İş hayatında arabulucuk

Arabuluculuk, günümüzde dostane yollarla uyuşmazlık çözüm yöntemleri içinde en yaygın olarak bilinen ve uygulanan uyuşmazlık çözüm yöntemi olarak ABD ve Avrupa ülkelerinde iş hayatında yaygın olarak uygulanıyor.

İş hayatında arabulucuk
Paylaş:

Arabuluculuk, günümüzde dostane yollarla uyuşmazlık çözüm yöntemleri içinde en yaygın olarak bilinen ve uygulanan uyuşmazlık çözüm yöntemi olarak ABD ve Avrupa ülkelerinde iş hayatında yaygın olarak uygulanıyor.

arabuluculukBir perakende firması, oyuncak üreticisini düşük kalite standartlarıyla üretim yapmakla suçluyor. Ya da iki iş ortağı, firmalarını ticari anlamda en makul şekilde feshetme konusunda anlaşmazlık yaşıyor. Başka bir uyuşmazlık örneği de, bir işçi, önceki işverenini, kişisel yaralanmaya neden olan ihmalkârlıkla suçluyor. Örnekleri çoğaltmak mümkün sadece yukarıda yer verilen gösterilen uyuşmazlıklar çerçevesinde, tarafların ve avukatlarının, kendi aralarında bir çözüme ulaşmak için atılabilecek adımları tükettiklerini, birbirlerine güven duymadıklarını farz edin. Sorunlarını çözmede dış yardım almaya hazırlar, ancak ne yapacaklarını bilmiyorlar... Oysa uyuşmazlık çözümü söz konusu olduğunda pek çok seçenek ortaya çıkıyor. Dolayısıyla uyuşmazlığa taraf olan bireyler, hangi süreci kullanmaları konusunda kafa karışıklığı da yaşayabilir. Tarafsız kişiler tarafından yürütülen üç temel uyuşmazlık türü aşağıdaki gibidir:

ARABULUCULUK, UYUŞMAZLIK ÇÖZÜMÜNDE YANSIZ BİR KİŞİNİN TARAFLARA AKTİF BİÇİMD EYARDIM ETTİĞİ, GİZLİLİK ESASIYLAYÜRÜTÜLENBİR MUTABAKAT SÜRECİDİR.”

ARABULUCULUK:

Arabuluculuğun amacı, tarafların kendi aralarında bir anlaşmaya varmamaları durumunda, tarafsız bir üçüncü kişinin yardımının sağlanmasıdır. İyi bir arabulucu, belirli bir çözüm dayatmak yerine, çatışan tarafların pozisyonlarının altında yatan çıkarları anlamak için çaba gösterir. Süreç gizlilik esasına göre yürütülür ve tarafların gerçek duygularını açığa vurmalarını sağlamada etkili olabilir. Taraflarla, toplu ya da ayrı yapılan görüşmeler çoğunlukla tüm bir gün sürer. Arabulucu, tarafların sürdürülebilir, gönüllü ve bağlayıcı olmayan, en azından anlaşma taraflar arasında imzalanana kadar yardımcı olmaya çalışır. Arabuluculuk, tahkim veya dava süreçlerinden daha az maliyetlidir.

TAHKİM:

Tahkim süreçlerinde, tarafsız bir üçüncü kişi anlaşmazlığı çözmekle sorumlu olan bir hâkim görevi görür. Hâkim, tarafların yaşanan uyuşmazlığı anlatmalarını ve ilgili kanıtlarını sunmalarını dinler ve takiben bağlayıcı bir karara varır. Uyuşmazlığa taraf olan kişiler, tahkim sürecinin tüm aşamaları konusunda pazarlık edebilir (avukatların bulunup bulunmayacağını ve hangi kanıt standartlarının kullanılacağını gibi). Tahkim süreci neticesinde alınan karar, gizlilik esasına dayanır ve genellikle itiraz/temyiz edilemez.

