ÖNCE BEYNİMİZ İNANMALI

ÖNCE BEYNİMİZ İNANMALI
Paylaş:

PSİKOHAYAT DERGİSİ - Nnytimes.com

Egzersiz sırasında yorgunluğa teslim olmak sadece fiziksel değil. Bu basit yöntemlerle yorgunluğunuzu giderebilirsiniz.

Yakın zamanda, İngiliz araştırmacılar sadece bir spor içeceği ile ağzı çalkalamanın bile yorgunluğa iyi geldiğini keşfettiler. İyi idmanlı, sekiz bisikletçi laboratuarda sabit bisikletler üzerinde oldukça yorucu bir egzersizden geçirildi. Egzersiz boyunca sürücülerin kalp hızları ve güç çıktıları kaydedildi. Bisiklet üzerinde kaldıkları süre içerisinde, yutmadan çeşitli sıvılarla ağızlarını çalkaladılar. Bazı içecekler egzersizin temel yakıtı olan karbonhidrat içerirken, diğer içecekler sadece tatlandırılmış, şekersiz sudan oluştu. Karbonhidratlı sıvılarla ağızlarını çalkalayan bisikletçiler suyla çalkalayanlardan egzersizi oldukça hızlı bir şekilde tamamladılar. Kalp hızları ve güç çıktıları da daha yüksek çıktı. 

Deneyin ayrı bir bölümünde fonksiyonel MRG kullanan araştırmacılar denekler karbon hidratlı sıvıları çalkaladıkları sırada beynin ödül, motivasyon ve emosyonla ilişkili alanlarının aktive olduğunu saptadılar. Görünüşe bakılırsa, deneklerin beyinleri onların daha fazla yakıt (kalori) almak üzere olduklarına karar vermişti. Sıvıyı asla yutmadıkları halde bu durum kaslarının daha sıkı çalışmasına izin vermişti.  

Ne kadar uzun süreli ve sıkı egzersiz yapacağımızı belirlemede, bir başka deyişle yorgun düşmemizde beynimizin ne kadar etkili olduğu tartışmalı bir konu. Yakın zamanlara kadar, araştırmacıların büyük çoğunluğu bu konuda beynin pek az rolü olduğunu savunuyorlardı. Fizyologlar kasların kendi içlerindeki biyokimyasal reaksiyonlara bağlı olarak, güçsüzleştiği kanaatindeydiler. Kaslarda çok fazla laktik asit veya kalsiyum biriktiği için veya çok az oksijen almaya başladıkları için katılaşıp, sertleşiyorlardı. 

Ne var ki, yorgunluğun sadece kaslardan kaynaklandığı fikrinin aksayan yönleri olduğu fark edildi. Sports Science  Institute of South Africa'dan araştırmacı, Ross Tucker bu konudaki yorumu şu; "Egzersiz bitiminde insanların hızlanıp, atağa kalktığını biliyoruz. Şayet kalsiyum veya kaslardaki diğer biyokimyasal değişiklikler kaslarda bitkinliğe yol açıyorsa, bu değişikliklerin en yoğun olduğu egzersiz bitiminde atağa kalkmanın mümkün olmaması gerekir."

Artık, hepsi olmasa da, pek çok fizyologa göre bitkinlik sadece kaslarla değil, beyinle de ilişkili. Wisconsin Üniversitesi'nden Carl Foster bu konuda şunları belirtiyor; "Biz artık kasların kendi başına etki etmediğini düşünüyoruz. Kas eforu ve merkezi işleme faaliyetinin karşılıklı etkileşimi söz konusu. Beyin egzersiz başlangıcından itibaren, özellikle vücut ısısı hakkında kaslardan ve diğer sistemlerden sürekli geri bildirim talep ediyor ve gidişatı kontrol ediyor."

Mekanizmaları tamamen anlaşılmamış olsa da, beyin vücudun iç ısısını ve kaslardaki yakıt miktarını takip edip, ayarlıyor. Yakıt miktarı düştükçe ve ısı yükseldikçe, beyin tehlikeli bölgeye girilmek üzere olunduğuna karar veriyor. Aktif olan kasta motor nöronların ateşleme frekansını azaltma yoluna gidiyor. Bu da güç üretiminde azalmaya yol açıyor, diyor Birmingham Üniversitesi'nden Ed Chambers. Bir başka deyişle, vücudun çok fazla efor harcadığını fark eden zihin kaslara daha az kasılma komutları gönderiyor. Kaslar daha az sıklıkta ve daha güçsüz bir şekilde kasılmaya başlıyor. Egzersiz yapanlar iyi bileceği üzere, bacaklarda derman  kalmıyor.

"Yorgunluğun karmaşık mental koreografisi sadece beyinden kaslara gönderilen komutları değil, zihinsel alanlara gönderilen mesajları da içeriyor. Uzun süreli, yoğun egzersiz sırasında, çoğu zaman beyin bölümlerindeki uyarılma sönmeye yüz tutuyor. Adeta depresyonu andıran bu hal motivasyonu öldürüyor. Adeta depresyonu andıran bu hal motivasyonu öldürüyor. Dünyada başka işiniz yokmuş gibi, bu kadar hızlı koşmak, yüzmek veya pedal çevirmek anlamsız gelmeye başlıyor ve yavaşlıyorsunuz", diyor Foster. 

Foster'a göre, egzersizde önemli olan kendinizi güvenli bir şekilde zorlayarak, beyninizin yeni sınırları kabul etmesine izin vermek. Beyniniz kendinize zarar vermeyeceğinize kanaat getirirse, egzersize asılmanıza memnuniyetle izin verecektir.