OYUN BAĞIMLILIĞI

OYUN BAĞIMLILIĞI
Paylaş:

NP Grup

Memory Center Nöropsikiyatri Merkezi Uzman Psikolog Çiğdem Demirsoy anlatıyor:

Oyun sadece eğlenerek zaman geçirmeye yarayan boş bir uğraş değildir, ister çocuk olsun ister yetişkin oyunun insanın hayatında önemli bir yeri vardır;  eğlendirip keyif vermesinin yanı sıra özellikle çocuklarda önemli bir öğrenme aracıdır; insanın hayatta karşılaşabileceği çeşitli durumlara hazırlıklı olmasına fırsat sağladığı için oyunun türüne göre zihinsel, duygusal, sosyal açıdan geliştirici etkileri vardır. Duygusal açıdan faydaları kazanma sevincini yaşatır, başarma arzusunu besler, rekabet etmeyi, kaybetmeyi olgunlukla karşılayabilmeyi vb. öğretir.

Yetişkin insanda da günlük yaşamın gerginlik yaratan temposuna ara verip dinlenip eğlenmesine, rahatlamasına yardımcı olduğu gibi özellikle bazı bilgisayar oyunlarının zarar verici boyutlara ulaştırmadan dengeli kullanıldığı takdirde zihinsel kapasiteye dikkat-konsantrasyonu ve tepki hızını arttırma, problem çözme becerisini geliştirme, karar verme mekanizmasını güçlendirme vb. olumlu etkileri vardır.

Ancak tüm keyif veren şeyler gibi oyun oynamanın da insanda bağımlılık oluşturma riski vardır. Üstelik günümüzde bilgisayar teknolojisinin gelişmesiyle birlikte insanın gerçek hayatta karşılaşabileceğinin çok daha üstünde uyarımları sağlayabildiği için pc oyunlarının cazibesi çok fazla. Psikolojideki öğrenme kuramında yer alan şartlama prensiplerine göre insanda keyif veren, olumlu hisler bırakan veya olumsuzlukları sona erdiren şeyleri organizma yeniden ister, uyaranın niteliği isteğin gücünü etkiler ve üstelik aynı etkiyi elde edebilmek için giderek daha çok istek belirir. Bu şekilde bir nesneye bağımlılık gelişir, kişi artık ona ulaşamadığında yoksunluk hisseder, ulaşmak için çaba gösterir ve yaşamındaki diğer faaliyetleri kesintiye uğrar. İşte bu boyuta geldiğinde aslında kendi doğasında faydalı bir şey olan oyunlar insanı eğlendirip geliştiren bir şey olmaktan çıkıp zarar verici nitelik kazanır.

Günümüzde pek çok evde ve ailede gerek çocuklar ve gençler, gerekse de yetişkinler arasında bu türden sorun yaşayan kişiler azımsanmayacak kadar çok. Eve gelir gelmez bilgisayar başına geçip yatana kadar tüm zamanını burada geçiren kişiler var, bazen uyku, yemek, dinlenmek gibi fizyolojik ihtiyaçlar bile ihmal olabiliyor, evlilik veya aile ilişkileri, duygusal bağlar kesiliyor, kişi sosyal hayatını ve eve geliş-gidiş saatini internette on-line oynadığı oyunun saatine göre ayarlayabiliyor… Bu boyuta getirildiğinde oyun oynama sonuçta kişinin tüm yaşam fonksiyonlarının önüne geçen bir faaliyete dönmüş oluyor ve psikolojik yardım gibi müdahalelere gerek oluyor.

Bazı durumlarda oyun bağımlılığı çocukta olsun yetişkinde olsun başka sorunların sonucu olarak da karşımıza çıkabiliyor. Örneğin sosyal yaşamdaki güçlükler, çekingenlik, ilişki kuramama gibi bir sorun kişinin bu türden bir faaliyetle kendisini hayattan soyutlamasına ve sıkıntılı, sorun yaratan durumlardan uzaklaştırmasına yardım edebiliyor. İş veya okul hayatında başarısızlık sonucundaki duygusal yaralanma oyunda başarı duygusunu tatmin ederek özgüveni sağlama aracı olarak görülebiliyor. Bazen aile içi ilişkilerde veya evlilik ilişkisindeki bir eksiklik veya çatışma, paylaşım eksikliği, cinsel yaşama ait sorunlar vb. oyun bağımlılığında temeldeki neden olabiliyor. Böyle bir durumda asıl temeldeki sorun fark edilip ele alınmalıdır, temeldeki sorun ele alınmadığında bağımlılık yer değiştirebilir veya kişi bundan kurtulurken başka sorunlarla boğuşmak zorunda kalabilir.