İçinizden geldiği gibi koşun

Elit sporcular bile içlerinden gelen stili benimsiyor. İdeal koşu, içimizden geldiği gibi yapılandır.

İçinizden geldiği gibi koşun

Elit sporcular bile içlerinden gelen stili benimsiyor. İdeal koşu, içimizden geldiği gibi yapılandır.

Minimum enerji harcayıp daha hızlı koşmanızı sağlayacak ideal bir koşma tarzı var mı? Çıplak ayakla koşmak işe yarar mı? Bazı araştırmalar, en hızlı orta mesafe koşucuların (bir kilometrenin dörtte üçü ila 1.5 kilometre arasında koşanlar) ayak tabanına ya da ayak ucuna basarak koştuğunu gösteriyor. Ancak bu sporcular için mesafe k ısa olduğundan ötürü enerji verimliliği önemli değil. İnsanlar kısa mesafelerde ya da çok hızlı koştuklarında, doğal olarak adımlarını değiştirir, ayak uçlarına daha fazla yüklenirler. Ama Brigham Young Üniversitesi'nden biyomekanik araştırmacısı Iain Hunter'a göre bu, böyle koşmanın uzun mesafelerde daha iyi olduğu anlamına gelmez. Geçen i lkbahar Hunter, Olimpiyatlarda yarışan uzun mesafe koşucularını, saniyede 240 görüntü kaydeden bir fotoğraf makinesiyle çekti. Bazıları önce topuklarına, bazılarıysa tabanlarına bastı. Birkaç tanesi de ayak uçlarına basıyordu. Bazıları yere değdikçe ayaklarını içe doğru kıvırıyordu. Hunter, "Bunların hiçbiri ne performansla ne de koşu verimliliğiyle bağlantılıydı" diyor. Peki ya çıplak ayakla ya da çok hafif ayakkabılarla koşanlar? Hobi olarak koşanlar, yere önce topuklarını değdiriyor. Ancak çıplak ayakla koşunca insanlar topuk yerine ayağın tabanıyla yere basıyor. Bu koşu tarzını benimseyenler, çıplak ayakla koşmanın daha doğal ve verimli olduğunu söylüyor. Onlara köre ayakkabılar, ayağınızı ileri itmek için harcayabileceğiniz enerjiyi emiyor. Söz konusu argümana göre, eğer koşarken illa ki ayakkabı giymek istiyorsanız, çıplak ayağa en iyi alternatif yere ayağınızın tabanıyla basmaktır. Fakat Colorado Üniversitesi'nden biyomekanik araştırmacısı Rodger Kram, bu argümanın sağlam olmadığını söylüyor. Kram, kısa süre önce en hızlı uzun mesafe koşucuların, genelde yere topuğuyla basanlar olduğunu keşfetti. Koşucunun ayakkabısının ağırlığı ve ayakkabıların koruma oranı hâlâ önemini koruyor. Bu yıl yayınlanan bir araştırmada Kram, çok hafif ayakkabılar giyen koşucuların, çıplak ayaklı koşanlara kıyasla daha verimli koştuklarını keşfetti. Ayakkabı giyen koşucular aynı hız ve mesafede koşmak için yüzde 3 ila 4 daha az enerji harcadı. Kram bunun nedenini merak etti. Bir sonraki deneyinde, tek bir değişken vardı: koşucuların ayaklarındaki koruma oranı. Deneye katılanların hepsi, yere ayaklarının tabanıyla basıyordu. Kram'ın ekibi sarf ettikleri efor karşısında ne kadar enerji harcadıklarını ölçerken, denekler üç farklı yüzeyde koştu: Koşu bandı, ayakkabılarda kullanıldığı gibi 10 milimetre kalınlığında tampon maddesiyle kaplı koşu bandı ve 20 milimetre kalınlığında ayakkabı tamponu materyaliyle kaplı üçüncü bir koşu bandı. Bunların en iyisi 10 milimetrelik tampondu: Ortalama bir denek bu oranda korumayla, korumasız koşu bandına kıyasla, aynı hız ve mesafede yüzde 2 daha az enerji harcamıştı. Kram şimdilik mesajın açık olduğunu söylüyor. Daha uzun mesafelerde koşu yapmanın ideal bir yolu yok. "Koruma olmadan koşmak daha iyi değil" diyor. THE NEW YORK TIMES
Paylaş:



İlginizi Çekebilcek Diğer Yazılar
  • Trol nedir, kime denir? Anlayalım, öğrenelim, saptayalım, ayıklayalım ve tabii ki kurtulalım. Peki nasıl? İşte rehberiniz...
  • Bu depresyonun sıklığı %5-20 olarak bildiriliyor. Peki Postpartum depresyonu nedir? Kadınlar doğum sonrası ilk yıl içinde, psikiyatrik hastalıklar (an
  • Ağustos böceğinin ötüşü doğanın en hoş seslerinden biri olarak görülür. Bu böceğin sesi gizemli olduğu kadar yüksektir de.
  • Kirazın gut hastalığından kaynaklanan ağrıları dindirdiği bildirildi.
  • Cep telefonları ve diğer elektronik cihazların hassas elektronik sistemleri etkileyebileceği söyleniyor. Ama bunu kanıtlamak neden bu kadar zor?
  • Vişne nelere iyi geliyor?Kırmızı meyvelerden vişnenin ekşi tadının yanında çok tatlı, sağlığa yararlı etkileri var.
  • Randevu Al