Gülmek stresin panzehiri

Stresten uzak bir yaşam için gülmek iyi bir çözüm.

Gülmek stresin panzehiri

Stresten uzak bir yaşam için gülmek iyi bir çözüm… Gülmek hem güleni hem de çevresindekileri doğrudan etkiliyor.

 

Haber5Gülmek hem güleni hem de çevresindekileri doğrudan etkiliyor. Öyle ki gülen kişi çevresine pozitif enerji verirken, kendi ruh sağlığını da korumuş, stresten de uzak kalmış oluyor. Uzman psikolog Yıldız Burkovik, sevinç ve gülebilme yeteneği, umutsuzluk ve korkuyu tahrip eden en büyük güç diyor.

Memory Center Nöropsikiyatri Merkezi Uzman Psikologu Yıldız Burkovik Timaş yayınlarından okuyucusuyla buluşan "Sosyal Fobi" isimli kitabında gülmek ve mizahı ayrı bir bölümde değerlendiriyor. Sevinç ve gülebilme yeteneğinin, umutsuzluk ve korkuyu tahrip eden en büyük güç olduğunu ifade eden Burkovik, iyi bir hayat için sevinç ve mizahın hayatın bir parçası haline getirilmesi gerektiğine vurgu yapıyor. Kitabının "Gülmek ve Mizah" başlıklı bölümde Psikolog Yıldız Burkovik; "Gülmek stresin panzehiridir. Birçok yazar gülmenin ruh sağlığı üzerindeki olumlu etkilerine değinmiştir. Dr. James Walsh "Kahkaha ve Sağlık" isimli kitabında gülmenin yaşam salgılarını canlandırdığını ve hastalıklara karşı vücut direncini arttırdığını söylemektedir. Diğer bir yazar Allen Klein da "Mizahın İyileştirici Gücü" adlı kitabında mizahın ve gülmenin önemi hakkında çok güzel ve açıklayıcı ifadelere yer verir. Bu açıklamalardan bazılarını alıntılamak istiyorum. "Mizah bize güç ve yeni bir perspektif kazandırır. En zor durumların bile üstesinden gelmemizi, dayanıklı olmamızı sağlar. Enerjimizi başka bir yere yönelterek bizi stresli olaylardan uzaklaştırır. Gerilimi azaltır ve korku, düşmanlık, öfke gibi duyguların dinmesini sağlar." Dr. Samuel Shem ise şöyle diyor: "Kaçmanın mümkün olmadığı çok stresli durumlarla başa çıkmanın yollarından biri de bu durumu eğlenceli hale getirmektir." Kısacası mizah başa çıkma gücümüzü arttırır, çünkü bizi acılarımızdan hemen uzaklaştırır. "% 100 Düşünce Gücü" adlı kitapta da mizahın kurtarıcı gücüyle ilgili bir hikâye vardır. Andre Kostalanetz'in eşi ünlü opera şarkıcısı Lily Pons'un başından geçen bir olay şöyle hikâye edilmiştir: "Pons bir gün Hawaii'de sahneye çıkar ve seyircilerin kahkahalarıyla karşılaşır. Kendinden en emin insan için bile zor bir durumdur bu kuşkusuz. Sahneye çıkan insanların belki de en korktukları şey, gülünç duruma düşmek, alay konusu olmaktır. Lily Pons seyircinin niye güldüğünü anlayamaz. Çünkü sahneye çıkmadan önce aynaya bakmıştı, görünüşünde bir tuhaflık olmadığını biliyordu. Tam bir denge içinde dostça gülümseyerek çevresine bakındı. Tam üstünde 'Bu akşam güreş müsabakaları var' yazan ilanı gördü. Hemen kıvrak zekâsını kullanarak ellerini kaldırdı ve: "Bayanlar, baylar güreşeceğim ilk rakip..." diyerek ilk aryasının adını söyledi. Seyirciler alkışladılar, kahkahalar kesildi. Konserine başladı ve başarıyla sürdürdü. Bir parça mizah, günü kurtarmıştı." Bu örnekte olduğu gibi gerçekten de mizah son derece güçlü bir kurtarıcıdır. Aynı zamanda kelime cambazlığı yapmak ve duruma uygun şekilde konuşmak son derece önemlidir. "İlle de en doğru olanı yapmalıyım, kimse bana gülmemeli" demek yerine bazen insanları gülmeye teşvik etmek son derece yararlı olabilir. Her zaman takdir ettiğim Metin Şentürk'ü de bu yeteneğinden dolayı burada anmak isterim. Şentürk'ün son derece güçlü bir kişiliğe sahip olduğunu düşünüyorum. Kendini gerçekleştirmiş bir kişi. Gözlerinin görmemesini asla sorun yapmayan ve bu durumu mizahla birleştirerek hem kendisini hem de kendisini izleyenleri, dinleyenleri yumuşatan güçlü bir karakter. Pek çok kişi eksikliklerini kimse görmesin diye büyük çaba harcarken, kendileri olmanın dışına çıkıp doğallıktan uzaklaşırken kendini olduğu gibi kabul edip elinde olan yeteneği son derece güzel kullanan bir insan. Şentürk'ü kendini yüreğiyle ve beyniyle ortaya koyan bir insan olarak görüyor ve bir psikolog olarak bana gelen pek çok kişiye kendisini örnek gösteriyorum. Gözle görünür eksikliklere sahip olsak bile bunu diğer yeteneklerimizle kapatabilir ve eksikliğin yarattığı duygusal ağırlığı azaltabiliriz. Bazen kişi hiçbir ağırlık hissetmez çünkü durumunu kabullenmiş, hatta  belki unutmuştur bile. Bazı insanlar için başkalarının fikirleri, yargıları o derecede önem taşıyor ki birçok kişi konuşurken heyecandan sesinin titremesi, bazı kelimeleri söylerken zorlanması veya "r" harfini söyleyememesi yüzünden sosyal hayata katılamıyor. Bu noktada yine her zaman doğal ve spontan olarak mizahı kullanan, hazır cevaplığı ve yeteneği ile kendini ortaya koyan başka bir ünlüyü Beyazıt Öztürk'ü hatırlatmak istiyorum. Benzer sorunlarla görüşmeye gelen, bu konuda kaygıları olan kişilere her zaman kendisini örnek veriyorum. Beyazıt Öztürk "r"leri söyleyememesi ile tamamen barışık ve bunu son derece güzel kullanan bir kişi. Verdiğim bu iki örneğe pek çok isim eklenebilir. Bu ünlüler belki de farkında olmadan birçok insana ne kadar faydalı oluyorlar. Çünkü pek çok kişi göz önünde oldukları için onları örnek alabiliyor. Başarının yolu bir bakıma doğallık ve kendiyle barışık olmaktan geçiyor. Unutmayalım ki sevinç ve gülebilme yeteneğini koruyabilmek umutsuzluk ve korkuyu tahrip eden en büyük güçtür. O yüzden iyi bir hayat yaşayabilmek için sevinci ve mizahı hayatımızın bir parçası yapmak gerekir." Diyor…

