Kadınlar çocuğa şiddeti anlatıyor

Çocukların küçük yaşta başlık parası için evlendirilmesine ve şiddet görmesine dikkat çekmek için il il dolaşıyorlar.

Çocukların küçük yaşta başlık parası için evlendirilmesine ve şiddet görmesine dikkat çekmek için il il dolaşıyorlar.Köylü kadınlardan oluşan Arslanköylü Kadınlar Tiyatro Topluluğu, kırsal kesimlerde çocukların küçük yaşta başlık parası için evlendirilmesine ve şiddet görmesine dikkat çekmek için yazdıkları trajikomik oyunu il il dolaşarak sahneliyor.

Topluluk, küçük yaşta bir kız çocuğunun iki öküz parası karşılığında evlendirilmek istenmesini ve çocuğa şiddeti konu alan "İki Öküz Parası" adlı oyunu Gaziantep'te sahneledi. Ümmiye Koçak'ın yanı sıra, Duygu Koçak, Seher Dağdur, Emine Gürlek, Gülseren Şahin, Necla Tuğral ve Mehmet Koçak'ın sahne aldığı oyunda, ebeveynlerin çocuklarına uyguladığı şiddet ve bunun çocuk üzerindeki etkileri anlatılıyor. Topluluk, oyunlarını çağrıldıkları her yerde sahneye koyuyor. Tiyatronun kurucusu ve oyunun yazarı Ümmiye Koçak, AA muhabirine yaptığı açıklamada, çocuğa uygulanan şiddetin geleceği ilgilendirdiğini söyledi. Dünyada kadına şiddetin ön planda tutulduğunu ancak çocuğa şiddetin öncelikli konu haline gelmesi gerektiğini savunan Koçak, istismar edilen çocuklara dikkat çekmek için sahne aldıklarını belirtti. Şiddet gören çocukların bastırılmış duygularla büyüdüğünü anlatan Koçak, "Herkes erkeğin kadına uyguladığı şiddeti gündeme getiriyor. Halbuki çocuğa uygulanan şiddet daha önemli. O çocukları biz yetiştiriyoruz. Ben çocuğun gözüne baktığımda 'feryat ettiğini" görüyorum, 'beni pusturdular' diyor. Çocuk psikolojik olarak bastırılıyor. Sonra da aynı anne 'çocuğum okusun vatana millete hayırlı evlat olsun' diyor. Biri büyüyor baba oluyor, diğeri büyüyor anne oluyor. Biri sindirmeyi, diğeri sindirilmişliği öğreniyor. Bu hata bizim, kadın olarak bizlerin bilinçlenmesi gerek" dedi. Kadınların ve çocukların kavgayla değil iyilikle, sanatla, güzellikle her şeyin çözüleceğinin farkına varmalarını sağlamayı amaçladıklarını dile getiren Koçak, buna ilişkin birçok oyun yazdığını kaydetti. Oyunlarında her türlü şiddete hayır dediklerini dile getiren Koçak, "Tiyatro aracılığıyla bunu anlatmaya çalıştık. Kadınlar çiçek deniliyor ancak kadınlar sevgiye, ilgiye ve şefkate hasret" diye konuştu.

"HER ŞEYİ YAŞAYARAK ÖĞRENDİM" Koçak, hiç tiyatroya gitmediği halde özellikle kadınların sesini duyurabilmek için 2001 yılında topluluğu kurduğunu söyledi.

Bugün geldikleri noktaya ulaşabilmek için birçok güçlükle mücadele ettiklerini anlatan Koçak, "İlk 7 kişiyle başladık. Şuanda da 7 kişiyiz ama bu zamana kadar sayı artınca gücüm yetmediği için oyuncu sayısını azaltmak zorunda kaldım. 13 yıldan beri 50'den fazla kişiyle çalıştım. Ödenek istemesini de bilmiyordum. Çok sonra öğrendim. Kültür ve Turizm Bakanlığı sağolsun bizi destekliyor. Ben bir köylü kadınıyım, köyde büyüdüm, köyde yaşıyorum. 10 çocuğun 6'ncısıyım. Öyle bilinçli biri değildim. Hiçbir şey kolay değil, fakat istenirse her şey oluyor" dedi. Daha geniş kitleye ulaşabilmek için çekmeyi planladığı sinema filmi için bazı filmlerde rol aldığını dile getiren Koçak, şöyle devam etti: "Yün Bebek adlı filmi yazdım, meğerse yazdığım senaryoymuş. Onu da bilmiyordum, o zaman öğrendim. Film çekmek istiyordum ama setin ne olduğunu bilmiyordum. Bunun için çağrılan dizilerde rol aldım. Her şeyi yaşayarak öğrendim. Herkes televizyon izliyor ama maalesef tiyatroya gitmiyor. İstediğim hedefe de ulaştım. Yün Bebek, bize Avrasya Kadın Festivalinde en iyi kadın sanatçı ödülünü getirdi. Yeni bir sinema filmi çekmek istiyorum. Fakat maddi gücümüz olmadığı için sponsor bulmamız gerekiyor." A.A