Kadına şiddette sözün bittiği yer...

Habertürk'ün sürmanşetine dev bir fotoğrafla taşıdığı haber, büyük bir tartışma yarattı.

Kadına şiddette sözün bittiği yer...
Paylaş:

Habertürk'ün sürmanşetine dev bir fotoğrafla taşıdığı haber, büyük bir tartışma yarattı. 1245optİki gün önce Manisa’da yaşanan olay kadına şiddetin son noktaya geldiğini gözler önüne serdi. Şiddetin o korkutucu boyutu yangın ihbarıyla ortaya çıktı. Yangının olduğu eve giren itfaiye ekipleri gördükleri manzara karşısında adeta şok oldu. Sırtına kocaman ekmek bıçağı saplanmış bir kadın ve çeşitli yerleri yanmış yaralı erkek ile karşılaştı. Olayı özetleyen korkutucu o fotoğraf karesi ise Habertürk Gazetesi’nin sürmanşetinden sansürsüz yayınlandı. Ülkemizde kadına şiddetin hangi boyutlara geldiğine ilişkin son örnek iki gün önce manşetlere taşındı. Manisa’da bir evden gelen patlama sesleriyle olay yerine ulaşan itfaiye ekipleri, içeri girdiğinde korkunç bir manzarayla karşılaştı. Banyoda sırtından bıçaklanmış bir kadın ve çeşitli yerleri yanmış bir erkek bulan ekipler, hemen durumu polise haber verdi. Yangın, kısa sürede söndürülürken yaralanan kadının 38 yaşındaki Şefika Etik olduğu anlaşıldı. Talihsiz kadın, sırtında bıçakla birlikte ambulansla hastaneye kaldırıldı ancak hayatını kaybetti.  Aynı evden yaralı olarak çıkarılan İbrahim Etik ise aynı hastanede tedavi altına alındı. 97 Yaşanan olay Türkiye’yi adeta yasa boğdu. Bu son olayla birlikte kadına yönelik şiddet bir kez daha tartışmaya açıldı. Ancak bir konu daha vardı ki o da HABERTÜRK Gazetesi’nin sırtında kocaman ekmek bıçağıyla yüz üstü yatan talihsiz kadın Şefika Etik’e ait acı dolu o fotoğrafı olduğu gibi, sürmanşetten okuyucusuna ulaştırması. Fotoğrafın bu şekilde yayınlanması tepkileri de beraberinde getirdi. Gazetenin Genel Yayın yönetmeni Fatih Altaylı bugün köşesinde fotoğrafı bilerek yayınladığını, tepkileri göze aldığını söyledi. Altaylı köşesinde; O fotoğrafı niye bastım biliyor musunuz? Bu tepkiler için, sizin içinizi acıtmak için. Yüreğinizi dağlamak için. Kızmanız için, köpürmeniz için. Çünkü “kadına şiddet” denilen “rezilliğin”, gözü morarmış bir kadından ibaret olmadığını gözünüze sokmak için. Aylardır Ayşe Paşalı’nın fotoğrafını koyuyoruz gazeteye. Ayşe Paşalı’nın ve Ayşe Paşalı’ların. “Sözde” çok üzülüyor, sözde “çok büyük duyarlılık” gösteriyorsunuz. Ama ne duyarlılık. Fotoğrafa bakıp geçiyorsunuz. Çünkü kadına şiddet denilen şeyin “morarmış bir gözden ibaret” olduğunu düşünüyorsunuz. Gerisi umurunuzda değil.  Ama o “bıçak” sırta saplanmış. O koca bıçak her şeyi gözünüze sokuyor. Yarın yine basacağız böyle fotoğrafları. Bizim işimiz rahatsız etmek. Kadına yönelik şiddet bu işte. Morarmış bir göz değil. Sırta saplanmış bir bıçak. Görün istedim, anlayın istedim ve bir şeyler yapın.” Peki uzmanlar konuya ne diyor. Kadına yönelik artan şiddet haberlerini nasıl değerlendiriyor. Basında yer alan şiddete maruz kalmış kadın haberleri korkmuş kadını daha da çaresiz hale getirdiğini vurgulayan Memory Center Nöropsikiyatri Merkezi’nden Psikiyatri Uzmanı Dr. Barış Önen Ünsalver; “Öfkesini doğru kanaldan akıtamayan kişilerin çevresine zararlar veriyor bu olayda olduğu gibi. Kadına yönelik fiziksel ve psikolojik şiddet tüm dünyada yaygın ve ne yazık ki ülkemizde hemen her gün şiddet mağduru bir kadın öyküsü okuyoruz. Erkekler testosteron hormonunun etkisiyle agresif davranışlara kadınlara göre daha meyilli maalesef. Şiddetten en fazla nasibini alan kadınlar oluyor. Toplumumuzda erkeklerin öfke kontrol güçlüğü yaşadıklarını kabul etmediklerine ve bu nedenle de profesyonel destek almadıklarına şahit oluyoruz. Her daim kendilerini haklı görüyorlar. AİLELER DE YANLIŞ TUTUM SERGİLEYEBİLİYOR 96 Kadın şiddete karşı geldiğinde daha fazla şiddete maruz kalabiliyor ve bir süre sonra dayağı hakettiğini düşünebiliyor. Yani kendini koruyamaz hale geliyor. Aileler de ne yapalım eşin, çekeceksin mantığıyla yaklaşıp kızlarına sahip çıkmayınca devletin bu durumu önleyici rolü büyük önem kazanıyor. Dört kadından birinin maalesef şiddet gördüğüne dikkat çeken NPİSTANBUL Hastanesi Etiler Polikliniği’nden Psikiyatri Uzmanı Özlem Mestçioğlu Gökmoğol da eğer şiddet tanımının yalnız fiziksel olarak değil de diğer çeşitleriyle değerlendirildiğinde bu rakamların ciddi oranlarda yükselebileceğini kaydediyor. Dr. Gökmoğol; ELBİRLİĞİYLE ŞİDDET ÇÖZÜLEBİLİR “Şiddetle mücadelede sadece bireysel cabalar yeterli olmayacaktır. Tüm sivil toplum kuruluşları, devlet organları ve medya ortak bir platform oluşturarak bu mücadeleye katılmalıdır. Çözüm önerilerinin hayata geçirilmesi için gerekli önlemler alınmalıdır. Ancak herkes üzerine düşeni yaparsa ve birlikte çalışırsa şiddetle mücadele de yol alınabilir.” Şaban Özdemir (NPGRUP)