Mayalanan egzotik kokular

Vanilya, safran, paçuli. Bu gibi baharat ve lezzetler yüzyıllardır Meksika ormanları, Madagaskar tepeleri ve benzer ücra yerlerdeki egzotik bitkilerden üretildi.

Mayalanan egzotik kokular

Vanilya, safran, paçuli. Bu gibi baharat ve lezzetler yüzyıllardır Meksika ormanları, Madagaskar tepeleri ve benzer ücra yerlerdeki egzotik bitkilerden üretildi.

egzotikkokuVe onların bazılarına İpek Yolu gibi tarihi rotalar boyunca büyük değer biçildi. Oysa şimdi genetik mühendisliğinin güçlü bir kolu, en çok aranan tat ve kokuların üretiminde bir devrim gerçekleştirebilir. Bu tat ve kokular, bitki özlerinden elde edilmek yerine, büyük endüstriyel havuzlartda yetiştirilen genetiği değiştirilmiş maya veya başka mikroorganizmalarla yaptırılıyor. Bu alanda öncü bir firma olan Amyris'in kurucularından Jay D. Keasling, "Bira mayalamak gibi bir şeyden söz ediyoruz. Ama burada maya, alkol yerine bu maddeleri üretiyor" diyor. Bir de şöyle bir fark var ki, maya doğal bir yolla alkol üretirken, baharatları elde etmek için genetik müdahale gerekiyor. "Sentetik biyoloji"nin gelişimi bazı karmaşık ekonomik ve bürokratik sorunlar doğuruyor. Örneğin, mayalı içeriklerin "doğal" olarak adlandırılıp adlandırılamayacağı, bu mahsullere bağımlı olan ülkelerin bundan zarar görüp görmeyeceği gibi. Yöntemi destekleyenler bunun gıda ve kozmetik şirketleriyle tüketicilerin yararına olduğunu; tarıma bağımlılıktan kaynaklanan fiyat, arz ve kalitedeki aşırı oynamaları azaltacağını belirtiyor. Neredeyse aslı gibi kokan veya tadı olan ürünler, kauçuk ve ilaç gibi başka malzemeleri de kapsayacağa benziyor. Nitekim ilaç şirketi Sanofi, Nisan'da Amyris'in modifiye ettiği ekmek mayasını alarak sıtma ilacının ticari üretimine başladı. Bu ilacın muhteviyatı, genel olarak Çin, Vietnam ve bazı Afrika ülkelerinde yetişen bir çalıdan elde ediliyor. İsviçre merkezli şirket Evolva da vanilyanın bir bileşeni olan vanilinin mayayla üretilmiş türevini yakında pazarlamaya başlayacak. Isobionics ve Allylix adlı şirketlerse genelde portakaldan elde edilen "valencene" ile greyfurttan çıkarılan "nootkatone"yi üretiyor. Hollanda merkezli Isobionics'in Başkanı Toine Janssen, "Sürdürülebilir olması bakımından bütün süreç çevre dostu" diyor. Oysa bazılarına göre bu teknoloji, kalkınmakta olan ülkelerin geçimini ve ihracatını tehdit ediyor. Kanada merkezli bir teknoloji izleme kuruluşu olan ETC Group'tan araştırmacı Jim Thomas, "Dünyada tropikal çiftçilerin doldurduğu sektöre göz diktiler" diyor. Vanilin gibi malzemelerin kimyasal olarak sentetik alternatifleri zaten vardı. Ayrıca bazı vitaminlerin ve sitrik asidin üretiminde de mayalanma işleminden yararlanılıyor. Fakat sentetik biyolojiyi savunanlar, kapsamlı olarak modifiye edilen mayanın kimyasal sentetiklerle üreti lemeyen veya önceleri mayayla elde edilemeyen ürünlerin geliştirilmesinde kullanılabileceğini aktarıyor. Söyledikleri bir başka şey de, bu ürünlerin kimyasal alternatiflerden daha doğal olduğu. Evolva'nın ürettiği vanilini pazarlayacak olan International Flavors and Fragrances şirketinin araştırma geliştirme direktörü Ahmet Baydar, "Buradaki asıl lokomotif, doğala duyulan ihtiyaç" diyor. Gerçi Evolva'nın vanilini doğal vanilya sayılmaz, çünkü vanilya fasulyesinde vanilinden başka bileşenler de var. Yine de Tat ve Ekstrakt Üreticileri Birliği'nin genel danışmanı John B. Hallagan, canlı organizmalar bünyesinde üretildiği için bunları doğal içerik olarak nitelemenin mümkün olabileceğini belirtiyor. International Flavors and Fragrances şirketi, ürünlerini yüzde 100 doğal olarak tanıtmak isteyen, ama doğal vanilyanın yüksek fiyatını ödemek istemeyen gıda firmalarına hitap etmeyi umuyor. Ancak Friends of the Earth adlı çevre kuruluşu, bu vanilini reddetmeleri için dondurma üreticilerine baskı kampanyası başlattı. Bu çerçevede, Ağustos'ta üyelere gönderilen bir e-postada, "Vanilya tadı veren genetiği değiştirilmiş mayanın hiçbir 'doğal' yanı yok" diye yazıyordu. Şirketler, ürünlerinin bitkisel ürünlerden daha ucuz olabileceğini söylese de bazı uzmanlar bunun henüz kanıtlanması gerektiğini belirtiyor. Calgary Üniversitesi'nden bitki biyoloğu Peter Facchini, "Bu işte çok başarılı olan bitkilerle baş edebilmek için veriminizin çok yüksek olması gerekir" diyor. THE NEW YORK TIMES