Şehirleşme gelenekleri tehdit ediyor

Haftada bir veya iki kere, bir düzine amatör müzisyen davullarını, simballerini (büyük zil) ve harap olmuş köylerinin anılarını beraberlerinde taşıyarak Pekin'in kenar mahallerindeki bir köprünün altında buluşuyor.

Şehirleşme gelenekleri tehdit ediyor

Haftada bir veya iki kere, bir düzine amatör müzisyen davullarını, simballerini (büyük zil) ve harap olmuş köylerinin anılarını beraberlerinde taşıyarak Pekin'in kenar mahallerindeki bir köprünün altında buluşuyor.

sehirlesmeÇabucak yerlerini alıp; "kahramanların iyilikleri ve kayıp krallıklarla" ya da "aşk ve ihanetle" ilgili şarkı sözlerinin araba gürültülerinin arasında boğulup gittiği bir yerde, artık pek az kişinin duyduğu müziklerini çalıyorlar. Müzisyenler, köprünün yakınlarındaki 300 haneli bir köy olan Lei Family Bridge'de yaşıyordu. 2009 yılında köy, golf sahası yapılmak üzere yerle bir edildi ve köylüler çeşitli sosyal konut projeleri adı altında 20 kilometre kadar uzağa dağıtıldı. Şimdi müzisyenler haftada bir kez buluşuyor. Ancak mesafeler, katılan müzisyenlerin sayısının azalmasına neden oluyor. Grubun liderliğini büyükbabasından devralan Lei Peng, "Bunu sürdürmek istiyorum, müziğimizi çalarken büyükbabamı düşünüyorum. Biz çaldığımızda o yaşıyor" diyor. Çin'de, Lei'nin ailesinin müziği gibi kültürel gelenekler tehdit altında. Hızlı şehirleşme, köy hayatının yani Çin kültürünün, geleneklerinin ve tarihinin hızla yok olması anlamına geliyor. Yazar ve bilim adamı Feng Jicai, "Çin kültürü geleneksel olarak kırsal temellidir. Köyler kaybolursa, kültür de kaybolur" diyor. Tüm bu olanlar baş döndürücü bir hızda gerçekleşiyor. Tianjin Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırmaya göre 2000 yılında Çin'de 3,7 milyon köy vardı. 2010 yılında bu sayı günde yaklaşık 300 köy kaybı ile 2,6 milyona düştü. Yıllardır insanlar iş bulmak için şehirlere taşınırken, topraklarını bile isteye terk ettiler. Son yıllarda ise hükümet halkı şehirleşmeye ittikçe yer değişikliği de hız kazandı. Çin'in önde gelenleri şehirleşmeyi, modernleşme ve ekonomik büyüme ile denk tutuyor. Yerel hükümetler de kırsal arazi haklarının satışını, yetersiz vergi tabanı için bir tazminat olarak görerek şehirleşmeyi teşvik ediyor. Yerleşimcileri tahliye etmek ve uzun dönemli kira sözleşmelerini imarcılara satmak, yerel yönetimlerin bütçeyi dengelemek ve kendi ceplerini doldurmak için tercih ettikleri bir metot haline geliyor. Köyleri ve bu köylere ait kültürü tahrip etmek daha derin eğilimleri de su yüzüne çıkarıyor. Bir kişiye çiftçi demek, Çin'de yaygın bir aşağılama şekli. Manzara resimleri, kaligrafi ve klasik müzik gibi en değerli gelenekler elitlere has çalışmalar olarak görülürken, çiftçi kelimesi cahil kelimesi ile denk tutuluyor. Ancak son yıllarda Çinli bilim adamları kırsal kesimin kültürel mirasını tanımaya başladı. Bir hükümet projesi, ülkeye ait şarkılar, danslar, yemekler, tiyatro ve dövüş sanatı gibi "soyut kültürel miras" olan 9700 örneğin kataloğunu hazırladı. Tüm bunların yaklaşık yüzde 80'i kırsala ait. Feng, "Artık dağıtıldıkları yeni yurtlarında, tüm bu geleneklerin hayatta kalıp kalamayacaklarını bilmiyorsunuz. Bilgi bir yerde yoğunlaşmış değil ve yeni nesle aktarılmıyor" diyor. Lei Family Bridge köyünün yüzleştiği sorun da bu zaten. Köy, Pekin'den başlayıp Yaji Dağı'nın kuzeyine ve Miaofeng Dağı'nın batısına uzanan büyük hac yolu güzergâhınun üzerinde. Hacılar Pekin'den dağlara doğru yürüyor, Lei Family Bridge köyünde yemek, içmek ve eğlenmek için duruyorlardı. Lei'nin grubu gibi gruplar, hacılar için performanslarını ücretsiz icra ediyor. Müziklerinin konusu yaklaşık 800 yıl öncesinden alınan dini hayat ve saray hayatıyla ilgili. Âşık atışması tarzında olan şarkılarda Lei, öykünün ana hatlarını söylüyor, renkli kostümler giyinen diğer sanatçılar ise karşılık veriyor. Sanatçıların sayısı azaldıkça yaşları artıyor. Çünkü evrensel hayatın cazibeleri yani bilgisayarlar, filmler ve televizyon gençleri geleneksel meşgalelerden uzaklaştırıyor. Bir öğleden sonra Lei, artık moloz yığınları arasında kalan, çimenlerin ve çalıların hayli büyüdüğü köyünden geçiyor. Küçük bir enkazı göstererek, "Burası bizim evimizdi" diyor ve sözlerine devam ediyor: "Herkes bu sokaklarda yaşadı. Bu tapınakta sahne aldık" (Tapınak hala ayakta kalan binalardan biri. Komünist Parti merkezi de bir diğer ayakta kalan bina.) Soyut kültürel mirası koruma bölge ofisi yöneticisi Du Yang, kendi bölgesinde korunan 69 uygulamadan birinin bu grubun müziği olduğunu ifade ediyor. Lei, "Eski köyümüzde her şey gerçekten çok rahattı. Bin metrekare alanımız vardı ve diğer bölgelerden gelenlere oda kiralardık" diyor. İlginçtir ki, yapılması planlanan golf sahası inşa edilemedi. Sahanın, imar yasadışı olduğu için mi yoksa araziye yolsuzluk karıştığını için mi yapılmadığını kimse bilemiyor. Bu bilgi halka açıklanmadı, dolayısıyla köylüler sadece tahminde bulunuyor ve daha çok unutmaya çalışıyorlar. Lei, "Bu tip şeyler üzerinde pek fazla düşünmemeye çalışıyorum. Bunun yerine müziğe ve onu ya ş atmaya odaklanmayı deniyorum" diyor. THE NEW YORK TIMES