedim" diyor. Bu ilaç, Amerika'da AIDS'den bile çok can alan ve karaciğer naklinin baş müsebbibi olan hepatit C'ye karşı geliştirilen ilaçlar arasında bir dönüm noktası olabilir. Şayet başarılı olunursa, viral bir salgına karşı aşı kullanmaksızın önemli bir zafer kazanılmış olacak. Virginia'daki Bon Secours Karaciğer Enstitüsü yöneticisi Doktor Mitchell L. Shiffman "Hepatit C'den kurtulmamıza çok az kaldığına hiç şüphe yok" diyor. Önümüzdeki üç yıl içinde virüsü taşıyan hastaların çoğunu tedavi edecek yeni ilaçların piyasada yerini alması bekleniyor. Bu ilaçlar bazı durumlarda günde bir kez alınarak en az sekiz hafta süreyle kullanılacak ve yan etkileri de minimal düzeyde olacak. Hâlihazırda uygulanan terapiler hastaların yüzde 70'inde olumlu sonuç veriyor fakat altı ila on iki ay boyunca ciddi yan etkileri olabilen bir iğne kullanımını d a gerekli kılıyor. Ancak bu yeni ilaçlarla tedavi ücretinin 60 bin dolardan başlayıp 100 bin doların üstüne çıkabileceği tahmin ediliyor. Ve tabi, gelişmekte olan ülkelerde bu ilaçlara ulaşabilmek de problem olacak. HIV ve malarya ilaçları satın alan uluslararası kurumlar ve yardım kuruluşları olmasına karşın hepatit C ilaçlarını temin eden hiçbir kurum yok. Dünyada tahminen 150 milyon insan hepatit C hastası ve bu sayı HIV hastalarının üç ila beş katı. Çünkü çoğu hepatit C hastası virüsü kaptığının farkında olmuyor, virüsün karaciğere kendini belli edecek kadar ciddi oranda zarar vermesi yıllar alabiliyor. Bu süre içerisinde hepatit C hastalarının birçoğu hiçbir zaman ciddi problemler yaşamıyor. Hepatit C en çok aynı enjektörün kullanılmasıyla, cinsel yolla ve kan transfüzyonuyla bulaşıyor. Bu amaçla 1992 yılında Amerika'da bağışlanmış kanların testten geçirilmesi sistemi başlatıldı. Yakın zamanda hastalıktan kurtulan Rubens de virüsü yıllar önce sağlık görevlisi olarak çalıştığı dönemde kaptığını düşünüyor. Hastalığın ana tedavisi günlük ribavirin tabletleriyle birlikte,24 ya da 48 hafta boyunca haftada bir kez vurulan iğne ile interferon alfa tedavisinden ibaret. Bu tedavi hastaların hemen hemen yarısında olumlu sonuç veriyor ancak anemi, depresyon ve grip benzeri belirtiler gibi yan etkilerle hastayı takatten düşürebiliyor. Yeni ilaçlar hepatit C virüsünün çoğalması için kullandığı enzimleri engelleyecek şekilde tasarlanıyor. Aynı yöntem HIV virüsünü kontrol etmek için de kullanılıyor. 12 hafta süren tedavinin ardından kanda hiç virüse rastlanmazsa, virüsün geri dönmesi neredeyse imkânsız oluyor ve hasta iyileşmiş kabul ediliyor. Doktorların belirttiğine göre hastalık süresince hasar gören karaciğerin bir müddet sonra kendini onarması mümkün. Hepatit C hastalarında hele de hastalık süresince siroz baş gösterdiyse, daha sonra karaciğer kanserine yakalanma riski de artırıyor. California'da yaşayan Tom Espinosa ileri derece siroz hastası ve karaciğerinde kanser olma ihtimali olan bazı lekeler var. Espinosa, ulaşabildiği tüm tedavi yöntemlerini deneyip hiçbir sonuç alamadığı için şifa bulan hastaları kıskanıyor ve yeni tedavi yöntemlerinin hızla gelişmesini arzu ediyor. Espinosa, önümüzdeki günlerde piyasanın en iyisi olacağı iddia edilen yeni bir ilacı denemeyi planlıyor. Ancak bu ilacın diğer ilaçlarla beraber kullanıldığında ortaya çıkabilecek yan etki testleri henüz tam denenmiş değil. Üstelik bu ilaçların ağır siroz hastaları ve H.I.V.hastaları üzerinde diğer hastalarda olduğu kadar etkili olması da beklenmiyor. Gileas Sciences, AbbVie ve Bristol- Myers Squibb gibi şirketlerin ürettiği yeni ilaçlar kime ne zaman tedavi uygulanacağına ilişkin protokolü büyük ihtimalle değiştirecek. Zira genellikle doktorlar hastalarına yeni ilaçlar onaylanana kadar eski tarz ilaçlarla tedaviden uzak durmalarını salık veriyor. Mesela New York Icahn Tıp Fakültesi Karaciğer Hastalıkları Bölüm Başkanı Doktor Scott Friedman Interferonsuz ilaç tedavisi bir sene içinde mümkün olabileceği için hastaları interferonlu ilaç kullanmaya zorlamamak gerektiği görüşünde. Bazı uzmanlar, bu yeni ve daha yumuşak tedavilerle, hastalığın erken evresinde yapılacak müdahalenin siroz ve karaciğer kanserini önleme açısından mantıklı olacağını söylüyor. Tamamen ağız yoluyla uygulanan tedaviler, virüsü bulaştırma ihtimali yüksek olan uyuşturucu kullanıcıları, evsizler, mahkûmlar gibi kişileri tedavi etme noktasında daha uygun olabilir. California'da bir klinikte çalışan Doktor Diana Sylvestre, "Dengesiz bir hastayı interferon ile tedavi edemem. Ona sadece başka ilaçlar verebilirim" diyor. THE NEW YORK TIMES