DAVA:

En bilindik uyuşmazlık çözümü şekli olan hukuk davaları, kanıtları incelemek ve nihai bir karar vermekle yükümlü bir hâkim önünde, davacıyı ve davacıyla yüzleşen davalıyı içerir. Duruşmalarda ve davalarda elde edilen bilgi, kamu kaydına geçer.

EKONOMİK FORUM

Uzun ve maliyetli bir dava öncesi süreç geçiren uzlaşmazlıklarda, tazmin yoluyla anlaşmaya varılabilmesi için tarafların avukatları genellikle baskındır.

KAYBEDEN OLMAYAN ÇÖZÜM YOLU

Arabuluculuğa başvurma gönüllülük esasına dayanır. Bu demektir ki, arabuluculuğa katılan taraflar, süreçten istedikleri zaman çekilmekte özgürdür. Taraflar, arabuluculuğa katılmaya karar verdikleri zaman, bir mahkeme kararının empoze edilmesine fırsat vermeyerek, sonucu kendileri belirleme girişiminde bulunur. Arabuluculuk gizlilik esasına dayanır. Arabuluculuk sürecinin her aşaması gizli olmakla beraber, süreç dâhilinde hazırlanan

ARABULUCULUK, KARŞILIKLI İLETİŞİMİ GELİŞTİREBİLİR, BOZULAN İLİŞKİLERİ ONARABİLİR, TARAFLARI BİRBİRLERİNE KARŞI DAHA ANLAYIŞLI KILABİLİR VE HER TARAFI DA TATMİN EDİCİ ÇÖZÜMLER ÜRETMEDE ETKİLİ YÖNTEMLER SUNABİLİR.

Bütün evraklar ve arabulucunun taraflarla yaptığı görüşmeler de aynı şekilde gizli yürütülür. Bu husus, tarafların, tarafsız bir üçüncü kişiyle, diğer taraflara bilgi sızdırılması endişesi duymaksızın, alternatifleri ve riskleri paylaşması, tartışması imkânı sunar. Uzlaşmaya varılması durumunda, anlaşma ve sonuçlarının gizli kalıp kalmamasını belirlemek taraflara kalmıştır. Arabuluculuğun, gönüllülük esasına dayanan ve bağlayıcı olmayan doğası, tarafların bir anlaşmaya varmakta zorunlu olmadıklarını ve anlaşma tercihlerini özgür irade ortamında tartışılabileceğini ifade eder. Arabuluculuk sırasında arabulucular süreci kolaylaştırırken, taraflar varılan anlaşmayla ve ilgili anlaşmanın şartlarıyla sorumludur. Arabulucular, süreç boyunca tarafsız bir şekilde davranır ve herhangi bir tarafın ifadesine dayanarak kendi fikirlerini önermez ya da bir sonucu empoze etmeye çalışmaz. Arabulucu, anlaşma için öneride bulunmaz veya anlaşma teklifleri sunmaz. Hukuk uyuşmazlıklarında arabuluculukta, tarafların anlaşmaya varmaları halinde süreç yasal bağlayıcılığı olan bir dökümanla neticelendirilir. Böylelikle, talepler ya da karşıt talepler, taraflardan birinin anlaşma şartlarına uymadığı durumlarda tekrardan işleme sokulamaz.

DOĞRU ARABULUCUYU SEÇME

Pek çok batılı ve uluslararası işletme, müzakerenin çatışmaya sürüklenmesi ihtimaline karşın mesleki yardım sağlayacak bir arabulucuyla yola çıkmanın değerini biliyor. Arabulucunun seçimi mesleki geçmiş, arabuluculuk tecrübesi, müsaaitlik, ücretler gibi pek çok etmene dayanır. Uzman arabuluculara göre, başarıları üç temel alana odaklanmalarından kaynaklıdır:

İLİŞKİ KURMA:

Başarılı bir arabulucunun, anahtar yeteneği, her bir çatışan tarafla yapıcı ve uyumlu ilişkiler kurabilme (anlayış, empati ve güven ilişkisi) becerisini kapsar. Uyumlu ilişki kurma yeteneği, tarafları, kabul edilebilir bir anlaşmaya varmak için çaba gösteren ve sıklıkla gerekli bilgileri ortaya çıkarmakla yükümlü olan arabulucuyla doğru iletişim kurulmasında tarafları teşvik edebilir.

