Sanal paraya dikkat!

Sanal para bitcoin adıyla yeni karşılaşıyoranız, bunun moda bir Wall Street ürünü olduğu fikrine kapılabilirsiniz.

Sanal paraya dikkat!

Sanal para bitcoin adıyla yeni karşılaşıyoranız, bunun moda bir Wall Street ürünü olduğu fikrine kapılabilirsiniz.

sanalparaÇünkü son dönemlerdeki manşetlerde hep onun piyasa değerinden veya onunla alabileceğiniz havalı şeylerden ("Sanal para bin dolar eşiğini aştı!" "Richard Branson'un uzay gemisinde yolculuk için sanal para kullanın!") söz ediliyor. Fakat sanal paranın değeri (veya değersizliği) hakkında istediği kadar konuşulsun, bu onun başlangıçta bir yatırım veya bir alım aracı olarak düşünülmediği gerçeğini değiştirmiyor. Mucitleri ve izleyicileri için sanal para esas olarak ideolojik bir girişim; finans değil, felsefe. Bitcoin dergisine yazan Elizabeth Ploshay, "Beni çeken şey, bunun gerisindeki fikirlerdi" diyor. Ona göre sanal para, paradan ibaret bir şey değil, "bir hareket". Amaç, kiminle konuştuğunuza bağlı olarak, bastırılmış ekonomilerin önünü açmak, küresel bankacılığı çökertmek veya ABD Merkez Bankası'na savaş açmak. Bitcoin 2009'da, Satoshi Nakamoto adıyla çalışan bir grup hacker kullanıma soktu. Bir bilgisayar kodu silsilesi olan sistem sayesinde insanlar birbirlerine internet üstünden doğruca, isim kullanmadan ve devlet kontrolü dışında para transfer edebiliyor. Bu yönüyle sanal para, bir zamanlar müzik dosyalarının transfer edilmesine imkân tanıyan Naspter'a benzetilebilir. Nakamoto, bir makalesinde, bitcoin'un yaratılmasında mali krize karşı duyulan öfkenin etken olduğunu ima ediyor ve, "Geleneksel para birimlerindeki asıl sorun, bunların işleyişi için gerekli olan onca güven. Paranın değer kaybetmemesi için merkez bankasına güvenmeniz gerekiyor, oysa resmi para birimlerinin tarihi bu güvenin ihlal edildiği örneklerle dolu" diyordu. Bu siyasi içerikli yazı, para arzını devlet tekelinden almanın imkânını gören bazı özgürlükçü ve anarşist gruplar tarafından benimsendi. Fakat son aylarda bitcoin başka amaçlara hizmet eden bir değişim aracı olarak da; örneğin, şifreli bir kredi kartı, hatta dijital bir kumarhane oyunu olarak da iş görmeye başladı. Bitcoin'un ilk yatırımcılarından Roger Ver, "Bitcoin'un en az ilgi çeken yanı, fiyatıdır" diyor. "Başlangıçta neredeyse herkes felsefi nedenlerle buna yaklaşmıştı. Bitcoin'u büyük bir fikir olarak, parayı devletten ayırmanın bir yolu olarak görüyorduk". Şimdi bu para birimi, yurt dışındaki Afrikalıların ailelerine para göndermelerine yardımcı olmak isteyen BitPesa adlı teknoloji şirketinin kurucuları tarafından da benimsendi. Bitcoin teknolojisiyle banka ve elektronik transfer şirketlerinden uzak duran şirket, komisyon masraflarını üçte iki oranında azaltmayı ve Afrikalılara 74 milyon dolar tasarruf ettirmeyi umuyor. Bitcoin'u küresel bankacılık sistemine kesin bir alternatif olarak görenler bile var. San Francisco merkezli bitcoin borsası Tradehill'in kurucu ortağı Ryan Singer, sanal paranın giderek geleneksel bankacılığın yerini alacağını düşünüyor. "Çocuklar bir bitcoin cüzdanı için ailelerinin yardımına ihtiyaçları olmadığını, bitcoin'la uluslararası işlemleri dünyanın tüm büyük şehirlerinde istedikleri saatte ücretsiz yapabildiklerini anladıklarında bir şeyler değişmeye başlayacak" diyor Singer. Bitcoin'un ideolojik temelli olduğunun en iyi kanıtı, devletle işbirliği yapmak gerektiğini düşünen ılımlılarla mevzuattan tamamen uzak durmayı savunan ödünsüz kesim arasında bir fikir ayrılığının belirmesi. Ödünsüzlerin çizgisi, Dark Wallet adı verilen bir ürünü geliştirenlerce temsil ediliyor. Gelecek yıl yürürlüğe girmesi beklenen bu ürünün sahip olduğu ilave önlemler sayesinde bitcoin işlemlerinin güvenli ve isimsiz olması sağlanacak. Dark Wallet'ın direktörü olan ve 3D yazıcıyla üretilebilen bir tabancanın planını internette yayınlamasıyla bilinen Cody Wilson, "Bunu devletin toptan reddine giden bir adım olarak görüyoruz" diyor ve ekliyor: "İdeologlar olduğumuzu kabul ediyoruz". THE NEW YORK TIMES

Paylaş:



İlginizi Çekebilcek Diğer Yazılar
  • Trol nedir, kime denir? Anlayalım, öğrenelim, saptayalım, ayıklayalım ve tabii ki kurtulalım. Peki nasıl? İşte rehberiniz...
  • Bu depresyonun sıklığı %5-20 olarak bildiriliyor. Peki Postpartum depresyonu nedir? Kadınlar doğum sonrası ilk yıl içinde, psikiyatrik hastalıklar (an
  • Ağustos böceğinin ötüşü doğanın en hoş seslerinden biri olarak görülür. Bu böceğin sesi gizemli olduğu kadar yüksektir de.
  • Kirazın gut hastalığından kaynaklanan ağrıları dindirdiği bildirildi.
  • Cep telefonları ve diğer elektronik cihazların hassas elektronik sistemleri etkileyebileceği söyleniyor. Ama bunu kanıtlamak neden bu kadar zor?
  • Vişne nelere iyi geliyor?Kırmızı meyvelerden vişnenin ekşi tadının yanında çok tatlı, sağlığa yararlı etkileri var.
  • Randevu Al