Kadınlar nadiren patron

Her kadının kendi hedeflerini kendi koymasını ve onlara zevk alarak ulaşmasını diliyorum...

Kadınlar nadiren patron

Her kadının kendi hedeflerini kendi koymasını ve onlara zevk alarak ulaşmasını diliyorum...

kadinDavos'ta sözde güçlülerin her yıl toplandığı, zenginlerin küresel yoksulluk gibi konuları tartışmak için özel uçaklarıyla geldikleri Dünya Ekonomik Forumu'ndaydık. Her zamanki gibi bir erkek ummanı vardı. Bu yıl kadın katılımı yüzde 17'ydi. Fakat bu bizi herhalde şaşırtmamalı. Uluslararası iş ve siyaset dünyasında liderlerin ezici çoğunluğu erkek. Amerika'da Fortune dergisinin ilk 500'üne giren yönetim kurulu üyelerinin yüzde 17'si, başkanlarınınsa ancak yüzde 3'ü kadın. Ama zaten Başkan Obama'nın kabinesinde kaç kadın var? Cinsiyet eşitliği bakımından ortalama yönetim kurulları, 30 bin yıl önce tüylü mamut avına çıkan mağara insanlarından bence farklı değil. Neden? Facebook Operasyon Direktörü Sheryl Sandberg buna kışkırtıcı bir cevap veriyor. Mart'ta çıkacak olan ilginç kitabında Sandberg, cinsiyet uçurumunu kısmen şovenizm ve kurumsal engellere, ama kısmen de fırsatları kovalamayan kadınlara bağlıyor. Sandberg, "Öne Atılmak" adlı kitabında, "Hem büyük, hem de küçük ölçekte kendimize ket vuruyoruz; bunu özgüven eksikl iğinden yapıyoruz, parmak kaldırmayarak ve öne atılmamız gereken yerde geri çekilerek yapıyoruz" diyor. "Hayatımız boyunca aldığımız olumsuz mesajları; erkeklerden daha açık sözlü, girişken ve güçlü olmayı yanlış bulan mesajları içselleştiriyoruz. Başarabileceğimiz şeylerle ilgili beklentilerimizi düşürüyoruz. Ev işi ve çocuk bakımının çoğunu üstlenmeyi sürdürüyoruz. Bazen henüz ortada bile olmayan eş ve çocuklara yer açmak için kariyer hedeflerinden feragat ediyoruz". Sandberg'le bu konuyu Davos'taki bir panelde de ele aldık ve sanıyorum söylediklerinde gerçek ve önemli bir şeyler var. Üniversitelerde konuşma yaptığım zaman ilk sorular, kadın okullarında bile, hep erkeklerden geliyor. Soru sormak için kalabalığın içinde birini işaret edince o taraftaki kadınlar hemen her zaman tereddütle bakışıyor (ve yakındaki bir erkek ayağa fırlayıp sorusunu soruyor). Yönetim danışmanlık firması McKinsey'in Nisan'da yayınladığı bir ankette, büyük şirketlerdeki erkeklerin yüzde 36'sı üst düzey yönetici olmayı isterken kadınların yüzde 18'i bunu istiyordu. Carnegie Mellon Üniversitesi işletme yüksek lisans mezunları arasında 2003'te yapılan bir araştırmaya göre de erkeklerin yüzde 57'si, kadınlarınsa ancak yüzde 7'si işe girerken maaşı pazarlığı yapıyor. Amerikan şirketlerindeki en önemli kadınlardan olan Sandberg utangaç biri olarak tanınmaz. Ama içinde birçok güvensizlik barındırdığını, bazen işyerinde ağladığını, işiyle ailesini nasıl dengede tutacağıyla ilgili şüphelere kapıldığını kendisi de itiraf ediyor. Şirketin iki numarası olarak Facebook'a katıldığında kurucu Mark Zuckerberg'in ilk teklifini kabul etmeye hazırmış. Fakat yazdıklarından öğreniyoruz ki , kocasıyla kayınbiraderi taleplerini artırmasını istemiş, o da öyle yapmış... ve istediğini almış. Sandberg, "Her kadının kendi hedeflerini kendi koymasını ve onlara zevk alarak ulaşmasını diliyorum. Ve her erkeğin kadınları işyerinde ve evde desteklemek için üstüne düşeni, yine zevk alarak, yapmasını diliyorum" diye yazıyor. Keşke Sandberg'in kitabı iki ayrı yorumla çıksa. Biri genç kadınlara hitap edip onları daha girişken olmaya çağırsa; diğeri de erkeklere (ve liderliğe ulaşmış kadınlara) hitap edip, kadınlara ve ailelere yer açacak yapısal değişimlere duyulan ihtiyacı vurgulasa. Sandberg kurbanı mı suçluyor? Sanmıyorum, ama işverenleri de rahatlatmak istemiyorum ve kadınları işe alıp terfi ettirirken çok daha iyisini yapabileceklerini düşünüyorum. Doğa ve toplum, ana olmayı babalığa göre çok daha zorlaştırmış; ve ona rağmen modern işler babaların hayatını kolaylaştırmak üzere kurulmuş. Bu babalar için pek iyi olmadığı gibi kadınların da (en azından çok zengin veya kocaları çok iyi olmayanların) işini neredeyse imkânsızlaştırıyor. Bazı larına göre kadınların patronluğu daha iyi. Bundan şüpheliyim. Kadınlar da erkekler kadar aşağılık olabiliyor. Dolayısıyla kadın liderlere ihtiyaç duymamızın bir sebebi daha var. Kanıtlar çeşitliliği daha fazla olan grupların daha iyi kararlar aldığını gösteriyor. Yani kurumlar sırf adalet için değil, daha iyi bir performans için de kadınların önünü açmalı. Evet, kadınları öne atılmaya özendirelim. Ama bunu yaparken işyerini de değiştirelim ve kadınlar sahiden öne atılıp kendilerini ortaya koyduklarında, tam arkalarından, "İşte böyle!" diyebilelim. THE NEW YORK TIMES
Paylaş:



İlginizi Çekebilcek Diğer Yazılar
  • Duyguları tanımlamada ya da algılamada zorluk yaşanması, tıkınırcasına yeme ataklarını tetikleyebiliyor.
  • Son dönemde medyaya da yansıyan rahatsız edici boyuttaki görüntülerin cinsellik değil pornografi olarak adlandırılması gerektiğini belirten Psikiyatri
  • Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Hürriyet Aile köşesinde bu hafta “ Mutluluk" konusuna ilişkin bir yazı ele a
  • Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Kim Psikoloji Psikolojik Danışmanlık Merkezi “Kim ile Online Psikoloji Günle
  • Ccimriliğin başlı başına bir hastalık olarak tanımlanamayacağını belirten Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, ancak cimri olmanın ve bu dur
  • Yaşam tarzı tıbbı yani Lifestyle Medicine; araştırma, önleme ve tedavi etme ile yakından alakalı olan bir tıp dalıdır. Yaşam tarzı tıbbı; pek çok yaşa
  • Randevu Al