YARATICILIK:

Başarılı arabulucuların, diğer bir anahtar becerisi de yaratıcılık oluyor. Bu yetenek, arabulucunun tarafların çıkarlarına odaklanmasından kaynaklanır.

SORUN ÇÖZME:

Bu aşamada, çözüme yönelik ilk ciddi adım atıldığından, genellikle arabuluculuğun en zorlayıcı aşaması olarak tanımlanır. Bu aşamada soyut fikirler ve yapılar, potansiyel çözümlere dönüşür. Bu detaylı müzakereler, final aşamasına, anlaşma yazılı olarak ibraz edilene ya da taraflar bir sonraki adımın ne olacağı konusunda anlaşmaya varana kadar devam eder.

ANLAŞMA SONRASINDAKİ ADIMLAR:

Bu aşamanın amacı sonucu somutlaştırmak ve varılan herhangi bir anlaşmanın, açık, gerçekçi, uygulanabilir, ileriye dönük olmasını sağlamaktır. Bir anlaşmaya varılamaması durumunda, arabulucu günün pozitif sonlandırılmasına ve tarafların oluşan herhangi bir gelişmeyi iyimserlikle algılamalarına yardımcı olmak için, taraflarla en azından bir sonraki adımlara karar verilecek şekilde çalışır.

TÜRKİYE’DE ARABULUCULUK

Arabuluculuk Kanunu 22 Mayıs 2013’te onaylanarak, 22 Mayıs 2013’te yürürlüğe girdi. Bu kanun, arabuluculuğun, hukuki öneriler ve doğrudan yönlendirmeler vesilesiyle kullanılmasını teşvik gibi aynı zamanda arabuluculuk eğitimi ve değerlendirmesi konularına da rehberlik ediyor. Arabulucu tarafların birbirlerini tatmin eden yaratıcı sonuçlar üretmelerinde taraflara yardımcı olur.

SABIR:

Arabulucunun sabırlı olması, bir yandan nihai hedefe (anlaşmazlık çözümüne) odaklanırken, bir yandan da tarafların, duygularını ve düşüncelerini tamamıyla açığa vurmalarında gerekli olan tüm zamanı taraflara sağlaması önemsenir.

ARABULUCULUKTA SÜREÇ İŞLEYİŞİ

Diğer uyuşmazlık çözüm yöntemleriyle kıyaslandığında, arabuluculuk resmi olmayan bir süreç gibi görünebilir. Arabuluculuk süreci genellikle aşağıdaki aşamaları içerir:

HAZIRLIK:

Arabuluculuktan önce, arabulucular genellikle lojistik konularda (yer, zaman, tarih ve diğer ayarlamalar) bütün taraflarla ilk iletişimi sağlar. Dağıtılacak ilgili hazırlık evraklarının düzenlemesine hem kendilerini hem de tarafları hazırlar. Doğru hazırlık, başarıya giden yolda büyük önem taşır.

GİRİŞ:

Taraflar, arabuluculuk süreci başlangıcında genellikle gergin ve endişelidir. Diğer taraftan ve diğer tarafın güdülerinden şüphe duyar, istismar edilme korkusu taşır. Arabuluculuk sürecinde kendilerini neyin beklediğinden ve süreçten ne beklemeleri gerektiğinden emin değildirler ve hatta olayların kontrolden çıkmasından korkar. Giriş aşaması, bu tip korkularla başa çıkılmasına ve tarafların sürece olan güveninin tesisine yardımcı olur. Arabulucu, ortak güveninin tesisine yardımcı olmak amacıyla ortak bir toplantıda gerekirse gün boyunca yapılacakları anlatır ve tarafların açılış konuşmalarını yapmalarında kolaylaştırıcı olur. haber.tobb.org.tr