İyi tasarımın durumu kurtarma özelliği

Akıllıca tasarlanmış bir bina, iyi mühendislik ürünü bir araba veya güzelce dekore edilmiş bir ev, beynimizdeki haz merkezlerini uyarabiliyor.

İyi tasarımın durumu kurtarma özelliği

Akıllıca tasarlanmış bir bina, iyi mühendislik ürünü bir araba veya güzelce dekore edilmiş bir ev, beynimizdeki haz merkezlerini uyarabiliyor.

tasarimAyrıca uzun zaman boyunca sebebini anlayamasak da, bazı renkleri ve şekilleri daha çekici buluyoruz. Lance Hosey'nin New York Times'daki yazısına göre, tasarım biliminin daha da gelişmesiyle birlikte bu durum değişiyor. Alman araştırmacılar geçen yıl, yeşil rengin bizi harekete geçirebildiğini ve daha yaratıcı yaptığını buldu. Hosey, "Yeşil rengi yiyecek veren bitkilerle ilişkilendiriyoruz. Bu renk yiyecek vaat ediyor" diye yazdı. Hosey'nin haberine göre, doğa manzarasına bakan pencereler hastaların iyileşmesine, öğrencilerin sınıfta öğrenmesine ve ofis çalışanlarının verimliliğine katkıda bulunuyor. Bilim insanlarının yaptığı bir başka keşif, "altın dikdörtgen" şeklindeki basit bir geometriye dayanıyor. Hosey, "Altın dikdörtgenin içinden bir kare çıkarılınca, yine bir altın dikdörtgen elde edilir ve bu işlem sonsuza kadar devam ettirilebilir" diye yazdı. Tarihteki en sevilen tasarımlardan bazıları, altın dikdörtgenin altın oranına uyar: Parthenon ve Notre Dame Kilisesi'nin dış cepheleri, Mona Lisa'nın yüzü, Stradivarius kemanı ve ilk iPod. Şimdi bunun nedenini anlamaya daha yakınız: Kuzey Carolina'daki Duke Üniversitesi'nden bir bilim insanına göre, gözlerimizin en hızlı taradığı görüntüler, oranları altın dikdörtgene benzeyen görüntüler. Akıllı tasarımın anormal davranışları azalttığına dair giderek artan bulgular da var. Akıl hastaneleri saldırgan davranabilecek hastaları belirlemeye çalışıyor ve şiddet vakalarını azaltmak için personeli eğitiyor. Ama İsveçli mimarlık profesörü Roger Ulrich'in Times'daki yazısına göre, bakım merkezlerindeki saldırı vakalarının sayısındaki artış, bu yöntemlerin yeterli olmadığını gösteriyor. Araştırmalar, hastanelerin şiddeti azaltacak şekilde tasarlanabileceğini ortaya koyuyor. Gothenburg'da 2006'da açılan bir akıl hastanesinde, gürültüyü ve kalabalığı en aza indiren mekânlar, hastalara kendi mekânlarını düzenleme olanağı veren taşınabilir koltuklara sahip ortak odalar ve daha fazla günışığı var. Profesör Ulrich'in belirttiğine göre, hastanede çok daha az saldırı olayı yaşanmış. Ulrich, "Çok sayıdaki araştırmadan ve tasarım çalışmasından çıkan sonuçlar, mimari tasarımın şiddeti azaltabileceği fikrini kuvvetle destekliyor" diye yazdı. Times yazarı James Stewart geçenlerde Google'ın Manhattan'daki ofisini ziyaret ettiğinde, ofis ona ilk bakışta (duvarlarda karalamalar, gezinen köpekler, mühendisler, bilgisayar ekranı önünde koşu bandında yürüyenler ve çocuk oyuncaklarından yapılmış çalışma yerleri) "bir tür ileri teknolojili mülteci kampı" gibi görünmüş. Ama burası Google olduğu için bu çılgınlığın ardında bir yöntem var. Şirketin merkezi, Manhattan'daki eski bir nakliyat kompleksinde bulunan bütün bir bloku kaplıyor. Şirketin mühendislik direktörü Craig Nevill-Manning, çalışanların yaşamak istediği yere yakın oluşu ve kat başına düşen alan (iki hektardan fazla) miktarının, şirketin avantaj getireceğine inandığı tesadüfi karşılaşmalara olanak tanıması nedeniyle binanın seçilmesi için bastırmış. Görünüşte rastlantısal olan ofis sohbetlerinden çıkan yenilikler arasında, binlerce müzedeki eserleri internete yükleyen Google Sanat Projesi ve reklam platformuna yönelik iyileştirmeler var. Nevill-Manning, Stewart'a, "Google'ın başarısı yenilik ve işbirliğine dayanıyor. Yaptığımız her şey bunu kolaylaştırmayı amaçlıyor. Burada tek bir katta olmak, etkileşimin önündeki psikolojik engelleri kaldırdı" dedi. Google'ın sözcüsü de Stewart'a, "İşyeri kavramının sınırlarını zorluyoruz" dedi. THE NEW YORK TIMES