Şempanzeler için hak arayışı

"Kendini 'ben' olarak gören kimsedir. Onlara kişi denir". İnsan dışı hayvanlar hakkında ve onlara olan davranışlarımızla ilgili ahlaki ve felsefi sorunlar hakkında düşünüp yazan Connecticut'daki Wesleyan Üniversitesi felsefe profesörü Lori Gruen, Immanuel Kant'ın böyle düşündüğünü aktarıyor.

Şempanzeler için hak arayışı

"Kendini 'ben' olarak gören kimsedir. Onlara kişi denir". İnsan dışı hayvanlar hakkında ve onlara olan davranışlarımızla ilgili ahlaki ve felsefi sorunlar hakkında düşünüp yazan Connecticut'daki Wesleyan Üniversitesi felsefe profesörü Lori Gruen, Immanuel Kant'ın böyle düşündüğünü aktarıyor.

sempanzeVe bu konuyu, şempanzelerin (epey sınırlı da olsa) özgürce yaşamaya hakkı olan yasal kişiler olarak tanınması için çaba gösteren bir toplulukla tartışıyor. Steven M. Wise'ın önderliğinde bir grup olan İnsan Olmayanların Hakları Projesi, dört tutsak şempanzenin New York'ta hâkim önüne çıkarılması için 2 Aralık'ta mahkemeye başvurdu. Gerçi dava reddedildi, ancak Wise temyize gitmeyi düşündüklerini belirtiyor. Wise, tarihte insan köleliğine karşı kullanılmış olan "habeas corpus" ilkesinden (tutukluluk halini yargı kararına bağlayan ilke), insan olmayanların hakları için de yararlanılabileceğine inanıyor. Ve davasını bilime dayandırıyor. Dava dilekçesinde dokuz bilim insanının beyanına yer verilmişti. Bu beyanlar, şempanzelerin yaşamı, düşünme yetileri ve özbilinçleriyle ilgili araştırmalara dair görüşleri içeriyordu. Wise, şempanzelerin sınırlı bir bedensel özgürlüğü hak edecek kadar insanlara benzediğini savunuyor. Dilekçede de onlara, koruma alanlarına gidecek özgürlüğün verilmesi isteniyordu. İnsan dışı hayvan hakları fikrine karşı çıkan California'daki Pepperdine Üniversitesi'nden hukuk profesörü Richard L. Cupp, Wise'ın yaklaşımını "yaygın kabullerin çok dışında" buluyor. Şempanzelerin kısmen özerk varlıklar olduğu düşüncesinin odağında yer alan davranış bilimi, yasal gerekçelerin ancak bir kısmını oluşturabilir. Georgia'daki Emory Üniversitesi'nden Lori Marino, yukarıdaki hukuki girişim çerçevesinde özerkliği, "kendinizin, içinde bulunduğunuz şartların ve istikbalinizin farkında olmak şeklindeki temel bir yeti" olarak tanımlıyor. Bu tip bir davada bilim son sözü söyleyemese de yukarıdaki tanımı sarsabilir. Gruen, "Soruyu doğru sorarsanız bilim, hayvanların idraki ve davranışı hakkında önemli cevaplar sunabilir" diyor. Marino da bilimin, "hâkim tarafından özerkliğin bir bileşeni olarak değerlendirilebilecek vasıflar için kanıt sağlayabileceğini" belirtiyor. Kişi olmanın anlamıyla ilgili genel kabulün özünde hem özbilinç, hem de geçmiş ve geleceğin bilincinde olmak gibi meseleler var. Şempanze, fil ve bazı deniz memelilerinin aynada kendilerini tanıdıkları biliniyor. Haklar projesi, Marino'nun sözleriyle, şempanzelerin "dün ve bugün kendileri olduklarını, yarın da kendileri olacaklarını" bildiklerini ve "gelecek için istekleri ve hedefleri olduklarını" savunuyor. Bazı hayvanların geleceğe dönük hareket ettikleri konusunda birçok kanıt var. Örneğin kimi kuşlar kıt zamanlar için besin saklıyor. Dilekçedeki beyanlardan birini yazan İsveç'teki Lund Üniversitesi'nden Matthias Osvath özellikle büyük maymun ve bazı kuşların düşünce yetilerini inceliyor. Osvath'ın araştırma konularından biri, İsveç'teki bir hayvanat bahçesinde yaşayan ve ziyaretçilere atmak üzere taş biriktirip saklayan Santino adlı bir şempanze. Osvath, Santino'nun sakladığı taşları daha sonra kullanırken kendi hakkında düşünme özelliği gösterdiğini savunuyor. Gerçi hayvan korumacıların bazısı için, hayvanlara hukuk yolunu açmak doğru bir yaklaşım değil. Örneğin Gruen, hukuki yaklaşım için felsefi ve siyasi endişeleri olduğunu söylüyor ve, "Bana göre hayvanlara olan borcumuzu düşünmek daha mantıklı" diyor California'daki Stanford Üniversitesi'nden primatolog ve nörolog Robert Sapolsky, şempanzelerin özbilinç ve özerkliği konusunda kanıtlar olduğunu, ama bunun insanlarla aralarındaki uçurumu kapatmadığını belirtiyor. Ona göre şempanzeler ilerisi için yiyecek saklayabilir. Ama insanlar "küresel ısınmanın torunları için doğuracağı sonuçları veya güneşin ya da kendilerinin eninde sonunda öleceklerini" düşünebiliyorlar. THE NEW YORK TIMES