Geçmişin, günümüzün ve geleceğin besinleri

İnsanlık tarihi farklı besinlere karşı gösterilen geçici heveslerle dolu. Peki geleceğin besinlerine dair neler söylenebilir?

Geçmişin, günümüzün ve geleceğin besinleri

1860'ların İngiltere'sinde Banting diyetinden çok söz ediliyordu. Şişman bir cenaze levazımatçısı olan William Banting'di bu diyeti gündeme getiren. Aşırı yemenin sonuçlarını işi gereği ilk elden gözleyebilmişti.

Banting, nişastalı ve şekerli karbonhidrat tüketiminin sınırlanmasını, 170 grama kadar et tüketimini (ama karbonhidrat içerdiği düşünülen domuz eti olamazdı) ve iki-üç bardak kırmızı şarap tavsiye ediyordu.

O günden bu yana birçok diyet popüler olup unutuldu. Çok sayıda yiyecek 'mucize' besin olarak adlandırıldı, farklı farklı kilo verme sırları açıklandı, tek malzemeye dayalı çözümler sunuldu.

Peki bunların ne kadarı gerçekten yeme şeklimizi değiştirdi? BBC Future tarafından bu ay Sidney'de düzenlenecek olan Dünyayı Değiştirecek Fikirler Zirvesi'nin ele alacağı konulardan biri de bu olacak.

'YARARLI' VE 'ZARARLI' GIDALAR NEDEN SÜREKLİ DEĞİŞİYOR?

Bilimsel araştırmalarda karşılaşılan en büyük sorunlardan biri "kanıtlama" sorunu. Beslenme konusunda yapılan araştırmalarda da durum farklı değil. Bir zamanlar zararlı olduğu söylenen bir besine, yeni bilgi ve araştırmalar ışığında farklı gözle bakılabiliyor.

Örneğin yumurta kolesterol içerdiği için zararlı sayılıyordu. Daha sonra 1995'te yapılan bir araştırma, günde iki yumurta yemenin bile kalp hastalıkları açısından herhangi bir olumsuz etkisinin olmayacağını ortaya koydu. Yumurta ayrıca çok miktarda protein, vitamin ve mineraller içerdiği için yeniden menülerde yerini almaya başladı.

Yine kolesterol ve doymuş yağ içerdiği gerekçesiyle 1980'lerde tereyağına kötü gözle bakılıyor, margarin tüketimi teşvik ediliyordu. Daha sonra margarindeki suni trans yağlar konusundaki kaygılar öne geçti ve bunlar çoğunlukla kaldırıldı.

Zirvede konuşacak olan Rosemary Stanton, süper gıda hevesinin, sorunları çözecek sihirli değnek arayışımızın göstergesi olduğunu söylüyor. "Beslenmeye bağlı sağlık sorunlarının çok faktörlü özelliğini görmezden gelen anlayıştır asıl en büyük efsane" diyor Stanton.

Araştırmalar, yumurtanın kalp hastalıkları açısından herhangi bir olumsuz etkisi olmadığını ortaya koydu.

İngiltere'deki Ulusal Sağlık Hizmetleri kurumu 2011'de hazırladığı raporda süper gıda anlayışını yerle bir etmiş, dengeli beslenmenin ve düzenli egzersizin önemini vurgulamıştı.

BBC TÜRKÇE

Paylaş:



Bu yazıya 0 yorum yapıldı.

Cevap yazdığın kullanıcı:

İlginizi Çekebilcek Diğer Yazılar
  • Kişi neden soğuk görünür? Bunu isteyerek mi yapar? Bu nitelemede bulunmaya bizi ne sürükler? Soğuk görünüm altında yatan nedenler neler?
  • Covid-19 salgını ile birlikte dijital sağlık okuryazarlığının gündeme geldiğini vurgulayan uzmanlar, gerek bilgi algılanmasında gerekse dijital ortaml
  • Neden maraton koşucuları daha iyi CEO oluyorlar?
  • Çok kabus görenler aslında şanslıymış! Gece kabus görmek, gündüz korkularla başa çıkmakta faydalı olabilir.
  • Başınıza ağrı mı saplandı, kaslarınızda gerilme mi var, sinirleriniz mi bozuldu, sindirim sıkıntısı mı çekiyorsunuz, yorgun mu hissediyorsunuz? Doğru
  • Yasın Beş Evresi Teorisi Nedir? 'Yasın beş evresi teorisi' nasıl gelişti, hangi alanlara uyarlandı? İnkâr, öfke, pazarlık, depresyon ve kabullenme...
  • Randevu Al