İMKANSIZI VAAT EDEN İLAÇLAR

İMKANSIZI VAAT EDEN İLAÇLAR

Sağlığın parayla satın alınamayacağını herkes bilir. Ancak tarih boyunca birçok kişi tam da bunu yapmaya çalıştı.

 


Philadelphia Sanat Müzesi'nde devam eden küçük ama enfes ve bir o kadar da eğlenceli sergide de açıkça görüldüğü gibi, alınıp satılamayan bu ürünün pazarlanması kelimenin tam anlamıyla kalıcı bir sanatın örneklerini sunuyor. Alternatif tıbbın öncüleri 19'uncu yüzyılda ABD'ye göç dalgası sırasında Atlantik Okyanusu'nu kat etti. ABD'deki temsilcileri arasında, karaciğer, mide ve böbrek rahatsızlıkları için Alman Elektro Galvanik Kemeri'ni (taklitlerinden kaçınınız) icat eden tıp doktoru Profesör P. H. van der Weyde ve çam ağacı reçinesinden "Green Mountain Balm of Gilead"i üreten Vermont, Windsorlu eczacı M. K. Paine vardı. Fransa'da halen adıyla alınan bir el ameliyatı geliştiren meşhur Doktor Guillaume Dupuytren, 1835'te hayatını kaybetmeden önce, daha kârlı bir sorun olan kelliğe el atmıştı. Saç tellerini güçlendiren kremin cırtlak pembe fonlu, neo-klasik bir şişesi vardı.

Krem, 1860'larda bile popülerliğini koruyordu. Belle Époque poster sanatının öncülerinden Jules Chéret, vücudu ve beyni ferahlatan, sağlığı ve yaşam enerjisini artıran Vin Mariani şarabı için, şile bezi giymiş cıvıl cıvıl iki genç kadın resmetti. Kadınların her biri kendilerine birer kadeh şarap koyuyor. Belli ki ilk kadehleri değil. "Modern reklamcılığın babası" olarak anılan İtalyan asıllı Fransız ressam Leonetto Cappiello, Uricure'un eklem ağrılarını geçirmesinin ardından, kadın elbisesi ve terlikleriyle kendinden geçmiş bir şekilde dans eden bir yaşlı karakter yaratmıştı. Anonim bir Macar ressam da Parisliler kadar unutulmaz olan sarhoş kafadarları yarattı ancak burada şişeyi tutan uzun adamın siyah bir pelerini var ve kafası kurukafa şeklinde. Salaş işçi tulumları giymiş, uzun bıyıklı, ufak tefek ahbabının ise belli ki başı belada (bunun arkasında alkol karşıtlığı vardı). Frengiyle ilgili olumsuz çağrışımlar yaratmak için kuru kafalar başka yerlerde de kullanılmış ve büyük bir örümcekle tüberküloz simgelenmişti.

Fakat serginin yıldızı ne ikna etmeye de korkutmaya çalışan, bilgilendirmeyi ve eğlendirmeyi amaçlayan bir resim. Alman doktor Fritz Kahn'ın 1920'lerde yayımladığı beş ciltlik anatomi ve fizyoloji kitabı, "Man as Industrial Palace" (Endüstriyel Bir Saray Olarak İnsanoğlu) eserini tasvir eden, poster boyutunda, katlanabilir bir renk skalasıyla resmedilmiş. Eser, minyatür karakterler, Willi Wonka'nın çikolata fabrikası, dünyanın en küçük oyuncak evini ve gerçekten iyi bir langırt oyununu bir araya getiriyor. Beyinde, takım elbise giyip kravat takmış zayıf adamlardan oluşan iki grup küçük konferans masalarının etrafında dikiliyor: Onlar tabii ki İrade ve Mantık. Karşı köşede gömlekli bir yalnız başına duruyor ve kulaklıklar bir telgraf çekiyor:

Adı Duyma. Üstteki küpün içindeki fotoğrafçıysa Görme. Sindirime yardımcı enzimler ve tırmıklı küçük işçilerin de yardımıyla, dişli çarklar yemek parçacıklarını yemek borusundan geçiriyor. Kemik İliği'nde, yalnız bir zanaatkâr kırmızı kan hücreleri üretiyor. Bu, canlanmak için adeta yalvaran bir resim ve çağdaş Alman tasarımcı Henning M. Lederer, orijinal litografilerin (baskı resim) kullanıldığı kısa filminde tam da bunu yapmış. Yine de bu zevki tatmak için Philadelphia'ya gitmenin bir anlamı yok; Lederer'in karşı konulamaz eseri, //www. vimeo.com/6505158 adresinde. Tıp tarihine ne zaman baksak, iyi sayılabilecek tıbbi önerilerin fevkalade kısa ömrüne ve arkalarında yatan motivasyonların fevkalade uzun ömrüne dair klişe düşüncelere rastlarız. Fedakârlık ve saldırgan satış, hep iç içedir.

Tıbbi malzeme koleksiyoncusu William H. Helfand, katalogda geçmişin ilaç mümessillerini bir nevi atası kabul ediyor. Philadelphia Sanat Müzesi'nde sergilenen cesur resimler, bir gerçeği daha gözler önüne seriyor. Sağlık hakkındaki teknik bilgilerimiz, risk ve fayda analizi yapma gibi çabalarla iyice bulanıklaşsa da galerinin duvarlarına dizilmiş devasa posterler her zamankinden daha çekici görünüyor. "Bana ne yapmam gerektiğini söyle, yeter" diyorlar. Bana işe yarayacak bir şey ver. Bugün hiçbir doktor bunu yapamıyor ama bu insanların istemekten vazgeçtiği anlamına gelmiyor.