Şaban Özdemir (NPGRUP)

Paylaş:



İlginizi Çekebilcek Diğer Yazılar
  • Nikotin bağımlılığı Kalp hastalığı, felç, kanser, akciğer hastalığı ve diğer birçok sağlık durumu riskinizi artırmanın yanı sıra, sigara içmek beynini
  • Özgüven, özsaygı, özdeğer gibi kavramları içeren ego, genler ve stres gibi pek çok faktörden etkileniyor.
  • Prof. Dr. Nevzat Tarhan, aşk su gibidir fazla kaynarsa buharlaşır diyor ve ekliyor: Aşkın formülü H20'dur. Pozitif iletişim kurulamazsa aşk buhar olu
  • Psikiyatri, ruhsal bozuklukların ve duygusal ve davranışsal bozuklukların kökeni, teşhisi, önlenmesi ve yönetimi ile ilgilenen tıp dalıdır. Bu nedenle
  • Krampların nedenleri nelerdir? Krampların nedeni tuz eksikliği midir? Bu ne kadar doğru? Kramp sırasında ne yapmak gerekir?
  • Teselli edici sözler kişinin üzüntüsünü azaltmaz, aksine artırır. Önce kişilere üzülme, yani kendilerini ifade hakkı tanımak gerekir.
  • Randevu Al